M. Fethullah Gülen'in, Papa XVI. Benedikt'in İslamiyet Hakkındaki Sözleriyle Alâkalı Açıklaması Yazdır E-posta
Fethullah Gülen, fgulen.com   
16.09.2006

Hazreti Âdem'den (aleyhisselam) Rasûl-ü Ekrem'e (sallallahu aleyhi ve sellem) kadar bütün enbiyâ ve mürselînin mesajlarında yer alan -tâlî konularla alâkalı- farklılıkların hiçbiri asıl mesajın ruhuna dokunmamaktadır. Semavî din mensupları arasındaki ayrılıklar, ihtilaflar ve bunlardan kaynaklanan kavga ve muharebelere gelince, bunlar dinden, diyanetten değil, ilâhî mesajın aslına sadık kalamamış kinin, nefretin, menfaat ve çıkarın çocukları olan mübtedî din müntesiplerinin ortaya attıkları yanlış yorumlardan, inhiraflardan, hevâ ve hevesten kaynaklanmıştır/kaynaklanmaktadır.

İslâm'a siyasî-ideolojik açıdan yaklaşanlar, bazen bir önyargıdan, bazen de Müslüman görünen bazı kimselerin tutarsızlıklarından ve kötü örnek olmalarından dolayı ona, mevcut ve hâkim düşünce sistemlerinin ve ideolojilerin penceresinden bakmaktan ve dolayısıyla yanlış yorumlara girmekten kurtulamamışlardır. İslâm'ı şiddet yanlısı bir sistem ve bir tepki felsefesi konumuna indirgemek de aynı bakış inhirafından kaynaklanan yanlış yorumlardan birisidir. Provokasyonlara ve içtimaî infiale açık böyle bir yanlışın din adamlarınca yapılması ise ziyadesiyle esef vericidir.

Oysa İslâm'ın her mesajı evrensel sulhten bir nağme, içtimaî âhenkten bir beste, hoşgörü ve diyalogdan da birer 'nefes'tir. Kabalık, hoyratlık, kin ve nefret, ona şartlanmışlık ve önyargı ile bakanların ruh yapılarına ait akisler ve cahil müntesiplerinin de hazımsızlıklarından kaynaklanan gaseyanlardır. Çünkü, İslâm'ın girip yerleştiği bir kalpte Yaratan'dan ötürü ve yaratılanların hatırına sadece ve sadece sevgi, alâka ve hoşgörü vardır.

Diğer taraftan, bugün asırlık savaşlardan ve çatışmalardan yorgun düşmüş bulunan dünyamız, beşerin tatmin olmaz iştahı karşısında yeni çatışmalara zemin olma istidadı göstermektedir ve yeryüzünü barış, kaynaşma, sevgi ve dostluk beşiği haline getirebilmek için sorumluluk duygusu taşıyan herkesin, özellikle de değişik diyanet mensuplarının birer barış ve diyalog elçisi olmaları gerekmektedir. Bundan dolayıdır ki, Vatikan yakın tarihte, geçmişte yaptıklarından ve Haçlı Seferlerindeki rolünden dolayı özür dileme lüzumunu duymuştur.

Fakat maalesef Papa 16. Benedikt'in Regensburg Üniversitesi'nde yaptığı konuşma, on dördüncü asrın sonlarında Bizans İmparatoru İkinci Mihail Paleologos'un anlayışını esas alan ve Vatikan'ın 'özür dileme' ihtiyacı hissetmesine sebep olan anlayışla uyuşmayan, şahsına münhasır bir durum arz etmektedir. Dilerim, Benedikt'in bu açıklaması temsil ettiği makamın da etkisiyle bir takım provokasyonlara ve üzücü hadiselere sebep olmaz. Zira konuşmada, hem İslam'ın uluhiyet inancı hafife alınarak hem de Resûl-i Ekrem Efendimiz'e (sallallahu aleyhi ve sellem) çirkin isnatlarda bulunularak Müslümanlar rencide edilmektedir. Katolik dünyasının liderliğini yapan en müessir ağızdan çıkan bu tür cümleler ve bu cümlelere dayelik eden düşüncelerin tabanda kabulü yeryüzünü Haçlı seferleri döneminde olduğu gibi kana bulamak isteyen radikal gruplara cesaret verici mahiyettedir.

Ümit ederim, en azından bir özür bekleyen Müslümanlar -ki bu inananların en tabii hakkıdır- yüce dinimizin getirdiği ve Şefkat Peygamberi'nin (sallallahu aleyhi ve sellem) temsil ettiği ahlakî esaslar çerçevesinde medenîce tepkiler ortaya koyar ve yakın geçmişte karikatür krizi sebebiyle şahit olduğumuz türden provokasyonlara asla gelmezler.

Ayrıca, Papa 16. Benedikt'in konuşması da göstermiştir ki, insanlık ailesinin diyaloğa her zamankinden daha fazla ihtiyacı vardır. Önemli olan, küreselleşen dünyada aynı yerküreyi paylaşan, paylaşmak zorunda olan insanlar olarak bizlerin dini, siyasi, kültürel, ideolojik farklılıklarımızdan doğan mesafeleri aşacak performanslar ortaya koyarak, Allah Resulü'nün (aleyhissalatü vesselam) ve İslam'ın, insanların fıtratla uyum içinde yaşayabilmeleri hususunda getirdiği müstesna prensipleri herkese gösterebilmemizdir.

M. Fethullah Gülen

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
emine  - En güzel cevap   |2008-05-16 15:49:45
"Oysa İslâm'ın her mesajı evrensel sulhten bir nağme, içtimaî âhenkten bir beste, hoşgörü ve diyalogdan da birer 'nefes'tir. Kabalık,
hoyratlık, kin ve nefret, ona şartlanmışlık ve önyargı ile bakanların ruh yapılarına ait akisler ve cahil müntesiplerinin de
hazımsızlıklarından kaynaklanan gaseyanlardır. Çünkü, İslâm'ın girip yerleştiği bir kalpte Yaratan'dan ötürü ve yaratılanların
hatırına sadece ve sadece sevgi, alâka ve hoşg...
evren  - selamun aleykum   |2007-12-02 10:17:18
arkadaslar evet evlenmek sünnettir. Ama bir de dini pencereden degilde insani olarak olaya bakın. bir insan olarak hoca efendi evlenmeyi secmemiş
olabilir. bence cok kuvvetli bir nefsi var evlenmedigine göre. elhamdüllillah müslümanız ve insanız. Ve en önemlisi su bir seyi ALLAH DİLERSE
OLUR.Rabbim yazmamıs kendisine evliligi o yüzden uzatmayalım. hosgörülü olalım.
TURGAY ÇİL  - ismail çil hakkında   |2007-10-08 16:34:04
selamun aleykum ismail neden sen evlenmeye taktın anlamadım bence evlenmek kişinin kendini hazır hissetmesidir.düşüncellerini aktarmadan önce
agırlığını tartıp ole aktarmalısın.
ahmet dastan  - editore not   |2007-08-15 06:10:59
Lütfen o büyük insan hakkında böyle küçük ağızlarla yapılan gereksiz polemik konuları içeren mesajları yayınlamayınız. Beni çok
rahatsız ediyor ve eminim benden başka çoklarını da... lütfen...
sema  - edep   |2007-07-14 09:24:30
syn mahmut dinlerle gerçekten ilgilendiğinize eminmisiniz bence gerçekten bilgili olsaydınız dinimize bukadar hizmet eden hocamıza dinleri
karıştırmış şeklindeki çirkin yakıştırmayı yaparken biraz edepli olurdunuz
sema   |2007-07-14 09:14:19
hocqamızın derdi efendimizin namı celilini dünyada güneşin doğup battığı heryere ulaştırmaktır evlenmek yada nefsaniyeti pekiştirecek
şeylere vakti yoktur bunu yargılamakta kimseye düşmez lütfen edepli olalım
hacer  - cvp   |2007-03-19 10:14:58
hocaefendi benim bildiğim kadarıyla kendini ALLAHA , PEYGAMBERE ve dine adadığı için evlenmemiş kalbine başka aşk sokmamıştır
erkan   |2007-03-19 10:09:02
hocam iyiki varsınız

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 25.01.2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Nasıl Keyfiyet Kazanılır?

Seyredin

Peygamberlerin Hususiyetleri

Seyredin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Secde İzindeki Tehlike

Dinleyin

Edremit Vaazı - 1974

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, çok söz söylemekle değil, söylediği sözlerin yerinde ve faydalı olmasıyla kadrini, kıymetini yükseltir. Aksine, her yerde ulu orta konuşan kimse, hele konuştuğu şeyler de yüce mefhumlara ve uzmanlık isteyen mevzulara dairse, hem bir sürü hatalara düşer, hem de kendi değerini düşürmüş olur. “Çok konuşanın çok sakatatı olur” sözü ne kadar yerinde ve kıymetli bir sözdür.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri