Ayan-ı Sabite Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
18.07.2003

Bir mübtedinin aklından dolayı Mu’tezile’ye kayması nasıl tabii ise, bir müntehinin de eşyanın hakiki yüzüne vakıf olmasından dolayı cebr-i mutavassıt olması aynı ölçüde tabii ve fitridir. Ama ne cebr-i mutavassıt ne de Mutelize’yi değil İmam Maturidi’nin orta yolunu esas almak gerekir.

Evet, Allah kader planında geleceği belirlerken, o muhit ilmiyle her şeyi sizin beden ve ruh kalıbınıza göre biçer, diker. Sizin iradenizle birlikte meşiet-i ilahiye böylece taalluk eder. Ayan-ı sabiteye hiçbir kimsenin ufku ulaşamaz. Oraya yani o ilm-i ilahiyi müşahedeye ancak Efendimiz aleyhi's-salatu ve's-selam ulaşabilir.

 
< Önceki   Sonraki >
Kuvvet, hikmetin insanlığın hizmetinde kullanılması istikametinde ne kadar yardımcı oluyorsa o ölçüde kıymet kazanır. Kuvveti birilerinin üzerinde baskı kurmak ve tahakkümde bulunmak için istemek –en hafif ifadesiyle– bir zorbalıktır.
Fethullah Gülen Web Siteleri