Öteler Üzerindeki Kaneviçe Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
01.10.1987

Zümrüt gibi yemyeşil tepelerin üstünde,
Neş’elerimizi gıcıklayan ses ve soluk;
Dört bir yanda Cennet çeşmeleri oluk oluk;
Sarıyor her an rûhları ayrı bir mutluluk
Ebedî vuslata açılan kapı önünde...

En sihirli renkleriyle gül, papatya, zambak,
Menekşe, yâsemin ve yapraklarda jâleler;
Mahmur bakışlarıyla sümbüller ve lâleler;
Renk-ışık arası gelip giden pervâneler,
Tülleniyor her ufukta güzellikler apak.

En nefis hülyâların gönlümü sarışında,
İman aslâ aldatmayan biricik rehberim:
Onunla varlığa bakar onunla severim;
Ve onunla ne esrarlı şeyler hissederim
Şu renk renk tüllenen âlemin her karışında.

Rûhun sıçrayıp sonsuza açıldığı yerde,
Belirir hayâlimde mânâlardan birer iz;
Gâipten gönlüme bir şeyler fısıldar sessiz;
Anlaşılmaz bir dille ki harfsiz, kelimesiz,
Sanki gök kapıları gıcırdar az ilerde...

Böyle bir noktada varlığı dinlerken insan,
Gönlünde hep Sonsuz’un nağmelerini duyar;
Ovalar, obalar ve sahillerde her bahar,
Bir zamanlar yitirdiği Cennetleri arar;
Duygularında yan yana ümit ve de hicran...

Mecnun gibi rastgeldiği her şeyi kucaklar;
Otu, ağacı, taşı, toprağı, tüm varlığı,
Aynı görür her zaman ışığı, karanlığı;
Hep rızayla karşılar hastalığı, sağlığı,
Kul olsa da âdeta sultanlar gibi yaşar.

Sızıntı, Ekim 1987, Cilt 9, Sayı 105

Son Güncelleme ( 10.06.2008 )
 
< Önceki   Sonraki >
Kur'an-ı Kerim'i iyi anlamak, O'nu iyi ‘okuma'nın yanısıra aynı zamanda dünyayı ve içinde yaşanılan çağı iyi tanımaya bağlıdır.
Fethullah Gülen Web Siteleri