|
Kulluk Geçmişte mi Kaldı?.. |
|
|
|
Fethullah Gülen
|
|
24.04.2007 |
|
Soru: Selef-i salihîn efendilerimizin hayatlarına bakınca, onların ibadet ü taate aşk derecesinde tutkun olduklarını görüyoruz. Onlara, bu aşk u iştiyakı kazandıran hususlar nelerdir? Bu ufku, günümüzün şartlarında bizim de yakalayabilmemiz nasıl mümkün olur? - Seleflerinize karşı saygılı olursanız, arkadan gelenler tarafından da siz hürmet görürsünüz.
- Her şeyden evvel başarmamız gereken husus nazarî Müslümanlığı amelîye çevirebilmemizdir.
- Nur İnsan'ın ve arkasındaki ilk saftakilerin namazı duyuş gayretleri bile görenleri hayran bırakmaya kâfî idi.
- Namazda iradî olarak sallanmak ve farklılık tavırları ortaya koymak riyâdır ve bir nevi şirktir.
- Selef-i salihînin ufkunu yakalama bizim için bir gâye-i hayal olmalı!..
- Azmedip arkasına düştüğünüz ubudiyet burcuna erişmek için acele etmeyin; iç yakarışlarınızı sürdürün ve gerekirse elli sene aktif bir şekilde bekleyin.
- Hakiki âbidler ve gerçek zâhidlerin yetişmesinde aile ortamı ve çevre şartları da çok önemli birer faktördür.
- Allah karşısında titrememezlik olmaz ki!..
- İçinde yaşadığımız zamanın da bir avantajı var.
- Bir insan günde kaç saat uyumalı!
- İyi bir kul ve başarılı bir insan olmanın şartlarından biri vaktin güzelce tanzîm edilmesidir.
- Kahvehanelerde ömür tüketmekle, oyun ve eğlence peşinde koşup durmakla ve güzelim dakikaları çayın buğusuna karışan lakırdılarla harcamakla ibadet insanı olunamaz.
Bu dosyayı indirmek için tıklayın...
|
|
Son Güncelleme ( 24.04.2007 )
|
|
Multimedya
Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu Seyredin
Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları Seyredin
Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog Seyredin
Bizi Birbirimizden Koparamazlar!.. Dinleyin
Kendi zararları mevzuubahis olsa bile, başkalarını düşünme, onlar için yaşama, onların acılarını ve zevklerini paylaşma gibi, her biri başlı başına birer değer ifade eden hasletlerin bir insanda bulunması, ondaki ruhânî hissin güçlü olmasından ileri gelir. Böyle bir histen bütün bütün mahrum olan kimselerde ise, değil bu hasletlerin bütününü, onlardan bir tekini dahi görüp göstermek mümkün değildir.
|