| Sivas'ın Birinci Yılında |
|
|
| Hadi Uluengin, Hürriyet | |
| 02.07.1994 | |
|
Fethullah Hocaefendi, Sivas faciasının birinci yıldönümü arifesinde, dindar insanların hançeresinden çıkan akl-ı selim ve sağduyu sesini duyurdu. Doğrusu, Müslüman aidiyet ama laik vicdan taşıyan birisi olarak, Fethullah Gülen'in ilk kez kamu kişiliğini de sergilediği bu konuşmadan büyük haz aldım. Çünkü ben, epey fikirlerini paylaşmasam bile, "Fethullahçı" sıfatıyla adlandırılan Mümin cemaatini ülkedeki sivil dokunun parçası olarak görüyorum. Toplumumuzu belirleyen İslâmî kimlikte yeni tür bir bileşke algılıyorum. Üstelik, cemaat mensupları Orta Asya cumhuriyetlerinde veya Balkan ülkelerinde "Şeriatçı" Türk okulları açıyorlar diye de yaygara yapmıyorum. Aksine, bütün dünyadaki Hıristiyan misyoner okullarının kendi ülkeleri için propaganda işlevi gördüğünü bizzat kendi eğitimimde yaşadığımdan, Fethullah Hocaefendi müritlerinin girişimini Türkiye'ye çok büyük hizmet addediyorum. Papaz mektebinde okuduğum için papaz çıkmadığım gibi, Balkan veya Asya okullarında yetişecek öğrencilerin de Türk izdüşümü taşıyacağını biliyorum. Ama en önemlisi, laikperest tatavaya değil, bizzat Fethullah Hocaefendi'nin söylediği, hoşgörü ve çoğulcu demokrasi çağrısı yapan sözlere inanıyorum. * * * SİVAS faciasının birinci yılında, hoşgörüsüzlüğü hoşgörüye dönüştürelim. Kıyam veya intikam peşinde değil, ortak diyalog arayışına koşalım. Zihin barikatlarını kırarak, farklı olana da saygının huzuruna kavuşalım. Laikler olarak, bunu zikreden Fethullah Hocaefendi'ye şükran bildirelim. Dindarlar olarak, laiklerin vicdani tercih ifade etmelerini kabullenelim. Sivas'ın birinci yıldönümünde, hoşgörünün sancak ve bayrağını yükseltelim. |
| < Önceki |
|---|








