|
Fethullah Gülen
|
|
13.05.2006 |
|
İmam-ı Tahavî, Şafiî çevresinde yetişmiş bir âlimdir. Ancak daha sonra İmam-ı Muhammed ve Ebû Yusuf'un kitaplarını okur ve düşünce çizgisi olarak Ebu Hanife'yi tercih eder. İmam-ı Tahavî, yaşadığı dönem itibarıyla Asya'da pek tanınmamış ama, Mısır ve Şam gibi önemli merkezlerde tanınmış, sevilmiş ve saygıyla kucaklanmıştır. İmam Tahavî, şayet hadisin çok iştihar ettiği yerlerde zuhur etseydi, bütün hadis imamlarının hatta İmam-ı Buharî'nin önünde mütalâa edilebilirdi. Çünkü O, sadece hadis demiyor; uzaktan-yakından bu mübarek kaynakla alâkalı her şeyden bahsediyordu. Sözün çürüğünü, sağlamdan ayırıyor; hadis hakkında hükümler veriyor ve o sahada bir sarraf gibi rahat hareket edebiliyordu. Hatta ihtilaf ve itilaf mevzuu, ciddî olarak ilk defa onun gibi bir kalem tarafından ele alınıyor, öncekilerin hulâsa-ı efkârı, sonrakilerin de en câmî kaynağı sayılacak eserler meydana getiriliyordu. Ne var ki, bütün bunlara rağmen hâlâ hadisle iştigal edenler arasında dahi, İmam-ı Tahavî'nin hakkıyla bilindiği kanaatinde değilim.
|
|
Son Güncelleme ( 21.11.2006 )
|