İnkârcılar karşısında zillet gösterme, insanın Allah ile olan nisbetine ve münasebetine dokunur. “Allah’ın kulu ve kölesiyim” diyen bir insan başkaları karşısında zillet göstermemelidir. Kaldı ki bu zillet, onun şahsıyla sınırlı kalmaz; Efendimize de (sallallahu aleyhi ve sellem) raci olur. Öyleyse, ona intisabı olan herkesin ondan başkasına karşı başının dik, alnının açık olması lâzım. Bu sebeple hiçbir Müslüman, sırtında taşıdığı Müslümanlık hamulesinden utanmamalı. Onun hayata taşan görünümünden sıkılmamalı. Dinin emirlerini yerine getirmekten, Kur’ân ve sünnetin emrettiği, selef-i sâlihînin tutup gittiği caddenin hayatına hayat olmasından endişe duymamalıdır. (Sohbet-i Cânan, s. 128)
Kuvvetin hakimiyeti gelip geçicidir; bâki olan, hak ve adaletin hakimiyetidir. Bunlar, bugün olmasa bile, çok yakın bir gelecekte mutlaka galip geleceklerdir. Onun içindir ki, en büyük siyaset, hak ve adalet taraftarlığında aranmalıdır.