4. Uluslararası Türkçe Olimpiyadı Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 8
Kötüİyi 
Hekimoğlu Süleyman Özcan, Muş Postası   
01.07.2006
Uluslararası dil öğretimi derneği'nin organize ettiği 4. Uluslararası Türkçe Olimpiyadı şahane sahneler yaşandı. Hele o minnacık kız çocuğunun İstiklal Marşını okuması herkes duygulandırdı ve bir çoğumuz gözyaşlarına boğulduk. Perdeler açılınca kalbim sanki yerinden çıkarcasına hızlı hızlı atmaya başlamıştı, çünkü ilk defa bunca renkte, kıyafete ve ırkta çocuğu kol kola gülücükler saçarken görmüştüm. Onların her biri beni farklı iklimlere itmişti ve "bu işte, barış, sevgi ve kardeşlik bu işte" dedirmişti. Bir yandan birileri dünyayı birbirine kırdırtmaya çalışırken, birilerinin de "sevgi çiçekleri" yetiştirdiği ortadaydı. Sonra Filistin de ki, Çeçenistan da ki, Irak'taki çocukların durumu canlandı gözümde ve Irak'lı kızın okuduğu şiir, bir daha derinlere götürdü… Kalkıp ayağa "yaşasın kardeşlik, yaşasın barış, yaşasın bunu sağlayabilenler" diyesim gelmişti.

Birbirinden ünlü konuklar ve My Showland'ı dolduran on binlerce kişi başarının ve zaferin simgesini kanıtlamıştı. Her konuşmacının birbirinden duygulu mesajları ve bazılarından beklenmeyen mesajlar nihayet geceye damgasını vuracaktı.

Bu olayın mimarı ve kahramanı yoktu ve beni üzende bu olmalıydı, sanırım bu gece de aslında her saniye İkbal hanımın ağzından şu cümleleri bekliyordum ve sürpriz olacak diye avunuyordum, ama olmadı, eminim ki o da bunu çok isterdi. İşte O; "Gönül insanı, sessiz kahramanların sesi, sevgi çiçeklerinin mimarı Fethullah Gülen Hocaefendiden başkası değildi," O beklenendi ve beklediğimdi. Yıllarca kendisini tanıma şerefine erişmek istediğimdi. Herkes bir Gülen Hocaefendi olmalı ve barışa öncülük etmeli… O gönül insanı sadece amacının "dünya barışı" olduğunu anlamakla beraber, Türkiye'min bayrağını "84 ülke ve 385" yabancı çocuğun elinde dalgalandırdığı için O'na minnettarım, minnettarız. Böyle müspet olayların cereyan etmesi ülkemizin, dünya ülkeleri arasında, itibarını yükselttiğinden kuşkum yok ve kalmadı da…

Hele ki sayın Bülent ARINÇ'ın o anlamlı konuşması her şeyi özetlemeye yetmişti.

Mehmet AĞAR ve Meral AKŞENER'İN o konuşmaları ve dahası, aslında hepside "sevgi çiçeklerinin" zafer işareti ve simgesiydi.

Biz diyoruz ki; bu ihtişamlı perdeyi O gönül insanın önderliğinde aralayanları hüsrana uğratmadan devralıp, ötelerin ötesine taşıyalım ve onun da dediği gibi "sonsuz nur"u elde edelim. Bunu yaparken de "ben ben ben" yani "enaniyeti" ortadan kaldıralım. Ben değil yalnızca O işte O Allah (cc) nasip etti diyelim. Bu ülkeye daha nice hizmet aşıklarının yetişmesi umuduyla… esenlikler diliyor saygılar sunuyorum.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
yaren  - güzel   |2007-10-24 14:48:04
güzel ama biraz kardeşlik ve sevgiden bahsetseydiniz iyi olur du çünkü benim ödewimin konu benim sizden istegi şey ama siz sevgi kardeşlikten
bahsetmemişsiniz

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

Efendimizin Din'e Hizmet Edenlere Alakası

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Kuvvet, hikmetin insanlığın hizmetinde kullanılması istikametinde ne kadar yardımcı oluyorsa o ölçüde kıymet kazanır. Kuvveti birilerinin üzerinde baskı kurmak ve tahakkümde bulunmak için istemek –en hafif ifadesiyle– bir zorbalıktır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri