|
Fethullah Gülen
|
|
13.05.2006 |
|
Ben şahsen dosttan, kardeşten, taraftardan gelip bana toslayan hâdiseleri bütünüyle unutmak istiyor ve bunu gerçekleştirme gayreti, çabası içinde bulunuyorum. Fakat bazen oluyor ki, yeni oluşan ve gelip hassasiyet duvarlarına çarpan bir hâdise, 25 yıldan beri olan ve hep unuttuğum, unutmaya çalıştığım hâdiseleri bir kere daha hatırlatıyor. Tekrar unutmaya, tekrar affetmeye çabalıyorum. Zannediyorum işin en zor kısmı da işte burası. Tekrar unutmak ve tekrar affetmek. Hâlbuki dua dua Rabbime ne kadar yalvarmışımdır: "Unuttur bana bu olayları Allahım." diye. Ama demek ki, bir hikmete binaen, belki her unutma ve affetme gayreti, yeni baştan sevap kazanmamıza vesile olduğu için tam unutturulmuyor. Ben başımdan geçen şeylerin dedikodusunu yazsam Meydan Larousse kadar bir ansiklopedi meydana gelir. Fakat bence bunların hiçbir yararı yok. Gıybet kitabı yazmanın kimseye bir şey kazandıracağını zannetmiyorum. Hatta bazen imalı yollarla ve isim tasrih etmeden bunları konuştuğum da olmuştur. Onlar sonra deşifre edilmiş şekliyle önüme geldiğinde silip atmışımdır.
|
|
Son Güncelleme ( 13.05.2006 )
|