Kabir Azabından Sana Sığınırız Allah'ım Yazdır E-posta
Fethullah Gülen, Zaman   
08.06.2007

Kabir Azabından Sana Sığınırız Allah'ımResûl-i Ekrem Efendimiz (aleyhi ekmelü't-tehâyâ) insana sıkıntı ve keder verecek, onu dünya ve ahirette zillete düşürecek mevzularda Cenâb-ı Hakk'a sığınmış, ümmetine de her türlü musibete karşı Allah Teâlâ'nın hıfz ve inâyetine sığınmalarını tavsiye etmiştir.

Bu şekilde, ilahî emir ve yasaklara uymanın yanı sıra, hem söz hem de amelle Allah'ın koruyup kollamasını ve bütün şerlerden muhafaza etmesini istemeye "istiâze" denmektedir.

Peygamber Efendimiz'in değişik hadis-i şeriflerine bakılırsa görülecektir ki, O, küfürden, fâsıklıktan, nifaktan, riyakârlıktan, kalbin kasvet ve gafletinden, acizlikten, tembellikten, yoksulluk ve borcun galebe çalmasından, zillet ve meskenetten, insî ve cinnî şeytanların şerlerinden, delilik ve cüzzam gibi hastalıklardan, bunamaktan ve çok yaşlanıp başkalarının eline düşmekten, yangın ve sel gibi felâketlerden, kabir azabından ve Cehennem'den... Cenâb-ı Allah'ın rahmetine, ilâhi riâyet ve inâyete iltica etmiş; aynı zamanda bize de, bu musibetlere karşı teyakkuzda olmamızı irşad buyurarak, yönelmemiz lazım gelen sığınağı göstermiştir.

İnsan için çeşitli hayat mertebeleri söz konusudur. Ehl-i şuhud ve keşif, bu mertebelerin çoğuna muttalidirler. Mesela, hayalin kendine mahsus bir âlemi vardır; hayali geniş olan kimseler, bizim göremediğimiz pek çok şeyi adeta görür gibi olurlar. Onlar için safha safha geçmiş ve satır satır gelecek birden duyulur ve yaşanır. Hayalin hemen bir adım gerisinde rüyalar âlemi; rüyalar âleminin az ötesinde berzah buudu; berzahın daha ötesinde ise, cennetiyle-cehennemiyle en hakiki ve râsıh âlem olan ukba vardır. Oradan bu tarafa gelirken berzah âlemi, cennet âleminden biraz uzak, bizden de biraz ötede bulunmaktadır. Bu âlem, ruhanilerin cevelangahı gibi bir yerdir. Burası rüyalar âleminden biraz daha râsıh ve köklü bir âlem mahiyetindedir. Berzah âlemiyle, içli-dışlı yaşayanlar orayı-burayı bir arada görürler. Tabi bu tür halleri, tatmayan da bilmez.

Bir insan imansız olarak ölürse kabirde azap görecektir. Hadisin ifadesiyle kabrin sıkıştırması haktır. Fakat orada hesap yoktur; zira hesap, mahkeme-i kübrada görülecek ve imansız ölen bir insan cehenneme gidecektir.

Bununla beraber, müminin dünyada çektiği sıkıntılar, onun günahlarına kefaret olduğu gibi, ölüm esnasındaki ızdırapları, kabirde maruz kaldığı/kalacağı tecziye türü hususlar da ahiret azabını hafifletme adına arındıran birer ameliyedir.

Çok sıhhatli olmasa da siyerde şöyle bir vak'a nakledilir: Hz. Abbas, Hz. Ömer'i çok sevmektedir. O, Hz. Ömer'in vefatından sonra onu rüyasında görmek ister. Ancak aradan altı ay geçtikten sonra ona rüyasında görür ve sorar: "Ya Ömer! Altı aydır neredeydin, seni bir türlü göremedim." Hz. Ömer, "Ancak hesaptan kurtuldum" der. Hz. Ömer, âbide-i İslamiye ve insaniyedir.. ve nebilerden sonra kâ'bına ulaşılamazlardandır. Ancak, ihtimal onun da mukarrebin ölçüsünde bazı lememleri vardı. Mahkeme-i kübrâda o lememden en ufak bir iz kalmayacak şekilde �muhtemel- bir arınma faslı yaşamıştı.

Evet, binlerce ehl-i keşf ve müşahedenin açıktan açığa müşahedesiyle bir kısım küçük günahları irtikâp etmiş müminler, hesaptan evvel kabrin sıkıştırmasıyla her halde bu günahlarından arındırılıyor ve huzuru kibriyaya öyle alınıyorlar.

