Köşe Yazıları
1995 Köşe Yazıları
Yeni Avrasya Hedefi Tamam | Yeni Avrasya Hedefi Tamam |
|
|
| İsmet Solak, Hürriyet | |
| 15.09.1995 | |
|
Cumhurbaşkanı Demirel, dört günlük Tacikistan ve Moğolistan gezisinin ana amacını, "Gezimizin hedefi yeni Avrasya idi ve Avrasya'yı tamamladık, bunu ABD gezimde de herkese anlatacağım" sözleriyle özetledi. Yeni Avrasya... Küreselleşmenin tartışıldığı ortamda; kültür ve tarihi bağların ekonomik bağlantılarla pekiştirilip güçlendirilmesi olayı, Demirel'in anlatmak istediği buydu herhalde: "Dünya kurtlar sofrasına döndü. Herkes, bu sofradan pay almaya çaba sarfediyor, arayış içinde koşuyor. Yeni Avrasya, dağılmışlığın coğrafyasında, ekonomik ve siyasi ilişkilerle tarih, kültür ve kardeşliğin buluşmasıdır." Tacikistan'da iç barış yok. Ama, halk köktendincilik yerine, Türkiye örneğini, laik cumhuriyeti tercih ediyor. Moğolistan da farklı değil. Türk düşmanlığı yok. Müthiş potansiyel var burada. 2,5 milyon nüfus, 26,5 milyon baş hayvan ve madenler. Hatta Gobi Çölü'nün dibinde el değmemiş petrol yatakları. Çin, Rusya ve Japonya'nın gözü çoktan buraya çevrilmiş. Almanlar, Amerikalılar sıraya girmiş. Moğolların güvendiği ülkelerin başında Türkiye geliyor. Halkın yüzde 90'ı Budist, Ama, Fethullah Gülen'in vakıf ve şirketlerinin altı lisesi eğitim yapıyor. Türk-Moğol Fen Liseleri'nde Türkçe ve Moğolca yanında, İngilizleri'nde Türkçe ve Moğolca yanında, İngilizce ve Rusça da öğretiliyor. Bir okul da biz oradayken açıldı. Yani T.C. henüz yok, ama gülen burada. Parasal organizasyonu yapan bir işadamı çok çarpıcı şeyler anlattı. "Biz bu işlere 'hayır' diye bakıyoruz. Hocaefendi'nin irşadı ile okul açıyoruz. Hocaefendi, arap ülkelerine ve rejimlerine sempati ile bakmaz. Moğol eğitim Bakanı, okullar için protokol yapılırken en önce, 'Bu okullarda fundamentalizim (köktendincilik) yapılamaz' maddesini koydurdu. Her sınıfımızda da Atatürk portresi, Gençliğe Hitabesi ve İstiklal Marşı asılıdır." Dönerken uçakta, Demirel'e "Avrasya ilişkilerinizi tamamlarken, bazı ülkelerin ayağına basmış olmuyor musunuz? Diye sordum. Yanıt, "Bu ülkeye Japonlar, Almanlar, ABD Başkanı'nın muhterem eşi gelince kimsenin ayağına basılmıyor da, biz gelince mi basılmış oluyor? O zaman çeksinler ayaklarını" oldu. İçerde didişmek yerine, biraz bu ufuklara bakmayı bir öğrenebilsek... |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|








