Misyonerlik ve Orta Asya Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
13.05.2006

Tarihin bir mübarek faslında, Anadolu'ya gelip, buraların Müslümanlaşmasında büyük katkıları olan hak erlerinin vefakâr torunlarına, bir kadirşinaslık ifadesi olarak pür-himmet yardıma koşulması gerektiğini defaatle ifade ettim. Benim bu temenni, istek, hatta feveranlarım, onların kendilerine götürülebilecek en küçük himmete dahi ihtiyaçlarından dolayı idi.

Orta Asya Türkleri, Deli Petro, İvan, Katerina gibi Rus devlet adamlarının emellerine -maalesef- hep alet edilmek istendiler; hatta yer yer edildiler de. Rusya, kurulduğundan beri hep Osmanlı'yı ve şimdi de Türkiye'yi bir rakip olarak görmüş ve bu millete karşı sürekli plân peşinde olmuştur. Mebdeinde, sadece Sibirya buzullarında yaşayan Rusya, zamanla Karadeniz kıyısına kadar yer alan bütün devletleri sindirmiş, işgal etmiş ve bugünkü sınırlarına ulaşmıştır. Ancak 1989'daki çözülmenin ardından bu devletler, tekrar kendi kimliklerini kazanma, tekrar anayurtlarına sahip olma yoluna girmişlerdir.

Ne var ki, orada bozulan dengelerle beraber alınan yaralar büyük olmuş ve bu yaraların sarılması için de acil mualecelere ihtiyaç duyulmuştur. Onların yaralarının sarılması, yeniden kendilerine gelip, eski safvetlerini elde etmeleri ve Osmanlı'nın mirasına sahip çıkabilmeleri için, bu yönde gösterilecek her türlü fedakârlığa ihtiyaç vardır. Bu yüzden de ben, her şeye rağmen, arkadaşların bir daha dönmemek üzere, hep oraya gitmelerini temenni ettim. Hiçbir beklenti içinde olmadan, Abdurreşid İbrahim gibi.. herkesin ana-babasına, hanım ve çocuklarına veda edip gitmesini... Allah rızası için oralara gidenler, belki de orada ölecek fakat bire bin veren başaklar gibi, binlerce insanın dirilmesine vesile olacaklar.. evet, hep bu dönemi bekledim.

Ama biz, gafil avcı-misal kendi ağımıza düştük. Kendimizi rahat ve rehavete salıp, bizimle aynı duygu ve düşünceyi paylaşan, tarihî beraberliğimiz olan bu insanları -maalesef- yabancıların insafına terk ettik.. terk ettik ve bizden beklenen performansı gösteremedik. Bu mevzudaki bütün çaba ve gayretleri, bir ölçüde rical-i devlet destekleyip, halk da alkış tuttuğu hâlde, yine de onlar için yapılması gerekli olan şeyleri tam olarak yapamadık. Geçenlerde Diyanet İşlerinden yetkili bir arkadaşımız çok telaşlı bir şekilde telefon edip; Sizin haberiniz var mı? Asya'yı bütünüyle Hristiyanlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlarmış.' dedi. Oralara gidip gören arkadaşların ifadesiyle, üç tane çocuğu ve hanımıyla, Amerika'dan kalkıp gelen namüsait şartlar altında misyonerlik yapan insanlar var. Onlar kendilerine ait dinî duygu ve düşüncenin hâkim olması için yurtlarından, yuvalarından ayrı düşüp, bir bad-i heva uğruna koşturup duruyorlar ama biz, bizden beklenenler hususunda hep aheste-revlik ediyoruz... Bunu anlamak bir hayli zor...

Korku ve endişem, bu insanların, bir tuzaktan kurtuldum derken, başka bir tuzağa düşmeleri ve o ırkçı Slav düşüncesinin tekrar depreşmesiyle bu menfur düşüncenin yeniden zebunu olmalarıdır. İşte bütün bunları düşünüp, bu dâvânın eski kutsiler seviyesinde temsil edilmediğini ve bir ölçüde durakladığını gördükçe, samimi olmadığımızı düşünüyor ve iki büklüm oluyorum...

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 21.11.2006 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Küçük bir şey başarınca her şeyi başaracağını zannetmek şeytanî bir vehimdir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri