| Bu Bir Destandır |
|
|
| Abdullah Aymaz, Zaman | |
| 25.06.2006 | |
|
Bu sene, "4. Uluslararası Türkçe Olimpiyatı"na katılmak nasip oldu. Gerçekten muhteşemdi. Belki parça parça bilgilere sahiptim; ama böylesine görkemli bir manzara ile hiç karşılaşmamıştım. Rengarenk bir çiçek bahçesindeydim... 1996 Aralık ayında uçakla Hindistan'a giderken içimden geçenleri şu sözlerle karalamıştım. Bu güzel manzara, işte o karalamalarımı hatırlattı bana: Onlara bak işte, (...) Ey çiçeklere muştulu bir uyanış Tanzanya'dan Amerika'ya, Japonya'ya Laos' 84 ülkeden gelen 355 öğrencinin yani rengârenk bahçenin çiçeklerinin hep birlikte İstiklal Marşı'nı okuyuşu, ayakta alkışlandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç'ın Olimpiyat Meş'alesi'ni yakmasıyla başlayan törende çok sayıda bakan, milletvekili, belediye başkanı ve vatandaşlarımız vardı. Sertab Erener, Olimpiyat Şarkısı'nın "Güneş gibi üstümüze doğuyor Türkçe mısralarını okurken bütün yabancı öğrenciler ve dinleyiciler gözyaşları içinde heyecanla tekrarladılar... 'Türkçemizin sütdişleri' tabirine tam lâyık olacak şekilde küçücük Sura Bal'ın İstiklâl Marşı'nın 10 kıtasını da baştan sona doğru olarak hem de yer yer beden diliyle yorumlayarak heyecanla okuması hepimizi gözyaşlarına boğdu... Şiir okumada "Ey İnsanlık" şiiriyle Khangelani Mhaleni ikinci oldu. Ama ülkesinin kıyafeti ve görüntüsü içerisinde yaptığı gösteri, bilhassa sonunda da "Korkmayın ben de sizdenim!." deyişiyle dikkatleri üzerine çekti. Okuyacağı şiirin şairini takdim ederken bu sempatik Afrikalının "Babam gibi sevdiğim öğretmenim Medet Bey" sözleri, eğitime adanmış fedâkâr öğretmenlerin ruhlara ve gönüllere ne kadar nüfuz ettiklerini de çok güzel anlatıyordu. Kendisine Gaspıralı İsmail Ödülü verilen Prof. Dr. Kenan Gürsoy hocamızın özetle 'Ekonomi ve zenginlik dilleri kimin dili olursa olsun; ama sevgi ve diyalog dili Türkçe olsun.' değerlendirmesi çok yerindeydi, hem de sevgi ve diyaloğa aç ve muhtaç olan dünya için çok mühimdi... |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







