İslamî Meselelerde Orijinalite Arayışı Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
18.07.2003

Günümüzde bazı ilim adamları, anlaşılması zor ve genellikle de oryantalistlerin çeşitli gâyelere matuf olarak Müslümanların düşünce hayatına soktuğu bazı meseleleri, çok önceden yazılmış olmalarına rağmen, bunlar o kabil şeylere yeni muttali olduklarından, ya orijinal bir şey söyleme ya da 'Yazılan her şey söylenmelidir.' mülahazasıyla yazıp çiziyorlar. Oysaki bunlar, çok önceleri söylenmiş ve cevabı verilmiş olan hususlardır.

Mesela, bir ilahiyatçı bu tür, eskiden söylenmiş olan birkaç mevzuu kitabına alıp değerlendirebilmiştir. Bedevî Arap milleti, câhiliyesini yaşarken Efendimiz'in de onların putlarına kurban kestiği ile alakalı sakîm bir haber vardır. Böyle bir habere hiç kimse itibar etmemiştir; zira bu haber hadisçiler nezdinde yalancılığıyla meşhur Kelbî tarafından rivayet edilmektedir.

Benzer sakat görüşlerden biri de; Prof. Philip K. Hitti'nin iddia ettiği; 'Aslî şekliyle İslamiyet, Sâmî kavimlere ait dinlerin mantıkî mükemmelleşmesidir.' şeklindeki fikirdir. Bu fikir aslında, Allah'ın bir kabile dinini, bir ölçüde evrenselliğe açılma faslında getirip âlemşumûl bir din öğretmesi mânâsında doğrudur. Ama nasılsa bu ilahiyatçı, mübarek bir isme bağlı kitabında bu meseleyi ifade ederken, tekâmülcü bir dinler tarihçisi yaklaşımı içinde, bu dinin toplum içinde tekâmül ede ede bu hâle geldiğini beyân etmektedir ki, bunun doğru olduğuna inanmak mümkün değildir. Dahası hocamız, bu fikri naklettikten sonra, bu düşünceye katıldığını da ifade etmektedir.

Oysaki biz Müslümanların, çarpıklığın her türlüsünden uzak durmamız gerekmektedir. Selefimiz bu fikirlere dalâlet demiş ve bu fikirlerle uğraşanları 'fırak-ı dâlle' içinde mütaala etmişlerdir. Evet! Bu hususlarda temkinli davranmak gerekmektedir. Kur'an'ın tarihselliğini savunan kişiler de benzer hataları irtikap etmektedirler. Oysaki, her meselenin temel bir kısım prensipleri vardır ve o prensiplere müdâhale edildiği takdirde bütün meseleler alt-üst olur. Binâenaleyh, 'Hükümlerin illeti değişince hükümler de değişebilir.' gibi yaklaşımlar, bence sû-i niyetlilerin kaba tevili olsa gerek. Bunlar, avlamak için zehire bal sürmek kabilinden şeylerdir. Buna kâil insanlara ilk cevap verenlerden biri de 'Es-sünnetü ve Mekânetühâ fi't-teşrîi'l-İslâmî' adlı kitabıyla tanıdığımız merhûm Mustafa es-Sibâî'dir.

Bizim buradaki itirazımız, daha çok oryantalistler tarafından sürekli gündeme getirilen bu tür görüşlere cevap verme değil, bu hususların incelenip araştırılmadan, ilim adamlarımız tarafından eserlerine alınması ve neredeyse müsteşrikler gibi davranıp, çözüm üretmekten öte problem sunma metodu ile İslami meselelerin içinden çıkılmaz hale getirilmesine bir itirazdır.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 09.11.2006 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Temsil Öncelikli Tebliğ

Seyredin

Sahâbe Efendilerimizin Hizmet Düşüncesi

Seyredin

Hizmet Mâzeret Değil!..

Dinleyin

Kalb Kasveti ve İnşirah Vesileleri

Dinleyin

Altunizade Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, açıklamada bulunmaya lüzum görülen yerlerde kendisine düşeni anlatmalı; boş yere kalbinin kapağını açarak sırlarını fâşetmekten de kat’iyen sakınmalıdır. Öyle, her yerde, ulu orta kalbindeki sırları saçıp gezenlerin, günün birinde hem kendilerini, hem de içinde bulundukları toplumu önünü alamayacakları bir ölüme sürükleyecekleri, kat’iyen hatırdan çıkarılmamalıdır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri