| Hizmette Zevk |
|
|
| Fethullah Gülen | |
| 13.05.2006 | |
|
Geçenlerde bazı arkadaşlar şu içinde yaşadığımız zaman ve mekan diliminde hizmet etmekten çok zevk duyuyoruz dediler. Bu sözler, bana ezhebtüm tayyibâtiküm ilh..' Yani 'Dünya hayatınızda bütün güzel şeyleri harcadınız, onların zevkini sürdünüz. Bugün ise yeryüzünde haksız yere büyüklük taslamanızdan ve yoldan çıkmanızdan dolayı alçaltıcı bir azap göreceksiniz' mealiyle vereceğimiz ayeti hatırlattı. Evet, acaba arkadaşların ifade ettiği türden bir zevk duyma, hizmetten alınacak olan sevabın burada yenip-bitirilmesi midir? Dolayısıyla da uhrevî saadet ve uhrevî mutluluğumuz adına aleyhimize olan bir husus mudur? Doğrusu ciddi endişelerim var. Ayrıca, bugünkü ortamda, hizmet etmekten daha kolay bir şey de yok diye düşünüyorum. Zira Türkiye'de, Edirne'den Kars'a kadar nereye giderseniz aynı düşünce ve aksiyon çizgisinde birleşen insanlarla, hem de yüzlercesi-binlercesi ile karşılaşmanız mümkündür. Hatta sadece Türkiye'de değil, dünyanın dört bir bucağında böylesi arkadaşlarla her zaman karşılaşabilirsiniz. Ben 50'li yılların sonunda Edirne'de imamlık yaparken, ziyaretime gelen bir dostumun sözünü hatırlıyorum da ve 'nereden nereye' diyorum. O arkadaş bana 'günlerdir Trakya'da dolaşıyorum. Bu üç koca vilayette ancak bir-iki tane genç Müslüman gördüm' demişti. Şimdilerde öyle mi ya? Talebesinden esnafına, köylüsünden kentlisine, kadınından erkeğine, işçisinden memuruna, bürokratından parlâmenterine varıncaya kadar binlerce insan, hem de İslâm'a gönülden inanmış olgun insan var. Dolayısıyla böyle bir manzara karşısında coşmayan bir insanın kalbî hayatında bir arıza var demektir. Ama, İslâmî tekevvünün bu seviyeye gelmesinde bizim rolümüz nedir? her şeyin Allah'tan olduğuna inanmıyor muyuz yoksa? Böyle bir atmosferde hizmetten zevk alıp, canla-başla koşanlar, -Allah muhafaza etsin- şartların bütün bütün aleyhimize cereyan edebileceği günlerde aynı aşk ve şevkle hizmete koşmayacak ve aynı zevki duymayacaklar mı acaba.? Evet, kalp balansının çok iyi ayarlanması lazım. Hizmet etmekten zevk almak esas ve hedef değildir, olmamalıdır da. Günümüzün hak erleri ve sahabe velayetini temsil eden bu yiğitler, her hâl ü kârda vefa ve sadakat içinde vazife bildikleri Allah'ı, Peygamber'i anlatmaya, anlattıklarını yaşamaya devam etmeli ve mutlaka kalp balanslarını iyi ayarlamalıdırlar. |
|
| Son Güncelleme ( 20.11.2006 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







