| Biraz İnsaf, Biraz Vefa.. |
|
|
| Rasim Haner, fgulen.com | |||||||||||||||||||||||||
| 01.06.2007 | |||||||||||||||||||||||||
|
Dil, bir köprüdür. Kültürlerin tanınması, fikirlerin akması, anlayışların anlaşılması, keder ve sevinçlerin paylaşılması için bir köprü.. Yarışmaya katılan çocuklar, bu köprünün en önemli ayaklarını oluşturuyorlar. Geçmişte dil üzerinden ne kadar olumsuzluk yaşandıysa, bütün bunları düzeltircesine, tashih edercesine bir yarış içine giriyorlar ve lisan-ı halleriyle "gelin bu olumsuz imajları, sevimsiz hatıraları silelim zihnimizden ve huzur dolu bir hayat yaşayalım şu dünyada" diyorlar. Herhalde bu görüntüler karşısında, milleti adına sevinmeyen yoktur, olmamalıdır da.. Fakat ne acıdır ki, sevinmeyenler de oluyor. Özellikle de bazı medya organları.. Sevinmedikleri gibi, olayı örtbas ediyorlar, hatta "ne olmuş ki" türünden hafife almalarla onca olumlu hadiseyi geçiştirmeye çalışıyorlar, görmezlikten geliyorlar.. Bu ilgisizlerin, bu lakayd davrananların düşündükleri nedir acaba? Millet adına, ülke hesabına bir hayırın yapılmadığı kanaati mi? Hayır, hayırların belki de en büyüklerinde biri yapılıyor. Yüz küsûr ülkeden çocuklar geliyor ve bizim dilimizin maharetlerini gösteriyorlar.. Hisler coşuyor, kalpler yumuşuyor ve gözler yaşarıyor.. Bu görmezden gelenler, yoksa "bu ülkede bir iyilik yapılacaksa bunu yapanlar falanlar değil bizler olmalıydık" diye mi müstağni davranıyorlar. Yoksa bir kıskançlık mı söz konusu? Veya katı bir inat mı? Hâlbuki, bu mesele, ne bir inada, ne bir kıskançlığa ne de bir "falanlar" aidiyetine kurban edilecek bir mesele değildir. Bu ülkede yaşayan, bu ülkenin ekmeğini yiyen, suyunu içen, bu memleketin havasını soluyan herkesi ilgilendiren/ilgilendirmesi gereken bir olaydır. Hem de çağın olayıdır.. Daha kötü bir ihtimal var ki, onu da seslendirmiş olalım: Yoksa bu kör gibi davrananlar, bütün bu yaşanan güzelliklerin olmasına karşı mı? "Nemize lazım, olmasın böyle bir şey" mi diyorlar. "Türkiye'yi kalkındırmak, memleketi ilerletmek, dünyaya tanıtmak size mi düşmüş" diye mi düşünüyorlar. "Türkiye, kendi kabuğunda cankeş bir vaziyette kalsın bizler de birer tufeyli olarak üzerinde yaşayıp gidelim.. hatta kanını emelim. Sakın dirilmesin, o zaman düşeriz, aman ölmesin o zaman da besin kaynağımız kesilir" diye mi bakıyorlar meseleye.. Hayır, yaşanan bu göz kamaştırıcı güzelliklere müstağni davranmak, görmezden gelmek, kıskanmak akıl kârı değildir. Milli ruhumuza, millî karakterimize tamamen terstir. Hele hele dünya çapında bir hadise olan bu yarışmalara karşı olmak, inanmışlığın yanından bile geçmez. Bir zamanlar trilyoner denilecek insanlar bir araya geldiler ve bir okul açtılar. Her biri tek başına yüz okul açacak bu insanlar, sadece bir okul açtılar ve günlerce televizyon kanallarından, gazetelerden reklâmlarını yaptılar. Bu şahıslar, elbette bu ülkenin insanlarıydı ve elbette yaptıklarını faydasız görmek mümkün değildi. Hizmet hizmettir.. Ama çelişkiye bakın ki, bir tarafta sadece bir okul yaptırıp bunu günlerdir reklâm mevzuu haline getirmek, memleket çapında bir olay olarak lanse etmek.. Diğer tarafta dünyada binlerce yüzlerce açılan okullardan tek kelimeyle söz etmemek, ülkemize gelmiş ve Türkçe konuşan yüzlerce öğrenciden bahsetmemek...Bu ne büyük çelişki!.. Eğer bu bir kıskançlık değilse, bir inat değilse, o zaman olsa olsa bu bir düşmanlıktır. Hem de düşmanlığın katmerlisidir. Öyleyse, böyle bir düşmanlık psikolojisi içinde bulunanlara biraz insaf diye sesleniyoruz... Ülke adına biraz insaf.. Millet adına azıcık insaf.. Ekmeğini yediğiniz, suyunu içtiğiniz memleket adına bir çekirdek kadar da olsa insaf..
3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved." |
|||||||||||||||||||||||||
| Son Güncelleme ( 01.06.2007 ) | |||||||||||||||||||||||||
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Günlerdir bir heyecan yaşanıyor ülkemizde. Sadece ülkemizde değil hatta bütün dünyada desek mübalağa sayılmaz. Finali 2 Haziran'da yapılacak olan Türkçe Olimpiyatı'ndan dolayı belki yarışmaya katılan bütün ülke mensupları bu heyecanı yaşıyordur. Biz, tarihimizde bir ilk olması açısından büyük bir coşku ile karşılıyoruz yaşanan bu hadiseyi. Seviniyoruz, Allah'a şükrediyoruz, milletimiz adına iftihar ediyoruz ve bu gelişmeyi geleceğe sıçrama rampalarından biri olarak görüyoruz.



