Tanrı Dağları'nın Eteği: Bişkek Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Nevval Sevindi, Zaman   
27.06.2006
Tanrı Dağları'yla çevrili Bişkek yemyeşil bir yer. Karlarla kaplı dağlar ve yazlık havasındaki Bişkek'te geçen hafta "Medeniyetler Diyaloğu ve Birlikte Yaşama" konulu uluslararası bir toplantı yapıldı.

DA Platformu'yla birlikte katılımcı ülkeler en üst düzeyde temsil edildi.

Birlikte yaşamda tarihî tecrübeler, perspektifler ve ne yapılabilir tartışıldı. Herkesin kendi anlatımıyla bir tarih var. Daha çok mitolojik tarih denecek bir tarih yazımı ve anlayışı işleri zorlaştırıyor. Bunu son iki yazımda Yunanlılarda çok net gördüm zaten. 1000 yıllık Yunan tarihinde Türklerin onlara yaptıkları mezalimden nasıl söz ediliyorsa, diğer halklarda da buna benzer bakış açıları var. Bu yaklaşım daha çok ayırıcı ve düşmanca tecrübelere dayanıyor. Tek taraflı bakıyor. Sadece kendine yapılanla meşgul oluyor. Bu hayalî tarih ve düşmanlık çok sağlam yerleşebiliyor; çünkü insanı yapılandıran bir taş tarih. Yani Yunanlılar gibi ilkokuldan itibaren düşmanlık işlenirse önyargıyı kıramıyorsunuz. Sonuç bildirgesinde kabul edilen ilk madde; "tarih kitaplarından düşmanca ifadelerin temizlenmesi" oldu. Orta Asya'da halkların hep savaş içinde yaşadığını sanır insanlar, oysa uzun barış dönemleri hiç yazılmıyor. Tarih sadece savaşları yazıyor. 'Peki ne yapalım, her şeyi unutalım mı?' dedi birisi. Hiçbir şeyi unutmayalım bence. Her şeyi bilelim ve araştıralım. Bu bilgiyle birlikte yaşamı seçelim, geleceği kurarken arkamızdaki bilgiyi bilerek adımlarımızı atalım. Halkların birlikte yaşamında önemli rol oynayan iki kültürel araç var: Biri eğitim, diğeri tarih yazımı. Eğitim, "Nasıl bir insan ve vatandaş istiyorum?" sorusuna cevap vermelidir. Başka ülkelerden ithal edilen sistemler ve denemelerin başarısızlığı ortada.

Türk halkı eğitimi sever derim hep, burada Orta Asya Türk soylarının da eğitimi sevdiği, önem verdiği görülüyor. Herkes daha iyi bir hayat istiyor. Kırgızistan'da okur yazar oranı % 98 dendi. Bunun artık yeterli olmadığını da biliyoruz. Burada 20.000 yabancı öğrenci var. Manas, Kırgız-Türk Üniversitesi gibi Amerikan, Özbek, Kuveyt ortak üniversiteleri var. Bu coğrafyada her ülkeden onlarca farklı etnik grup iç içe yaşıyor. Yine de Kırgızistan'da Issık Göl kıyısında harika manzaralı Sebat Türk okulu açılıncaya kadar Rus okulunda Rusça, Kırgız okulunda Kırgızca öğreniyormuş çocuklar. Şimdi dört dili aynı anda konuşup yazabilen öğrenciler çok başarılı. Bireye çok vurgu yapıyor Orta Asya ülkeleri haklı olarak. Ancak 'Hangi birey?' sorusunu sormak şart. Batı'nın bencil ve yalnız bireyi mi, kendi değerlerimizin ürünü, kimlikli birey mi? Kırgızistan'da "aksakal" denen yaşlılar toplumun en değerli kesimi. Nasıl giyinirse giyinsin, yoksul olsun önemli değil, o "aksakal" baş köşeye oturtuluyor. Misafir de onun kadar önemli olduğundan misafire de "aksakal" deniyor ve onun yanında yerini alıyor. Yaşlıların işe yaramaz görüldüğü Batı toplumlarının zıddı bu bakış açısı hepimiz için işlenmesi gereken bir değer. Eğitim bunları vermeyecekse ne verecek? Test çözmeyi öğrenmek hayatta insan olmayı sağlar mı? Bilgiye merak ve sevgi doğurur mu? 'Eğitim okulla sınırlı olmamalı'da herkes hemfikirdi. Sovyet döneminde eğitim, sınıf atlamak, sistemde kendine yer bulmak için mücadele ediliyordu, dendi. Sadece diplomanın işe yaramadığını hepimiz yaşıyoruz zaten. Toplumda herkes üniversiteye gidemez, ama yetişkin eğitimi sağlanmalıdır. Ölünceye kadar nefsimizi eğitmekle yükümlü değil miyiz? Yaygın yetişkin eğitimi, eğiticilerin eğitimi yapmak için neden eğitim, sorusunun cevabı verilmiş olmalı.

Kırgızistan'ı kadınlar ayakta tutuyor. Kadına saygı ve değer çok önemli. En fazla kadın heykeli var. Kuğulardan çıkan güzel Kırgız kızdan tutun Alato Meydanı'na kadar kadın temsiline hayatın her alanında rastlıyorsunuz. Kadınlar para kazanan, evi çekip çeviren ve nüfusun daha çok olan tarafı. 8 Mart ve 14 Şubat en değerli kutlama günleri. Eğlenceyi, müziği çok seven Kırgız halkı güzel sanatlara düşkün. Keçe yapımı ve ürünleri büyük çeşitlilik içinde. Keçe hayatın en temel öğesi. Elbette bayrakta bile olan "Bozüyük" denen kocaman keçe çadırla birlikte. Çadır, geyikler, boynuz, koyun ve at en temel motifler. Kımız içmeden, at eti yemeden olmaz. Göçebeliğin izlerini taşıyan Kırgız halkı çok sevecen, saf ve içten davranıyor size. Kırgızistan'ı gören oradan ayrılamaz, diyenler haklı. Bu bozulmamış dünya etkileyici gerçekten.

Medeniyetler çatışması öngören Batı'ya karşı bizler medeniyetler diyaloğu ve barışı öneriyoruz. Bu da iki kültür arasındaki temel yaklaşım farkıdır.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Mâyesi hikmetle yoğrulmuş hakîm, hücresinin daracık duvarları içinde kâinatları seyreder ve öyle ulaşılmaz noktalara ulaşır ki, dünyaları gezen seyyahlar, onların yüzde birini bile göremezler...
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri