| Genç Nesil |
|
|
| Fethullah Gülen | |
| 13.05.2006 | |
|
Büyük dâvâ insanlarının, pek çok nesir ve şiirlerini genç nesil' ve 'genç adam' üzerine örgülediklerini görürüz. Bunun değişik sebepleri vardır. 'Genç insanı olmayan bir dâvânın ayakta durması mümkün değildir.' Hz. Ömer'e isnat edilen bir sözdür ve bu bence çok önemlidir. Bundan dolayıdır ki, pek çok büyük, rüyalarını görüp hayallerinde tüllendirdikleri geleceği, hep gençlik malzemesi ile örgülemeyi düşlemişlerdir. Evet, İslâm dâvâsını temsil eden insanların yanında, daima gençlik adına birileri bulunmuştur, Meselâ Hz. Musa yanında Yuşa, Ashab-ı Kehf yanında Yemliha, Hz. Mesih'in yanında ismini bilemediğimiz biri.. ve tabii Efendimiz'in yanında da Hz. Ali (r.a). İşte bütün bunlar fütüvvetin temsilcileridirler. Peygamberlerde böyle olduğu gibi, Yakın Çağ tarihi itibarıyla da böyledir. Meselâ ilk dönem itibarıyla Sokrates'in etrafında gençler vardır. Asrımızda Bediüzzaman'ın etrafında halelenen insanlar da gençlerdendir. Hulusi Efendi, Hüsrev Efendi, Hâfız Tevfik Efendi.. ve daha niceleri onunla tanıştıklarında 25-30 yaşlarında birer gençtirler. Bir ikinci dönem itibarıyla, Bayram Abi, Sungur Abi, Abdullah Yeğin'ler de kendi dönemlerinin gençleridirler. Ve bu dâvâ, onların omuzlarında temsil edilip bugünlere gelip ulaşmıştır. Tevfik Fikret, Necip Fazıl, Mehmed Akif.. gibi şairler, bu mevzuda 'Şebab' ve 'Gençlik' türküleriyle hayallerini süsleyip onu, hep rüyalarının Herakliti olarak görmüşlerdir. Bütün bunlar gösteriyor ki, hemen her dâvâ insanı, bütün sa'y ve gayretini, istikbal vaad eden böyle bir gençlik yetiştirmeye harcayıp, onu âdeta hülyalarının yorumcusu olarak görmüştür. |
|
| Son Güncelleme ( 20.11.2006 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







