| Zekat Malın Garantisidir |
|
|
| Fethullah Gülen | |
| 13.05.2006 | |
|
Allah Rasûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) sadaka ve zekatın malı eksiltmediğini bilakis artmasına sebep olduğu üzerinde ısrarla durur: "Sadaka (zekat), maldan hiçbir şey noksanlaştırmaz."
Rasûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) bu ifadesinden, Allah'ın emtiaya bereket vermesi neticesinde, zâhirdeki noksanlaşmanın, bu bereketle izale edilmesi anlaşılabileceği gibi getirdiği sevap cihetiyle, az fedakârlıkla çok sevap kazandırması da anlaşılabilir. Zekatın hem Hakk'a hem de halka karşı bir teminât unsuru olduğunu Muhbir-i Sadık olan Efendimiz'den (sallallahu aleyhi ve sellem) öğrenmekteyiz: "Mallarınızı zekatla koruyun, hastalarınızı sadaka ile tedavi edin, belalara karşı duâlarla hazırlıklı olun." Yani fakirin eli ve dili zekatla başkalarına zarar veremez hale gelecek ve siz, başkaldırmaya müheyya bir sınıfın önünü, hem de daha onun aklına kötü duygular gelip taht kurmadan evvel izale etmiş malınızı, sağlam kalelerin, yüksek surların koruması altına almış ve onu emniyete, güvene kavuşturmuş olacaksınız. "İnfak et ki, infaka mazhar olasın" diyen Allah Rasulü (sallallahu aleyhi ve sellem), sadakanın, Allah tarafından artırılacağını da şu ifadeleriyle anlatmaktadır: "En temizinden -ki Allah en temizini kabul eder- veren birisinin sadakasını Rahman olan Allah alır. Bu bir hurma bile olsa, Rahman'ın elinde öyle bereketlenir ki, Uhud'tan daha büyük olur. Aynen sizden biriniz, tayını veya deve yavrusunu besleyip büyüttüğü gibi, Allah da (cc) sizin sadakalarınızı öyle geliştirir." Görüldüğü gibi zekatı verilen mal, Allah'ın teminatı altında ve Rasûlü'nün müjdeleriyle, eksilme değil bilakis artma durumundadır: "Zaten, yaşanmış ve yaşanmakta olan birçok hâdise de bunun açık delilidir." |
|
| Son Güncelleme ( 08.09.2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







