| Her Kavme Peygamber |
|
|
| Fethullah Gülen | |
| 13.05.2006 | |
|
Kur'ân-ı Kerim: Biz peygamber göndermediğimiz kavme azab edecek değiliz' der. Bir başka yerde de: 'Her bir millet için mutlaka onları (eğri yolun encamından sakındıracak bir) korkutucu peygamber bulunmuştur' buyurmuştur. Bu ikinci âyet-i kerimede dilin hususiyetleri de nazara alınacak olursa, nefy edatı olan 'in', 'illâ' ile te'kid görürse, bu üslup 'hasr' ifade eder ki O da aksine ihtimal vermeyecek bir kesinlikte her ümmete bir peygamberin gönderilmiş olduğu mânâsına gelir. Ayrıca, burada peygambere vasıf olarak müjdeleyici anlamında 'beşir' değil de korkutucu mânâsına 'nezir' denmesi de dikkate değer bir inceliktir.. İmam Rabbanî Hazretleri Mektûbat'ında birkaç yerde, Hindistan'a çok peygamber gönderildiğine keşfen şâhid olduğunu söyler. Şimdi bir hak dostu, hem de ölümünden bunca yıl geçmiş olmasına rağmen, hâlâ -minindillah- tasarrufunun devam ettiği kabul edilen ve 'Müceddid-i Elf-i Sâni' lâkabıyla anılan İmam Rabbanî gibi yüce bir Hak dostunun, ulu orta konuşacağına zannediyorum kimse ihtimâl vermez. Şimdi bir taraftan ayet-i kerimeler, öte taraftan hadis-i şerifler ve velilerin beyanları bu meseleye, aksine ihtimal vermeyecek bir ölçüde kat'iyet kazandırmasına mukabil farklı iddialar bir mantık za'fı olsa gerek. İşte bu Resûl ve Nebi'ler, Üstad Hazretlerinin yaklaşımı içinde tevhid, nübüvvet, haşir, adalet ve ubudiyet gibi temel hususlarda ittifak etmiş, teferruata ait bazı hükümlerde ise, ittifakın yanı sıra, ihtilaf da ettikleri olmuştur. Fakat bunların tesbiti bugün imkânsız denecek kadar zordur. Zira İslâm dini haricinde hemen her din, pek çok defa tahrif ve tağyir çarkları arasından geçme tâlihsizliğine uğramıştır. |
|
| Son Güncelleme ( 20.11.2006 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







