Alan Belirlemesi Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
16.08.2003

İçtimaî işlerde herkesin vazife alanının çok iyi tespit edilmesi gerekir. Bu hem sorumluluk, hem hak ihlali ve hem de sınırların belli olmamasının açacağı muhtemel kargaşalara mani olur.

Bununla beraber birisi bir başkasının alanına sadece mevcud bir problemi çözmek için girdi ise burada hakperest olmak gerekir. Bunu derken kasdım şu: böyle bir hadise vuku bulduğunda hemen alanını tecavüz etti, yetkisini aştı vs.. türünden feveran etme yerine daha sakin ve soğukkanlı hadiseleri değerlendirmeli. Sonuçta önemli olan o problemin çözümü ve ilgili şahıs da o noktada yetersiz ise varsın o alanını ihlal etsin, ne olur? Kaldı ki buna alan ihlali demek bile doğru değildir.

Bu türlü durumlarda ilgili kişi veya kişiler insaflı olmalı, bazı şeylerden feragat etmesini bilmeli. Aynen Ebu Ubeyde Hazretlerinin Amr bin As’a komutanlığı devrettiği gibi. Veya Halid’in Ebu Ubeyde’yi kabullendiği gibi. Malum, Hazreti Ebu Ubeyde Hazreti Halid’in ordusunda sıradan bir askerdir. Hazreti Ömer (r.a) Hazreti Halid gibi deha üstü bir komutanı halk zaferleri onun şahsına bağladığından dolayı azl ediyor ve yerine o orduda er olarak görev yapan Ebu Ubeyde’yi getiriyor. Kendisine bu durumu kabullenip-kabullenemediğini soranlara da "Siz hiç merak etmeyin! Ömer hayatta iken Halid hiçbir zaman isyan etmez." diye cevap veriyor. Hayatının geride kalan yıllarında da Halid’in bunu problem yaptığını bilmiyorum ben.

Şimdi biz bu ve benzeri hadiseleri sahabenin vefakarlığı, hakperestliği, diğergamlığı, isarı deyip kabulleniyor, onların imanî kabul ufkunun derinlikleri olarak algılıyor, yer yer yaşlı gözlerle halk kitlelerine anlatıyoruz. Ama bundan daha önemlisi beğenilen bu hasletlerin kendi hayatımızda yer alması değil midir?

Evet, cemm-i gafirin iştirakiyle yapılan işlerde elbette amellerin taksimi, mesainin tanzimi, muavenetin teshiline ihtiyaç vardır. Sorumluluk alanlarının belirlenmesi bu açıdan çok önemlidir; önemlidir ama onun da birlikte belirlenmesi ve ihlallerin söz konusu olduğunda meseleye fevrî ve acûl değil, temkinli yaklaşılması gerekir.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İktisadın Lüzûmu

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!..

Dinleyin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Denizli Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendi zararları mevzuubahis olsa bile, başkalarını düşünme, onlar için yaşama, onların acılarını ve zevklerini paylaşma gibi, her biri başlı başına birer değer ifade eden hasletlerin bir insanda bulunması, ondaki ruhânî hissin güçlü olmasından ileri gelir. Böyle bir histen bütün bütün mahrum olan kimselerde ise, değil bu hasletlerin bütününü, onlardan bir tekini dahi görüp göstermek mümkün değildir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri