Ana Sayfa arrow Kırık Testi arrow Efendimiz'i Rüyada Görmek
Efendimiz'i Rüyada Görmek Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
04.06.2007

Efendimiz'i Rüyada GörmekPeygamber Efendimiz'in (sallallahu aleyhi ve sellem) rüyalarda, bazen sakallı, bazen sakalsız, kimi zaman siyah saçlı, kimi zaman da beyaz saçlı olarak değişik şekillerde görülmesini nasıl izah edebiliriz? İnsan, ne şekil ve surette görürse görsün, hakikaten O'nu görmüş sayılır mı?

Malum olduğu üzere, görüldüğü şekilde gerçekleşen ve te'vîle ihtiyacı olsa da bir mesaj içeren rüyaya "rüya-yı sâdıka" ya da "rüya-yı sâliha" adı verilir. O, insanın mahiyetindeki latife-i Rabbâniyenin doğrudan doğruya âlem-i gayba açılan bir kapı bulması, o açık kapıdan vukua gelmeye hazırlanan hâdiselere bakması ve Levh-i Mahfuz'un cilvelerinden ya da kader mektuplarının misallerinden birini görmesi şeklinde ortaya çıkar. Hayal bazen gördüğü o cilvelere ve mektuplara bir kısım libaslar giydirebilir ama bu türlü bir rüya ya aynen görüldüğü gibi çıkar, ya da bazı te'vîller vesayetinde ciddi mesajlar verir.

Diğer taraftan, daha evvel yaşanan bazı tesirli hadiselerin hayalde bıraktığı izlerin ortaya çıkmasıyla görülen, bir manası olmayan veya varsa da ehemmiyeti bulunmayan, tabire değmeyen karmakarışık rüyalara da Kur'ân'ın tabiriyle, "adgâsü ahlâm" denir.

Hazreti Aişe (radiyallahu anha), ilk dönemde Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz'e vahyin gelişinin rüya-yı sâliha şeklinde cereyan ettiğini ve O'nun gördüğü bütün rüyaların sabah aydınlığı gibi apaçık olduğunu haber vermektedir. Sultan-ı Rusül'e rüyayı sâdıka şeklinde vahiy gelmesi risaletin ilk altı ayından sonra da kesilmemiştir. Bunun için, İnsanlığın İftihar Tablosu istirahat buyururken, Ashab-ı Kirâm'ın O'nu uykusundan uyandırmaktan ve vahyin kesilmesine sebebiyet vermekten çok çekindikleri nakledilmektedir.

Rehber-i Ekmel'in "Refik-i A'lâ" deyip sevgililer diyarına gidişinden sonra vahiy ve dolayısıyla vahiy olan rüyalar da sona ermiştir. Fakat, her mü'minin görmesi mümkün olan ilham kabilinden sâdık rüyalar bâkî kalmıştır, kıyamete kadar da sâdık mü'minler için bâkî kalacaktır.

Rüyadaki Gerçekten O mu?

Mü'minin göreceği sâdık rüyaların başında, Fazilet Güneşi'nin (aleyhi ekmelüttehâyâ) şualarıyla aydınlanan rüyalar gelir. Çünkü, O'nun görüldüğü rüyalar doğruluk üzeredir ve bazılarının bir te'vîle ihtiyacı olsa da hepsi kesinlikle sâdıktır. Ekser hadis mecmualarında rivâyet edilen bir hadis-i şerifte Sâdık u Masdûk Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Rüyasında beni gören, gerçekten beni görmüştür. Çünkü, şeytan hiçbir şekilde benim suretime giremez."

İşte bu beyan-ı nebevî ve onun ihtiva ettiği hakikat üzerine ehl-i tahkik farklı görüşler üzerinde durmuşlardır: Bazıları, ister sakallı ister sakalsız, ister uzun ister kısa, ister yaşlı ister genç, ne şekil ve surette görülürse görülsün, bir kimsenin kalbine rüyasında gördüğü kişi hakkında "Bu zat, Peygamberimizdir" şeklinde bir his doğması halinde o zatın Peygamber Efendimiz olduğunu söylemişlerdir. Bazıları ise, Hazreti Rûh-u Seyyid'il-Enâm'ın rüyada kendi sima ve şemâili ile görüldüğü zaman Peygamberimiz olduğunu; aksi halde, şeytanın, Efendimiz'in şekil ve suretinin gayrısında, başka bir suretle ortaya çıkıp "Ben Muhammed'im" diyebileceğini ifade etmişlerdir. İmam Rabbânî Hazretleri, "Efendimiz kendi şeklinde görüldüğü zaman hakkıyla görülmüş olur ki, şeytan O'nu temsil edemez" derken, ayrı bir ekol sahibi olan Muhyiddin İbni Arabî, "Ne şekilde ve surette olursa olsun, "Ben peygamberim" diye kişinin kalbine doğan zat Peygamberimizdir." demiştir. Cumhur-u muhakkikîn, Muhyiddin İbn Arabî Hazretleri'nin düşüncesine temayül göstermişlerdir.

İmam-ı Nevevî hazretleri de, ister bilinen sıfatları üzere, isterse bilinen vasıflarından başka bir surette görsün, sâlih rüyayı gören kimsenin her iki surette de Mahbûb-u Âlem Efendimiz'i hakikaten görmüş olacağını söyler. Kadi İyâz'a göre ise, Râsul-ü Ekrem'i bilinen sıfatlarından başka bir şekilde görenin rüyası te'vîle, tabire muhtaçtır.

Rüyaya Yansıyan Hüzün

Haddizatında, Habîb-i Edîb Efendimiz'i görmek ne şekil ve surette olursa olsun, alaküllihal bir müjdenin ifadesidir. Yaratılışın en anlamlı nüktesi Hazreti Fahr-i Âlem Efendimiz'in güzeller güzeli cemali, mübarek siyah saçları, siyah sakalı, endamlı bakışları, yüz çizgilerindeki tenasübü ve müstesna bir beşer güzelliği içindeki mahiyetiyle rüyada görülmesi ve bir insanın mir'at-ı ruhuna eşsiz kemal ve cemaliyle aksetmesi o rüyayı gören insan için büyük bir bahtiyarlıktır. Zira, selef-i salihîne göre, rüyada Peygamber Efendimiz'i görmek gamdan sonra feraha, bir sıkıntının akabindeki rahatlığa, nimetlerin artmasına, tevbenin kabulüne, hepsinden öte ahirette şefaate nâil olma ve Cennet'te O'nun gül cemalini açıktan açığa görme yoluna girmeye işarettir.

Nebîler Serveri'nin değişik şekillerde görülmesi ise, bir kısım manaları iş'ar eder. Şayet, Güzeller Güzeli, kendisine uygun ruh güzelliğinin dışa yansıdığı rüya esnasında o güzelliğin bazı yanları gitmiş olarak görülürse, bu durum, rüyayı gören insanın mir'at-ı ruhunda onu tamamiyle aksettirmeye mani bir kısım isin ve pasın bulunduğuna delalet eder. Mesela; bir kimse Allah Rasûlü'nü sakalsız görüyorsa, demek ki, o insanın mir'at-ı ruhunda Rasûl-i Kibriyâ Efendimiz'in sakalını görmesine mani bir kusur var ve bu kusur O'nun güzelliğini bütün olarak müşahede etmesine engel oluyor. Öyleyse, bu insan, Şânı Yüce Nebî'yi rüyasına misafir ettiği için sevinse ve kendisini bahtiyar saysa da, böyle bir eksiklikten dolayı ruh dünyasına çeki düzen vermesi gerektiğini de gözardı etmemelidir.

Şu kadar var ki, Ferîd-i Kevn ü Zaman Efendimiz'in şemâil-i hakikiyesiyle görülmemesi sadece vicdanın ve gönlün paslı olmasından değildir. Bazen rüyayı gören zatın veya onun temsil ettiği davanın, hareketin ya da milletin başına gelecek bir kısım musibetlerden ötürü Hüzün Peygamberi'nin mahzuniyet ve mükedderiyeti misal aleminden o şekilde temessül edebilir. Nitekim, Mahzun Nebi, rengi değişmiş, eski elbise giymiş veya bir azası eksilmiş görülürse, bu rüya o yerde dinin zayıflamasına ve bid'atların yaygınlaşmasına delalet eder. Belki, Rasûl-ü Ekrem'i (sallallâhu aleyhi ve sellem) o rüyada gören kimse Hak katında çok makbul ve mahbub bir insandır, gönül dünyası açısından da kusursuzdur; fakat, Sultân-ı Rusül'ün, sevdiği o insanın nazarına temessülü herhangi bir hadiseye karşı iç âlemindeki durum itibariyle olur. Mesela, mühim işleri omuzunda taşıyan bir zata, İki Cihân Serveri Efendimiz, gözleri yaşlı ve sakalını tıraş etmiş olarak mahzun bir çehre ile zuhur edebilir. Bunun manası -Allahu a'lem- şudur: O zatın, dolayısıyla da davasının başına gelecek bir badireden ötürü, Hakikat-i Ahmediye (aleyhissalatü vesselam) müteessir olduğundan Şânı Yüce Nebî kendi şekl-i hakikisinin dışında görülmüş ve bir bakıma o işi teessürle karşıladığını ifade buyurmuştur.

Yine, bir şahıs rüyasında Fahr-i Kâinat Efendimiz'i çok hüzünlü görür; O'nun Uhud'da başından aşağıya kanlar akarken dahi devamlı tebessüm eden mübarek çehresi mahzun, saçı ve sakalı ise dağınıktır. Vâkıa bu saç ve sakal dağınıklığı, Aleyhi Ekmel'üt-Tehâyâ Efendimiz'in mahiyet-i hakikiyesiyle alâkalı değildir; bu hal, Hakikat-i Ahmediye (aleyhissalatü vesselam)'ın kendi cemaati içindeki bir kısım arızaları temsil keyfiyetiyledir ve ümmet-i Muhammed'e yönelmiş bir belanın gelmekte oluşundandır. Bizim halihazırdaki dağınık ve perişan veya ileride dağılacak ve perişan olacak yönümüze nazar etmesi itibariyle Hakikat-i Ahmediye (aleyhissalatü vesselam) hakiki şeklinin haricinde, saçı-sakalı dağınık bir vaziyette temessül etmiştir.

Aynı zamanda, Gönüllerimizin Gülü (sallallahu aleyhi ve sellem)'in hüzünlü ve münkesir görüldüğü rüyalar inananları uyarmakta; onları gelmekte olan bir musibete karşı hemen Cenâb-ı Hakk'a iltica etmeye, belalara kalkan olması için sadaka vermeye ve her hayırlı vesileyi muhtemel felaketleri defedici bir paratoner olarak değerlendirmeye çağırmaktadır.

O Hep Aranızda Dolaşıyor!..

Ayrıca, ümmetinin her haliyle alâkadâr olan Şefkat Peygamberi bazen de müslümanlara ümit vermek, onların aşk ü şevklerini artırmak, gönüllerine inşirah salmak ve bütün heyecanlarıyla bir kere daha vazifelerine sarılmalarını sağlamak için rüyaları şereflendirir. Nitekim, Beyan Sultanı (aleyhi ekmelüttehâyâ) "Nübüvvetten ümmete yalnız mübeşşirât kalmıştır." buyurur. "Mübeşşirât nedir, ya Rasûlallah?" diye sorulduğunda, "Sâlih rüyalardır" cevabını verir. Evet, Cenâb-ı Hak, sâlih ve sâdık rüyalar vesilesiyle mü'minleri müjdeler, gönüllerini şevke gark eder ve onları muştularla sevindirir.

Meselâ, bir arkadaşınız rüyasında görür ki; Gül-i Rânâ Efendimiz geliyor ve sizin kâkül-ü gülberlerinizden tutarak, alnınızdan öpüyor.. öpüyor ve "Ohh.. sizler Cennet kokuyorsunuz" diyor. Siz "Bu iltifat da neden ya Rasûlallah?" diyorsunuz; O da, "Tam gönlüme göre hizmet ediyorsunuz; adımı dört bir yana duyuruyorsunuz!" buyuruyor.

Bir başka arkadaşınız, âlem-i menâmda O'na mülâkî olunca, "Ya Rasûlallah, üç-beş kişi Senin adına bir yerde toplansa, oraya mutlaka Ashâb-ı Kirâm'dan birini gönderirmişsin, bu doğru mu?" diyor. Gönüllerin Efendisi, bu soruyu tebessümle karşılıyor ve şu cevabı veriyor: "Önceden öyleydi; ama şimdi zaman, âhirzaman. Kardeşlerimin daha çok himmete ihtiyacı var. Artık nerede üç-beş kişi benim adıma bir araya gelirse, onların yanına bizzat ben gidiyor ve ruhâniyetimle aralarında yer alıyorum."

İşte, her durakta bir sürü hain düşüncenin rengârenk masallar ürettiği, masalların birer büyü gibi dinleyenleri uyuttuğu, bâtıla açık şuuraltlarının aldatan rüyalar gördüğü; küfre şahlık urbalarının, diyânete cadı elbiselerinin giydirildiği, ruhun gözlerine kezzap dökülüp vicdan mekanizmasına civa akıtıldığı, çevrede serpilip gelişen yeşilliklerin çehresine zift serpiştirildiği.. ve her şeyin olduğundan başka gösterilmeye çalışıldığı bir zaman diliminde Rahmeti Sonsuz, bu türlü mübeşşirât ile inananları takviye ediyor, aşk u şevke getiriyor ve gönüllerini ümit şualarıyla şenlendiriyor.. şenlendiriyor ve rüyaların diliyle adeta "Siz hizmetinize bakın; Ben Kimsesizler Kimsesiyim, sizin de kimsenizim, Siz kendinizi değiştirmedikten ve gaye-i hayalinizi terk etmedikten sonra düşmanlığa yenik ruhların hücumları size zarar veremeyecektir. Habîb-i Ekrem hep içinizde, yanınızda, yakınınızda bulunacak ve size müzâhir olacaktır!" diyor, ümitlere fer, dizlere derman ve kalblere inşirah veriyor.

Teveccüh Şahsa değil Şahs-ı Manevîyedir

Ne var ki, bu türlü rüyaları gören insanlar, ondaki iltifat ve takdirleri kendi üzerlerine almama hususunda âzamî hassasiyet göstermelidirler. Fahr-i Kâinat Efendimiz'in (aleyhi ekmelittehâyâ) sâdık rüya ve murakabelerde tenezzülen asrın garipleri arasında dolaşması, onların müesseselerini ziyaret etmesi ve bazı şahıslara hususi iltifatlarda bulunması iman hizmetinin kerametinden başka bir şey değildir; şahsî meziyet ve şahsî kemalât adına ortaya konan gayretlerle bu takdirlere mazhariyet düşünülemez ve düşünülmemelidir. Alnı öpülen, alkışlanan, takdir ve tebcil edilen şahs-ı manevîdir ve Rasûl-ü Ekrem Efendimiz'i gören kim olursa olsun, meseleyi bu açıdan değerlendirmelidir.

Diğer taraftan, bir insan, Hazreti Rûh-u Seyyid'il-Enâm'la temessülen görüşürken ondan bazı emirler ve haberler de almış olabilir. Bu görüşme esnasında Peygamber Efendimiz'den duyduğuna inandığı sözler eğer şer'î ölçülere muhâlif ise, -işin içinde Hazreti Sâdık u Masduk bulunduğu için bunu farz-ı muhâl çerçevesinde dahi olsa ürpererek söylüyorum- o insan kesinlikle şer'î ölçülere ters düşen o ifadeleri tatbik edemez ve Sultân-ı Enbiyâ ile görüşmesini kendisi için delil sayamaz. Andelîb-i Zîşân Efendimiz'in bir insana rüyasında bazı şeyler söylemesi mümkündür, ancak rüyadaki o sözlerin geçerliliği, Kitap ve Sünnet'te açıklanan, İslam alimlerince yorumlanıp yazılan kurallara uygun olmasına bağlıdır. Peygamber Efendimiz'in misalini bilhassa arz ediyorum ki, diğer büyük zatları görüp onlardan bazı emirler aldıklarını söyleyenler için de bir ölçü olsun. Demek ki, insan temessül etmiş şekilleriyle nebileri ya da velileri görse ve onların sözlerine muhatap olsa, yine hüküm değişmez; söylenenler şer'î ölçülere tatbik edilir ve davranışlar ona göre ayarlanır. Evet, rüyalar Kitap ve Sünnet gibi teşrîin gerçek kaynakları yanında hüccet ve delil sayılabilecek kriter ve kurallar değildir; asıl olan, Kitab'a ve Sünnet'e uymak, rüyaları da sübjektif birer işaret saymaktır.

Dahası, İnsanlığın İftihar Tablosu'nu rüyasına misafir eden bir kimseye bir sır verilmiş demektir. Bu talihli insan, Rasûl-i Ekrem Efendimiz'in (sallallâhu aleyhi ve sellem) o mukaddes sırrını ulu orta fâş etmemelidir. Şayet, o rüyada iman kardeşlerinin, dost ve arkadaşlarının kuvve-i maneviyelerini takviyeye medar olabilecek bir durum varsa, işte o zaman duyduklarında inşiraha kavuşacaklarını ve aşk u şevke geleceklerini umduğu kimselere onu anlatmasında bir mahzur yoktur. Ne var ki, öyle hâlis bir niyetle sırrını paylaşırken bile nefsin gururuna bâdi olabilecek hususları gizlemek ve mümkünse rüyayı göreni meçhul bir sevgi kahramanı olarak zikretmek en doğru yol olsa gerektir. Zira, Hak kapısının sâdık bendelerine düşen, müşahedelerini anlatmaktan, rüyalarını ve yakazalarını başkalarına söylemekten kaçınmaktır; böyle bir sükûtta hem selâmet hem de ilâhî esrarı ketmetmedeki Hakk'a saygı vardır.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
semm  - mutluluktan agladım....   |2008-07-03 05:05:58
aleykum selam ....bende bir gece yatarkan uyuyuncaya kadar salavat cektim.ruyamda peygamber efendimizi gordum .aramızda 5 metre falan mesafe
vardı.simsiyah saclı 25 30 yaslarında,nur gibi bi yuzu vardı.arkasında sandalye buyuklugunde birde kaya parcası vardı.sonra anıden ellerını
yuzune kapayım içlenmis bir sekilde hıckıra hıckıra ağladı.bende sordum peygamber efendimiz nicin agliyorsun diye.sonra uyanmısın ve allaha
sukrettim kac kere.ama üç gun agladı...
Hamza  - Efendimiz'i Sarışın Bir İnsan Olarak Gördüm.   |2008-06-16 19:53:50
Efendimiz'i sarışın bir insan olarak gördüm. Bundan -zannedersem- üç ay kadar önce düşümde Efendimiz'i sarışın bir insan olarak
gördüm. Acaba Efendimiz kendi aslî sûreti dışında görülebilir mi? Bu tartışmalı bir konu. Kimisi görülür, kimisi görülmez, diyor.
Herşeyin en iyisini Allah bilir. Düşümde gördüm ki eteklerinde keçi yolu gibi yollar bulunan yarı eğimli yayvan bir tepe... İnsanlar
kıbleye karşı namaz kılıyor. Efendimiz de yan...
CENK  - Bende Anlatayım...   |2008-06-11 04:27:24
gecmiste pek inanclı oldugumu soyleyemem, birgun annemle bir tartısma yaptık. o bana sukret dedi ben etmedim ve defalarca soyledi ve defalarca
etmem neyim var ki edeyim derken,o gece ruyamda peygamber efendimizi gordum olayı anlatmicam nasıl gordugum bende sır olarak kalacak ama o ruyadan
uyandıgımda Sukurler olsun diye yataktan fırladım. Bu gunume binlerce kez hamdolsun...
gökçen   |2008-06-11 00:07:38
sevgili hocam öncelikle herkesi aydınlatmaya çalıştığınız için ve bunun karşılığında hiç bir beklentiniz olmadan yaptığınız için
size ne kadar tesekkür etsek az,Allah sizden razı olsun,Allah uzun ömürler versin başımızdan eksik etmesin sizi hocam.benim sorum şu olacak
rüyamda büyük bir camiye tutunarak gökyüzüne doğru uçuyordum,bunu nasıl yorumlarsınız hocam.şimdiden tsekkür ediyorum , selametle kalın
Davut ÇELİK  - erzurum ve türkiye seninle gurur duyuyor   |2008-05-12 01:58:07
sayın hocam sizden ALLAH razı olsun.
ahmet  - Allah razı olsun   |2008-02-14 12:00:53
hocam bizi aydınlattıgınız icin Allah sizden razi olsun.
Ercan KARADİKEN  - Hocam sende kendimi buldum hayatın ne ka   |2008-02-11 22:37:23
Hocam sizi takip etmeye başladıktan sonra bu dünya için neden diye kendime sorduğum birçok sorunun cevabını buldum Allah(cc) sizden hem o
güzel yorumlarınız hemde insanlık adına yaptığınız birçok iyilikten razı olsun ben bir şeyi merak ediyorum 23 yaşındayım ve bundan
yaklaşık 10 sene önce peygamber efendimizi 2 kez rüyamda gördüm biri belki filmin etkisindendi ama öbürü çok farklı peygamber efendimiz
yatakta yatıyor ve ben odadan içeri girin...
aycin-serhat  - size hayranim hocam   |2008-01-29 21:15:05
hocam allah sizden razi olsun eserlerinizi sürekli okuyorum rabbim size acil hayirli sifalar versin aklin hizmette kalmasin senin yetistirdigin
abileirmiz ablalarimiz bayraginizi ellerinde tutmak icin canla basla mücadele ediyorlar.sizi cok seviyoruz hocam
latif  - PEYGAMBERİMİZİN ANNESİ AMİNE ANNEMİZİ RÜ   |2008-01-25 11:38:40
RÜYADA PEYAGMBERİMİZİN ÖLÜMÜNÜ BEKLİYORDUK Bİ BİNADAYDIK TABİ PYGAMBERİMİZİ GÖREMİYORDUK O KAPALI BİR YERDEYDİ YANIM DA BİRKAÇ
ARKADAŞIM VARDI BİNA NIN ALT KATINA İNERKEN HZ AMİNEYİ UNUTTULAR DİYE Bİ SES GELDİ BEN GİDİP BAKTIM ELİ YZÜ KAN İÇİNDEYDİ BANA ELİNİ
UZATTI VE GÜLÜMSEDİ SONRA UYANDIM YORUMLARSANIZ SEİNİRİM ALLAH RAZI OLSUN
sevgi nehir  - rüya   |2008-01-21 16:20:07
ben de efendimizi rüyAMDA GÖRDÜM UZANMIŞ YATIYORDU ÜSTÜNÜ ÖRTTÜ YÜZÜNÜ GÖREMEDİM SADECE YATTI BENİMLE HİÇ İLGİLENMEDİ
sevilcan  - rüyamda bende peygamber efendimizi gördü   |2008-01-16 22:43:14
Hayırlı günler hocam,ben bundan 6veya 7 yıl önce rüyamda peygamber efendimizi görmüştüm arabıstanda beyaz bır çadırda yaşıyorduk ve
bana bir erkek çocuk doğuracamı söylemişti ben bekarım ne anlama geliyordu bılemedım bundan temuz ayında da bır rüya gördüm rüyamda
veysel karanı hazretlerinın bahçesindekı çiçekleri kopardım ve beni eve kadar kovaladı rüyamda komşumuz bana diyorkı veysel karanı hzr
tanımıyormusun sahilde yazlığı var b...
gökhan  - hz. muhammed   |2008-01-05 09:28:55
hocam sizi çok seviyorum size bir sorum vardı.. hz MUHAMMED (S.A.V)EN SON KİM GÖRMÜŞTÜR?
selma  - gülpembe   |2007-12-20 21:34:59
hocam ben işitme engeliliyim okuyorum begeniyorum peygamber efendimiz rüyamdan görmek istiyorum dua ögrenebilirmiyim hocam ALLAH RAZI OLSUN
degerli hocam  - hz muhammed ruyada gordum   |2007-12-16 21:16:35
Bir gece uykudayken sanki bir trustik geziye cikmisiz gibi bir rehber tarafindan bize eski Mekke gezdiriliyordu yallasik 10 kisilik bir gruptuk derken
bir duvarin uzerinde agac dallarini yara yara ilerlerken ondeki rehber hekese sakin sag tarafiniza bakmayin dedi ben baktim dipsiz bir ucurum idi sol
tarafta ise eski toprakli evler vardi rehber herkesin gecmesini bekledi ben enson daydim bana dediki cengiz bu ustunde durdugumuz toprak duvar
Peygamber Efendimiz s.a.v evidir bu ka...
Atilla,   |2007-11-30 20:59:48
Degerli hocam Selamün aleyküm saygilar sunuyor hasretle ellerinizden öpüyorum Bizlere vermis oldugunuz degerli hizmetlerinizden dolayi hakkinizi
helal ediniz insallah 1976 yillarinda yaninizda idim emeginiz gecti üzerimizde hakiniz var helal ediniz Sevgi ile ve sefkatle yaklasiminizdan dolayi
ayrica tesekür ediyorum hic bir menfatiniz olmadan bize ilim ögretmek ten baska bir amaciniz olmadini biliyorum Allah tüm islam dünyasina siz gibi
degerlerimizi naship etsin insal...
M.özmn  - ben kim rüyada görmek kim   |2007-11-14 18:29:17
allah razı olsun hepinizden
bende salavatla katılmak istedim
elfü elfi salatin ve elfü elfi selamin aleyke ya RASULALLAH
ayrıca tüm peygamber
efendilerimize ashabı kiram ehli beyt kardeşlerimize meşayih
şehit veli ve tüm selam alacaklara selam olsun
ALLAH,A EMANET OLUNUZ
Meryem  - Nefis tutsağı bir KUL   |2007-11-14 18:08:43
selamun aleyküm çok muhterem sayın hocamız yanındaki kardeşler ve tüm dostlar
ahhhh ahhhhhhh ne olcak bizim bu halimiz ALLAH TEALADAN kendimiz
evlatlarımız yakınlarımız ve bütün MUHAMMED sallallahu aleyhi ve sellem ümmeti için hidayetler diliyorum
bu yazıyı okuyan
kardeşlerimizdende hepimizin ALLAHIN rızasını kazanan ve sevdiği kullardan olmamız için dualarını rica ediyoruz
hizmetimiz daim ALLAH
yardımcımız olsun
Habibe  - Hz.Muhammedi rüyamda görmek için ne yapm   |2007-11-08 15:33:09
ben efendimizi görmek isiyorum
ayşe  - dua   |2007-11-04 12:04:38
Allah size sağlık afiyet versin sizi çok seviyoruz
özgür özmen  - Adı güzel kendi güzel MUHAMMET   |2007-10-26 00:43:51
Hocam rüyamda kaianatın efendisini gördüm çok güzel cemali vardı koltukta oturuyordu bende dizinin dibinde benim saçlarımı okşadı bana
seyidim ehl
-i beytim hasanım hüseyinim dedi ve gözlerinden mübarek yaşları aktı.hocam ben aleviyim ve sol el yanagında doguştan iz var
arapça ALLAH Yazıyor

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 11.06.2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

"Kardeşlerime Selam Olsun!"

Seyredin

Allah'ın Lütuf ve İhsanları

Seyredin

His Felcinin Sebepleri

Dinleyin

Secde İzindeki Tehlike

Dinleyin

Edremit Vaazı - 1974

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, varlık ve hâdiseler kitabıyla içli dışlı olup, onunla bütünleştiği ölçüde gönül dünyasında hikmet parıltıları belirir. Bu sayede o, özünü tanır; mârifetullaha erer; sonra da gider, Allah’a vâsıl olur. Elverir ki, düşünce planında gerçekleştirilmek istenen bu seyr ü seyahat, ilhad ve inkâra bağlanmış olmasın.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri