| Bosna'nın Ardındaki Gerçekler |
|
|
| Fethullah Gülen | |
| 13.05.2006 | |
|
Bosna, Azerbaycan, Çeçenistan, Bangladeş... örneklerinde olduğu gibi, Müslümanlarla, batı dünyasının sıcak savaş temasları olduğu hemen her yerde, batının düşündüğü şey, Müslümanlığın aktâr-ı âlem'e yayılmasının önemli merkezlerini veya rıhtım ve limanları olabilecek yerleri abluka altına almak ve bir anlamda bu işe liderlik yapabilecek konumda bulunan Türkiye'yi dört bir yandan sıkıştırmaktır. Bizim bu yerlerle asırlardan beri devam edegelen bir birliğimiz, beraberliğimiz var. Batının bunu görmemesi, bilmemesi düşünülemez. Dolayısıyla Bosna'da cereyan eden savaş, sadece Bosnalı Müslümanların yok edilmesi değildir. Kaldı ki onların, millet olarak, batılılarla da göbek bağları var. Ayrıca, batılıların radikal veya fundamentalist diyerek korkup-ürktükleri vasıflara da sahip değiller. Bu açıdan da batılılar, o limanları, o rıhtımları şimdiden ellerine geçirerek, İslâm dünyasının manevra kabiliyetini daraltmak istemektedirler. Netice itibarıyla, diyebiliriz ki şimdilerde, her an bir Balkan Harbi, bir 93 Savaşı tekrar patlayabilir.. evet bizler devlet olarak bu endişeyle hareket etmeli, stratejilerimizi buna göre ayarlamalıyız.. ve içi boş, kof, gerçekleşme ihtimali -şimdilik- hiç bulunmayan hayallerin peşinde koşmamalıyız. Hele bunları hiç mi hiç telaffuz etmemeliyiz. Aksi hâlde, bizim kendimize gelme istikametinde attığımız her adımı kösteklemeye başlarlar. Hatta ağzımızdaki lokmaları bile alabilirler. Bizim bazı aydınlarımız ve idarecilerimiz, reel-politik gerçeklere oturmayan, sadece taklide dayalı bir batı dostluğu ile bunları aşacaklarını zannetmişlerdi. Evet, batılı güçler, şimdiye kadar, tabiatıyla kendi menfaatleri adına güçlü ve kuvvetli oldukları dönemde güçleriyle, zayıf olduklarında da ince politikalarla bize genellikle düşmanlık yapmışlardır. Bunun ileride değişip değişmeyeceğini zaman gösterecek. |
|
| Son Güncelleme ( 20.11.2006 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







