Tarihe Eğilmek Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 7
Kötüİyi 
Mehmet Erdoğan, fgulen.com   
16.04.2007

Mehmet ErdoğanPeki, bunu yaparken şart olan nedir sizce. Elbette aşk ve sevda. Tarihini sevmeyen bir kişinin ne tarihî şiir, ne de tarihî hikâye ve roman yazacağını zannetmiyorum. Bu sevgi nasıl olur. Bu sevgi tarihin sesini dinlemekle ve onların gösterdiği rota ve pusula istikametinde yol almakla ortaya çıkar, tebarüz eder. Yoksa ben tarihin ses ve soluğu olacağım diyen kişi asla böyle bir seviyeyi ihraz edemez.

Tarihî roman ve hikâye yazacak kişilerin tarihi seyr-i sülukları olmadır. Yani tarihi temaşa etmeleri, menzilden menzile kanat çırpmaları şarttır. Bir yavuz bir şahan burcu gibi bir ufukta onu bekler. Bir fatih bir kartal şahikası olarak bir başka yönde durur. Bir Kanuni de öyle, bir Abdülhamit de öyle.

Bu sırlı ve yüksek tepeler onları ziyaret edecek ve alacaklarını alacak ve tarz ve üslubunu gelecek asırların tepelerinde ve şahikalarına örecek ve örgüleyecek kalpler gönüller ister.

Tarihî şiirleri tek tek okumalıyız bu yüzden. Bir Yahya Kemal'in şiirleri iyi bir kaynaktır. Bir Mehmet Akif'in şiirleri de öyle. Ya kitaplar. Küçümsemek yok, seviyesiz deyip geçmek yok. Bu işe vaziyet etmekle anlaşılır bir şeyin kalitesi. Yazmak zordur. Bir Yavuz Bahadıroğlu olmak kolay değildir. Evet, nabız atışları tarih tarih diye atmakla olur, "kutsi değerlerim, kutsi değerlerim" diye ağlamak ve inlemekle olunur ancak bir Mehmet Niyazi. Yoksa lafla gemi yürütmek, sözle transatlantik yürütmek bile mümkün. Ama asıl reel planda bu zorların zoru bir meseledir.

Kırık Mızrap'taki tarihi şiirler ve Fethullah Gülen'in tarihe bakış açısı ele alınmalı ve tek tek eserlerindeki tarihi çizgiler ve renkler bir kitapta toplanmalı. Bu "tarih manifestosu" gelecek nesillere çoğaltmaları için şiir, makale ve roman yapılması hikâyeye çevrilmesi için salık verilmeli ve tavsiye edilmelidir...

Bir Risale-i Nur'da tarihi kimliğimiz ele alınmalı ve bakış açısı doğrultusunda nice türde eserler verilmelidir...

Ama bu da yine aşk ile mümkün. Evet, sevda kalbin cidarını zorlamadıkça ve özdeki umut suyu şahlanmadıkça ve köpürüp çağlayana dönmedikçe ve azim pınarı kaynayıp bir Fırat ve Dicle kesilmedikçe asla böyle bir bereket beklemek ve böyle bir mümbit hal ve keyfiyet beklemek zordur gelecek nesillerden. Kalpleri geçmişe kapalı duran insanlardan nasıl olup da kutsilerin fikirlerini yücelere taşıması ve insanlığın yüreğine nakşetmesi beklenir, umut edilir...

Asla ve kata...

İşte tarihî panorama böyle bir özlü his ve duygu taşıyanların solmaz boyalarıyla renk atmaz mürekkepleriyle çizilir ve ufuk ufuk gizemlerle nakış nakış sırlarla örülür...

Aşk dedik de aklımıza geldi. Rüyalarımızı hülyalarımızı bürümeyen aşk aşk mıdır? Elbette hayır. Evet, ekmek ve su gibi azizleşmeyen hiçbir şey gerçekten ne bize ne de gelecek nesillere bir fayda getirir...

