İnsan, Çilenin Çocuğudur Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
04.04.2003

Mümin, sıkıntı, problem ve imtihanlarla tasaffi ederek insani ufka ulaşır. İhtimal, bu sıkıntı ve imtihanlar dünya ile sınırlı olmayıp, berzahta da farklı dalga boylarıyla sürüp gidecek ve müminin cennete ehil hale gelmesine kadar devam edecektir. Anlayabildiğimiz kadarıyla Allah, sevdiği insanı mahkeme-i kübraya getirinceye dek, önüne yer yer engebeler koymakta; onu adeta değişik arınma havuzlarına sokup orada damıtmakta ve istediği kıvama ulaştırmaktadır. Ötedeki tasaffinin ilk basamağını kabir âlemi teşkil eder.

Dünya ile ahiret arasında adeta bir bekleme salonu hükmünde olan kabir âlemine giren insanı, orada Münker-Nekir melekleri karşılar ve ona değişik sorular sorarlar. Bu sorular karşısında terleyen mümin, orada kısmen arınır ve kurtulabilirse yürür ötelere. Bazıları kabri aşsalar da düşe-kalkarlar sırtlarındaki veballerle. Mahşerdeki o müthiş sahneler, onların da pek çok günahı dökmelerine ve yeniden bir kere daha arınmalarına vesile teşkil eder. Bazıları ise bir adım ötede kitaplar uçuştuğu zaman, 'Acaba kitabım sağdan mı, yoksa soldan mı gelecek?' endişesiyle titrer; bu sıkıntı, ile onlar da bazı şeylerden kurtulur ve yürürler daha ötelere. Bu kademelerden de geçen mümin, sıratı geçerken artık bütün bütün arınmış, tam özünü bulmuş ve cennete ehil hale gelmiş sayılır. Bu insanı küre-i arza döndürseniz dahi, artık o öyle bir saffete ulaşmıştır ki, âdeta Efendimiz'in -aynıyla olmasa da- miraçtaki saffeti gibi başındaki gözleri ile Allah'ı görecek hale gelmiş gibidir. Evet böyle bir âkıbet için ne çekilse değer.. ve Cenab-ı Hak, her çektiğimiz sıkıntı ile adım adım bizleri o neticeye doğru götürmektedir.

İnsanın dünyada karşılaştığı pek çok musibet ve ahirette defterini alacağı ana kadar yoluna çıkan akabeler, zâhirde onun aleyhinde gibi gözükse de hakikatte bunlar onu alıp firdevslere uçuran birer merdiven hükmündedirler. Beled sûresindeki 'Biz insanı meşakkat, imtihan ve çile yüklü bir hayata gönderdik' (Beled, 90/4) ayeti insanın bu çileli hayatını ne güzel resmeder! Burada istidradi olarak şunu da ifade edelim: İnsan kendini sıfırladığı nispette Allah'a yaklaşır. Aksine az da olsa kendine bir şey atfettiğinde de Allah'tan uzaklaşır. Sonsuz karşısında kendini sıfırlama çok önem arz etmektedir. Çünkü iki sonsuz yoktur. Sonsuz olmayan ortada da olamaz. Evet, sonsuz karşısında sıfır olma insan için en ideal ufuktur.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 09.11.2006 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İktisadın Lüzûmu

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!..

Dinleyin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Denizli Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendi zararları mevzuubahis olsa bile, başkalarını düşünme, onlar için yaşama, onların acılarını ve zevklerini paylaşma gibi, her biri başlı başına birer değer ifade eden hasletlerin bir insanda bulunması, ondaki ruhânî hissin güçlü olmasından ileri gelir. Böyle bir histen bütün bütün mahrum olan kimselerde ise, değil bu hasletlerin bütününü, onlardan bir tekini dahi görüp göstermek mümkün değildir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri