| Halid bin Velid ve Mu'te |
|
|
| Fethullah Gülen | |
| 13.05.2006 | |
|
Bazı siyer yazarları Mu'te savaşında Hz. Halid'in ordusunu geri çekmesini çok değişik değerlendiriyorlar. Kanaatime göre Hz. Halid, öyle bir ortamda, yapılabileceklerin en güzelini ve en doğrusunu yapmıştır. Zaten Medine'ye dönüşlerinde de, Allah Resûlü'nün hiçbir şey dememesi, hatta yapılan şeyi tahsin buyurması bu kanaatimi pekiştiren en önemli bir unsurdur. Mu'te, kuvvetler dengesinin olmadığı, 3 bin'e karşılık 100 bin kişilik iki ordunun karşı karşıya geldiği savaştır. Bizans o günlerde dünyanın süper gücü, Müslümanlar ise malum.. ve Medine'de kendilerine henüz yer-yurt edinmeye çalışma konumundadırlar.. sayıları az, imkânları dar, arka çıkanları da yoktur. İşte bu, iman, aşk, şevk, cihad, gazâ, şehâdet... gibi duygu ve inançlarla dopdolu üç bin insan, koskoca bir devletle çarpışmaktadır Mu'te'de. Mu'te aynı zamanda, Allah Resûlü'nün canı gibi sevdiği Zeyd b. Harise, Cafer b. Ebi Talib, Abdullah b. Revaha'nın şehit düştüğü bir ulu meşheddir. Üç kumandanı peşi peşine şehit düşen askerin moral gücünü tasvir etmeme gerek yok sanırım. İşte Hz. Halid'in kumandayı eline aldığında İslâm ordusunun hali budur. Acaba Mu'te'de ne yapmıştır Hz. Halid? 3 gün üst üste ordunun değişik kanatlarında yer alan insanları sürekli yer değiştirerek, Bizanslılara, takviye güçler geliyor imajını vermiş ve evvela moral olarak onları çökertmiştir. Bu arada cansiperâne savaşmış.. ve farklı rivayetlere göre o gün elinde 7 veya 17 kılıç kırılmıştır. Sonra da askerini usta bir manevra ile geriye çekebilmiştir. İşte Hz. Halid'in böyle geriye çekilmesi, kısa veya uzun vadeli bir teknik ve taktiktir. Tabir-i diğerle iki adım ileriye atlamak için bir adım geriye çekilmektir ve tam bir aksiyondur. Kaldı ki İnsanlığın İftihar Tablosu da iradî veya gayriiradî olarak tecelli eden böyle bir geri çekilme taktiğini Huneyn'de uygulamıştır. Yani hafif bir bozgun neticesi geriye çekilen kuvvetlerinin gözü önünde atını düşman ordusu üzerine yöneltip 'Ben peygamberim, bunda yalan yok!' diyerek askerlerini derlemiş-toparlamış ve Taif okçularını kıskaca almıştır. Hendek'te de aynı şey geçerlidir.. evet o güne kadar Arapların bilmediği bir savaş tekniğinin uygulanması, yani Medine'nin etrafında hendeklerin kazılması bir taktiktir ve kat'iyen bir geri çekilme, ölümden kaçma değildir? Rica ederim, 3000 inanan insanın 20.000 kişi ile karşılaştığı, dolayısıyla kuvvet dengesinin hiç ama hiç mi hiç bulunmadığı o muharebeden, hem de hiç şehit vermeden, kadınların kılına dahi dokundurulmadan çıkılması bir başarı değil midir? Dolayısıyla Allah Resûlü'nün Huneyn'de Hendek'teki tabyeleri, Hz. Halid'in Mu'te'-deki taktikleri, pratikte strateji düşüncesine dayalı davranışlardır. Ve bir mânâda aksiyonun tâ kendisidir. |
|
| Son Güncelleme ( 21.11.2006 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







