Hocaefendi'ye Saygı Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 0
Kötüİyi 
Şahin Alpay, Milliyet   
19.10.2001
Kabul etmek gerekir ki, bugün bile aydınlarımızın bir bölümünün genel olarak dine ve özel olarak İslâm'a bakışında, geçen yüzyılın sonlarında ortaya çıkan Jön Türk hareketinin önemli bir damgası var. Daha sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti şeklinde örgütlenen Jön Türk hareketinin Ahmet Rıza ve Abdullah Cevdet gibi düşünür ve liderlerinin, Osmanlı devletinin gerilemesinden genel olarak dîni ve özel olarak da İslâm dînini sorumlu tuttuklarını biliyoruz. Jön Türk liderleri, devletin modernleşebilmesi için Osmanlı seçkinlerinin, (Fransa'da August Comte ve izleyicilerince geliştirilen) "dinin yerine bilimi" koyan Pozitivist felsefeyi benimsemelerini savundular. Onlara göre, modernleşme ve Batılılaşmanın başarılabilmesi için halkın da, bunları İslâmî kavramlar olarak sunan bir tür "gerçek İslâm" ile eğitilmesi gerekiyordu.

Jön Türklerin dine bakışı konusunda çok aydınlatıcı yeni bir araştırma, Princeton Üniversitesi profesörlerinden değerli tarihçimiz Şükrü Hanioğlu'nun, The Young Turks in Opposition/Jön Türkler Muhalefette: 1889-1902 (Oxford University Press, 1995) başlıklı fevkalade önemli ve ilginç yeni eseri.

Jön Türklerin dünya görüşü, gerek kurdukları İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin, gerekse daha sonra Kemalistlerin görüşlerini birçok açıdan etkiledi. Hanioğlu'nun, kitabında vurguladığı gibi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarındaki resmi ideoloji, 1889-1902 döneminde Jön Türkler tarafından geliştirilmişti.

Böyle bir bakış açısıyla, Türkiye'de İslâm'ın çeşitliliğini, büründüğü farklı biçimleri birbirinden ayırmak, çözümlemek, anlamak; dini ve siyaseti yerli yerine oturtmak, elbette ki mümkün olamaz. Çok şükür ki, olduğu kadar özgürlük ve demokrasinin yardımıyla; toplumun zorlamalarıyla bu sığ anlayışları, yavaş yavaş da olsa aşıyoruz.

Bu bağlamda, son zamanlarda Fethullah Gülen Hocaefendi'nin çıkışlarının yararlarını, katkılarını görmemek mümkün değil. Hocaefendi, İslâm diniyle modernliği ve bilimi bağdaştırma gayretindeki farklı bir Jön Türk, 20. yüzyıl Türkiyesi'nin kendine özgü bir İslâm düşünürü ve lideri olan Bediüzzaman Said Nursî'nin kurduğu cemaatin günümüzdeki önde gelen temsilcisi.

Görebildiğim kadarıyla Hocaefendi, İslâm'ın bir siyasî ideoloji, bir parti felsefesi olarak kullanılmasına; toplumun inananlar ve inanmayanlar diye iki kutba bölünmesine karşı çıkıyor. Farklı inanan ve farklı düşünenlerin birbirlerine saygılı, hoşgörülü olmalarını; toplumda barış ve uzlaşmayı savunuyor. Bence Hocaefendi'nin çabaları, dini yerli yerine oturtmamıza yardımcı olabilir.

Kimi "laik"lere göre durum kaygı verici: Hocaefendi "takiyye" yapıyor, yani İslâm devleti kurma uğraşında, dava uğruna yalan söylüyor; örtülü ve derinden çalışıyor. Kimi İslâmcılara göre, endişeye mahal yok: Necmettin Hoca ile Hocaefendi arasında "işbölümü" var. Necmettin Hoca siyasî yoldan, Hocaefendi eğitim yolundan aynı hedefe yürüyorlar. Komplo kuramcılarına göre ise Hocaefendi, tabiî ki "devlete çalışıyor..."

Hocaefendi'yi, din ile siyaseti ayıran; halkı kamplara bölebilecek düşmanlık kültürüne karşı çıkan; hoşgörülü bir İslâm anlayışının gelişmesine katkıda bulunan bir din adamı olarak algılıyorum. Hocaefendi'nin yaptıklarına saygı gösterilmeli.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İktisadın Lüzûmu

Seyredin

Bizi Birbirimizden Koparamazlar!..

Dinleyin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Denizli Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendi yaptığı işi beğenme bir münafıklık alâmetidir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri