Kesin Bilgiye Dayanma ve Yalan Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
25.10.2001
Zât-ı Ulûhiyet hakkında konuşurken çok dikkatli olmak lâzım. Bu, bizim bilmediğimiz, bilmemizin mümkün olmadığı bir sahadır. Bu gibi meselede yanlış malûmat vererek, insanları yanlışa sevk etmekten fevkalâde sakınmalı. Kur'an-ı Kerim, Hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin üzerinde durma. Kulak, göz, kalb, hepsi ondan sorumludur" buyururken, havâss-ı hamsemizle (beş duyu) aldığımız intibaların bile yanlış olabileceğine dikkat çeker. Yazı yazanlar ve hele kitap yazanlar, bilhassa çok dikkatli olmalıdırlar; zira yazılanlar, sonsuza kadar kalır. Hele, bilmemiz mümkün olmayan, bilgi sahamıza girmeyen konularda konuşmak çok tehlikelidir. Bilmeden, kesin bilgiye ulaşmadan söylenecek her söz yalandır. Yalan, küfrün temeli, sıdk ise, imanın esasıdır. Hele fantezi yapmak, faraziyeler üzerinde durmak ve kesin bilgi imiş gibi bunlara sarılıp yanlışlara sapmak, –Allah muhafaza etsin– küfre açılan kapılardır. Bir insan yanlış yapmış, yanlış yazmış ise, doğruyu bulduğunda bunu mutlaka açıklamalı ve "şu, şu hususlarda yanılmışım; doğrusu bu imiş" diye ilan etmeli ve yanlışını kabullenecek kadar yürekli olmalıdır.

Daha sonra, İşârâtü'l-İ'câz adlı kitaptan, "yalan"la ilgili bir yeri okudular. Burada, (az sadeleştirme ile) şöyle denmektedir:

Münafıkların azaplarının, diğer cinayetleri arasında yalnız yalan ile vasıflandırılması, yalanın ne kadar çirkin olduğuna işarettir. Bu işaret dahi, yalanın ne kadar tesirli bir zehir olduğuna sâdık bir şâhiddir.

Yalan, küfrün esasıdır.
Yalan, nifakın birinci alâmetidir.
Yalan, İlâhî Kudret'e bir iftiradır.
Yalan, Rabbânî hikmete zıttır.
Yüksek ahlâkı tahrip eden, yalandır.
Âlem-i İslâm'ı zehirleyen, ancak yalandır.
Yeryüzünü fesada veren, yalandır.
İnsanlığı kemalâttan geri bırakan, yalandır.
Müseylime-i kezzâb ile benzerlerini âlemde rezil ve rüsvay eden, yalandır.

İşte bu sebeplerden dolayıdır ki, bütün cinayetler içinde lânetlenmeye, tehdide en önce müstahak görülen yalan olmuştur.

Bu âyet, (Yalan söyleyip durmalarından dolayı, onlar için elemli bir azap vardır. 2:10), insanları, bilhassa Müslümanları dikkate davet eder.


Hülâsa, yol ikidir:
Ya sükût etmektir; çünkü, söylenilen her sözün doğru olması lâzımdır…
Veya sıdktır; çünkü, İslâmiyet'in esası sıdktır.
İmanın, ana husûsiyeti sıdktır.
Bütün kemalâta ulaştıran esas, sıdktır.
Yüksek ahlâkın hayatı, sıdktır.
Her türlü terakkînin mihveri, sıdktır.
Âlem-i İslâm'ın nizamı, sıdktır.
İnsanlığı, kemalât kâbesine ulaştıran, sıdktır.
Ashâb-ı Kiram'a bütün insanların üzerinde mevki kazandıran, sıdktır.
Muhammed-i Haşimî aleyhissalâtü vesselâm'ı beşerin ulaşabileceği mertebelerin en yükseğine çıkaran, sıdktır."

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 26.05.2006 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Küçük bir şey başarınca her şeyi başaracağını zannetmek şeytanî bir vehimdir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri