| Meleklerin Hz. Âdem'e Secde Etmesindeki Sır |
|
|
| Fethullah Gülen | |
| 22.05.2006 | |
|
Hz. Adem, zellesi sabit bir insandı ve melâike-i kiram bunu biliyordu. 'Sen, yeryüzünde fesad çıkarıp kan dökecekleri mi halife kılmak istiyorsun?' (Bakara, 2/30) sorusuyla da Ademoğlunun yapacaklarını bildiklerini gösteriyordu. (Ademoğlu da daha sonra işlediği bunca cinayetlerle, dünyayı kana boğan canavarlıklarla, bütün insanlığı dâğidar eden anarşi ve bozgunculuklarla bir manada meleklerin masumiyetinde mütecelli bir keyfiyeti göstermektedir ki, bu mana az çok Hz. Adem'in mahiyetinde müşahede ediliyordu. Bununla beraber inanan insanların mükerrem yüce bir tarafı vardır ki Cenab-ı Hakk o tarafına bakıyor ve meleklere 'Adem'e secde edin' (Bakara, 2/34) diye emrediyor. Melekler de bu emre kayıtsız şartsız itaat edip Adem'e (as) secde ediyorlar. Niçin meleklere böyle bir emir veriliyor? Hangi meziyettir ki, kan dökeceği, fesad çıkaracağı bilinen bir varlığı öne çıkarıyor? Ve masumiyetleri ayetle sabit mükerrem varlıklar ona inkiyad inhinasında bulunuyorlar? 1) Cismaniyet ve rûhâniyete ait mana ancak onunla tebellür edecek, İlahi maksatlar onunla anlaşılacaktır. İşte bunlar ve bunlara benzer hususiyetlerine binaen Allah (cc), meleklere Adem'e secde etmelerini emretmiştir. Ancak bir sebep daha var ki, en az diğerleri kadar önemlidir. O da şudur: Melekler marifete aşık ve İlahî isimleri öğrenmeye heveslidirler. Halbuki bütün esma Adem'e öğretilmiştir. Onlar da bu ilme hürmeten Adem'e secde etmişlerse, tabiat ve hilkatlerinin gereği bir hususla emredilmişler demektir. |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







