Ana Sayfa arrow Köşe Yazıları arrow 1995 Köşe Yazıları arrow Farklılıklar Ayrıcalık Haline Gelmemeli
Farklılıklar Ayrıcalık Haline Gelmemeli Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Ali Yaşar Sarıbay, Milliyet   
18.10.1995

Fethullah Gülen ve cemaati, elitist İslâm'ın örneği. Fethullah Gülen, İslâm'ın farklı yorumlarının olabileceğini açık bir şekilde gösteriyor. Önümüzdeki dönemde elitist/reformist İslâm ile popülist/radikal İslâm arasında bir hesaplaşma olacağını, bundan galip çıkanın birinciler olması hâlinde Türkiye'de demokrasinin gelişmesinin çok daha düzgün bir raya oturacağına inanıyorum.

Peki, RP dini siyasete alet ediyor mu?

Şu anlamda, evet. Türkiye'de siyaset patronaja, himaye ilişkilerine dayanıyor. Yalnız din değil, meselâ Atatürk de, hattâ demokrasi kavramı bile istismar ediliyor. Dolayısıyla RP de, niyeti bu olmasa bile, İslâm'ı istismar ediyor. 'Vakkolaşma' Bana göre RP, hem modernleşme hem post-modernleşme ile iç içe. Sıradan bir örnek gibi olsa bile, Erbakan'ın kızının düğünü çarpıcıdır. Beş yıldızlı bir otelde, İslâmî ama modern bir gelinlikle, Rolex saatler takılarak yapılan bir düğün İslâmî gelenekte var mıdır? Bu modernleşme ile bitişmedir ve doğaldır. Kınanacak bir tarafı da yoktur. Post modernleşme açısından bakılınca da; imajı ön plana getiren bir kültürde İslâmcılar bunun dışında değil. Kendilerinin 'İslâm'da Vakkolaşma' dedikleri, İslâmî tesettür modası tipik bir örnektir. RP'nin postmodernliğinin başka bir göstergesi, her şeyin her şeye kolay dönüşebilmesi. Şeffaf giysi sergileyen mankenin birden tesettüre bürünmesi; üç gün sonra da İslâm üzerine kitap yazmasının çok doğal karşılanması.

RP ile Fethullah Gülen'in temsil ettiği hareketin arasında ayrım görünürde mi, yoksa gerçek mi?

Bence ciddi ayrılıklar var. RP, siyasî bir örgüt. Fethullah Gülen hareketi ise bir sivil tomlum hareketi. Fethullah Gülen'in istediği İslâmî değerlerin genel geçer hâle gelmesi, popülarize olmaması. İslâm'ı siyasî amaçlarla kullanma söz konusu olsaydı, bu hareket RP'yi yutabilirdi.

Fethullah Gülen hareketi, insan haklarına ve demokrasiye uygun bir İslâm yorumu geliştirerek, Türkiye'de demokrasinin yerleşmesine katkıda bulunabilir. Çünkü Türkiye, şu sorunu henüz aşamadı: Demokrasimizi geliştireceksek, İslâm'ın yeri ne olacak? İslâm, kendisini hem kültür hem siyaset alanında temsil etme imkânı bulmuştur ve etmelidir de. Fakat demokrasi içinde ve demokrasi için son 10 yılda 'bir arada yaşama' kavramı gelişti. Bir arada yaşıyoruz ama, 'beraber' yaşamıyoruz. 'Beraber yaşama', benden başkasının varlığını benimki kadar meşru görmektir.

Fethullah Gülen hareketinin bir özelliği de, sık kullandığınız 'dinsel milliyetçilik' değil mi?

Fethullah Hoca'nın görüşlerinde birleştirici olanın milliyetçilik değil, din olduğuna ilişkin bir vurgu var. Şanlı bir geçmişimiz varsa, bunun büyük ölçüde dinle özdeş olduğuna dair bir yaklaşım. Laik milliyetçiliğin etnik temele dayandığı için parçalayıcı bir özelliği var. Buna karşılık dinî milliyetçilik, özellikle dinsel bakımdan türdeş bir toplumda bütünleştirici rol oynayabilir. Ancak dinin birleştirici olabilmesi için mutlaklaştırıcı da olmaması gerekir. Fethullah Hoca da benim görebildiğim kadarıyla böyle, mutlaklaştırmayan bir yorum getirmektedir. Bu, beraber yaşamanın koşullarını da sağlıyor.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 10.01.2007 )
 
< Önceki   Sonraki >
Foreign Policy'de Gülen Röportajı

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İmanda Derinlik

Seyredin

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Dinleyin

Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele

Dinleyin

Erzurum Vaazı - 19980

İndirin

Altın Nesil Konferansı - 1977

İndirin

İnsanlık için en muntazam hayat, Kur’ân’ın solukladığı hayattır. Öyle ki medeniyetin, bugün dünyanın dört bir yanında takdirle yâd edilip alkışlanan bir kısım güzelliklerinin, tamamen Kur’ân’ın yüzlerce sene evvel teşvik ettiği şeyler olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kusur ve kabahat kimde..!?
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri