| İlham-Amel İlişkisi |
|
|
| Fethullah Gülen | |
| 13.05.2006 | |
|
İlhama mazhar olmak, amele bağlıdır. Nazarî ilimlerle ya da yaşantıdan uzak İslâmî bilgilerle, ilhamlar âlemine açılmak mümkün değildir. Kudsî hadiste Allah (c.c): Harama bakmak, şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Kim Ben'den korkarak nazarını başka yere çevirirse, onu kalbte tatlılığı duyulan bir imana çeviririm' buyurur. Aslında bu bir ilâhî vâridâttır. Fakat hadiste görüldüğü gibi, ilâhî vâridâta mazhar olma, nazarı terk etmeye bağlanmıştır. Bu açıdan denilebilir ki yapılmaması emredilen şeylere karşı kat'î bir tavır belirleme, ilahî vâridâta davetiyedir. Aynı zamanda bu amel, 'bildiği ile amel edene, Allah, bilmediği şeyleri öğretir' hakikatini netice verir. Böylece kul, salih bir daire içine girer. Yaptığı her yeni amel, onu ilhamlara açık hale getirir. İlhamlar da insanı amele sürükler. Ve karşımıza, kulluğu gerçek buudları ile anlayıp hayatına tatbik eden örnek ve önder şahsiyetler çıkar. Tarihe bu açıdan baktığınızda, bizim dünyamızda, kitleleri peşlerine takıp sürükleyen insanları hep böyle tarif etmek mümkündür. Hayatlarını tetkik etseniz, halk ya da Hakk ile olan münasebetlerini araştırsanız onları hep bu çizgide görürsünüz. |
|
| Son Güncelleme ( 20.11.2006 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