Soluk ve nefes kadar ulvi ve yararlı ve gerekli olduğuna inanılan şeyler ancak o hisli yürek ve duyarlı kişi tarafından ortaya konulabilecektir. Yani yangını olmayanın, aşk alevi ruhunu sarmayanın aşk ateşinden bahsetmesi veya o ateşin yaktığı gönülleri tarif ve tasvir etmesi mümkün değildir. Tarifi imkânsız bir yola girmiştir o. Ve hacaletle iki büklüm çıkar bu yoldan ancak. Zaferle değil...

Her gün düşmanlara, zangoçluk eden, millet ve vatan hainlerini kucaklayan ve onların yazı ve şiirlerine bin şapka çıkaran birinin tarihi şahsiyetleri sevmesi ve onlara saygı duyması mümkün değildir...

Öyleyse aşk bu kalemlerin mürekkebidir bunu unutmamalı. Aşkı olmayanın, saygı duymayanın kalemi kurudur ki onun anlatacağı o şeylerde kuru bir kelam ve söz, çöl gibi bir beyan ve anlatımdır ki sıksan bir damla hassasiyet ve ihlâs damlamaz içinden...

Mesela denebilir ki, tarihimizin zirve ve abide şahsiyetleri bir Yavuz Sultan Selim'le, bir Fatih Sultan Mehmet'le rüyalarında-hülyalarında hemde olmayan kişinin tarihi aşk ile anlatması ve arzuları o yöne kamçılaması, istekleri tarihe doğru uçurması ve kanatlandırması yürekleri tarihin boyutlarında ve buutlarından şahinler gibi şehbal şehbal yol aldırması mümkün olmasa gerek.

Öyleyse tarihi anlamak için ona eğilelim ve onu yakından temaşa edelim. Araştırmacı bir ruhla onun içine girelim, çalışalım ve onu profesyonel bir şekilde gelecek nesillere sunalım. Ona saygı ile eğilelim ki o da bizim içimize sızdırsın ışığını nurunu. Onu sevelim ve dinamiklerini kalbimize payanda ve destek, vazgeçilmez amudlar olarak dikelim ki aşk ve sevda umut ve inanç kubbemiz destek bulsun gönül sarayımız asla yıkılmasın ve içinde daima geçmişin şevk akşamları ve mazini derin umutları ve ziyaları parıldasın ve şavkısın...

Haydi öyleyse ey genç. Tarihin altın sayfalarında seyr-i süluklarına başla. Oku ve doku onu. Önce kalbine sonra başkalarının gönlüne, oku ve doku. Kır oku, kalemi al eline. Bırak boz bulanık suları, katran ve ziftleri, gönül mürekkebini getir şöyle karşına. Terk et karalanmış, denenmiş sayfaları; özünü, masumiyetini tertemiz, özleri masum kalpleri bir sayfa gibi yay karşına ve kalemi mürekkebe bandır, sayfaları ilhama kandır ve nice yürekleri tarihe, mukaddesata, geçmişe yandır.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
ali tursun  - özlem   |2008-02-28 16:57:00
hocam ben şakırd olmak ıçin çalısan bır biçareyım sızi ruyam da gordum ve sizi cok sevıyorum saygılarımla......yozgattan bozok
üniversitesinden ali tursun
talat ordu  - doğru söze ne denir   |2007-04-17 09:51:18
yazdığınız cümlelerin çoğuna katılıyorum ve bir noktayı eklemek istiyorum: SÖYLEDİĞİNİZ ŞEYLERİ GERÇEKLEŞTİRMEK İSTEYENLERE
DESTEK VERİLMELİ...

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 16.04.2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Güneydoğu'da Cereyan Eden Hadiseler

Seyredin

O'na El Aç, Kullarına Değil!..

Dinleyin

Cennet'in Etrafındaki Sur

Dinleyin

Uşak Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendi çizginizi korurken başkalarıyla münasebetlerinizi bozmamanız da firasetinizin ayrı bir yanı olmalıdır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri