|
Fethullah Gülen
|
|
13.05.2006 |
|
Siyasî konular gibi, birçok insanı cazibesi altına alarak peşinden sürükleyen 'geçici meseleler', çoğu kez temel meselelerin yerine geçerek insanların gözlerini kamaştırabilir. Bu tür meseleler, insanların cismaniyetlerine ve beşerî mantıklarına, İmam Gazâlî'nin tasnifi içinde 'akl-ı meaş'larına baktığından dolayı, onların başlarını döndürüp bakışlarını bulandırabilir. Ancak, hakikat itibarıyla bunların hepsi, gelip geçici şeylerdir. Gelip geçici olduklarından dolayı da, Çağın Büyük Dâhisi'nin ifadesiyle, onların binlercesi ebediyete bakmadığı ve değişmez bir keyfiyete sahip bulunmadığı için, bizim meselelerimizin zerresine mukabil gelemez. Biz, dünyaya ait bu tür meselelere, Arapça ifadesiyle 'inhimak' diyebileceğim ölçüde içine dalmaz; bize ne kadar lâzımsa o kadar alâkadar oluruz. Yani sağ ayağımızı gayet sağlam olarak bize ait hakikatlere basıp, sol ayağımızla yetmişiki millet içinde dolaşırken siyasetin hakkını da o cümleden olarak yerine getirmeye çalışırız.
|
|
Son Güncelleme ( 20.11.2006 )
|