Kabir sıkmasına Sa'd b. Muaz gibi seviye insanı bir sahabinin durumu açık bir örnektir. O Sa'd ki vefâtında Cibril (aleyhisselâm), Allah Resûlü'ne gelip şöyle demişti: "Sa'd'ın ölümüyle arş ihtizaza geldi Ya Resûlallah!" Ayrıca cenazesine iştirak eden Allah Resûlü, ayaklarının ucuna basarak yürüyünce bunun sebebi soruldu. Efendimiz de şöyle cevap verdi: "Cenazesini teşyî' için o kadar melâike indi ki, onları rahatsız etmemek için böyle davrandım"

İşte böylesine yüce bir kamet olan Hz. Sa'd kabre konunca, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), "Fe sübhânallah, kabir Sa'd b. Muaz'ı da sıkarsa!" deyip taaccüplerini ifade etmişlerdi. Evet, muhacirlerin efendisi Hz. Ebu Bekir olduğu gibi, Sa'd b. Muaz da Ensar'ın Ebu Bekir'idir. O, Hendek'te şehit olmuştur. Ne hikmete binaen söylediğini bilmesem de o, yaralı bir vaziyette ve üzerinden kanlar akarken şöyle diyordu: "Allah'ım! Habibin uğrunda onun düşmanlarına karşı yine savaştıracaksan beni yaşat. Eğer bir daha savaşamayacaksak benim yaşamamın da manası yoktur ve sen, beni vefat ettir." Evet, onun bütün hayatının gayesi hep Allah yolunda mücadele ve mücahede olmuştur. Bu itibarla, nazarımda Sa'd o kadar büyük ve âlidir ki Everest tepesi onun yanında derin bir çukura dönüşür.

İnsan yaşadığı gibi ölür

Kabir azabı ile alakalı bu hususlar kat'i olduğu gibi, burada muhakkak zikredilmesi gereken bir husus da şudur: İyi bir mümin kabirde sual meleklerine cevabını tam verir. Onların, 'Rabbin kim? Peygamberin kim? Dinin hangi din?' gibi sorularına mü'minin cevap vermesi çok kolay olur. Zira, 'Allah, inananları, dünya hayatında da ahirette de sağlam sözle tespit eder' (İbrahim, 14/27) ayetinin de işaret ettiği gibi o, dünyada iken bir 'Kavl-i sâbit-değişmeyen söz' olan tevhidi tekrar etmiş durmuş ve bu ifadeler onun gönlüne ve şuuraltına iyice yerleşmiştir. Orada aklı başına gelir gelmez de aynı şeyleri söyleyecektir. Çünkü o, dünyada iken kelime-i tevhidle bu derecede bütünleşmiştir.

İmam Kurtubî diyor ki: 'Ben birçok insan gördüm. Bunlardan kimisi ölüm anında, 'Sepeti getir, otu götür, samanı ver, atı bağla' diyordu.. kimisi de cihad aşkı ve iştiyakıyla tutuştuğundan, 'Atımı getirin, kılıcımı bana verin, beni atıma bindirin, cihada gitmek, Allah'ın yüce ve yüksek adını yüceltmek istiyorum' diyordu. Herkesin ömrü, amelinin cinsine göre mühürlenip noktalanıyor ve herkes de bu son anında ameline yakışır bir meleğin temessülüyle karşılaşıyordu...

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
esra  - gerçekten hepinize helal olsun   |2007-09-20 11:26:58
ben şunu görüyorum hayla böyle insanlar var. vede sıkıntıda olan hasta olan vb. allah hepinizin yardımcısı olsun diyorum.
muzaffer  - sellamalleykum   |2007-06-23 12:53:41
selam olsun sana hocam sıhatınız ıyıdır ınsallah hocam donus ne zaman belı allah sızden razı olsun ne guzel bır yol cızıyorsunuz bızlere
ama bız ders alamıyurz malesef allah yar ve yaedımcımız olsun azerbaycandan selamlar
Ayşe gül öner  - kabir azabı üzerine   |2007-06-22 17:52:05
Fahri kainat efendimiz'MEZARDA YAŞANANLARI SİZE ANLATMAK İSTEMİYORUM.ANLATSAM ÖLÜLERİNİZİ GÖMMEKTEN KAÇINIRDINIZ'buyurmuşlardır.Hz
Ömer(R.Anh)dahi,eğer kabir azabına maruz kalmışsa,şahsım adına Allah!a sığınırım.Ama olayın başka bir boyutu var..
Benim
dinim,Rabbimin Rahmetinden umut kesmeyi yasak
lar.ve bunu günah olarak kabul eder.Kainatı yaratan,güç bizle
ri de affeder..Yeterki ONA karşı
şirke düşmeyelim.Ben ONU
okadar çok seviyorum k...
salih  - ya hû   |2007-06-16 13:31:59
Geçesin Alem-i Ferşi
Dahi Kürsiyi ve Arşı
Gele muştucular karşı
Digil ya hû ve ya men hû
fatih  - hocam iykide varsınız   |2007-06-12 19:32:07
sizi dinliyorum sizi okuyorum en buyuk muradım sizi görmek hocam inşallah birgün bu bana nasip olur evet son nefeste ınşallah ıyı bır kul
olarak vefat etmeyı nasipeyler inşaallah rabbim
erol dipcın   |2007-06-12 19:10:18
hocam allah sizden razı olsun hizmetlerinizin devamı icın duacıyız
SELİSNUR  - SORUMUN CEVABI   |2007-06-12 15:48:55
BEN SORDUĞUMSORUNUN CEVABINI ALAMADIM
AHMET KAĞIZMAN  - BU YAZILARA ÇOK İHTİYACIMIZ VAR   |2007-06-12 06:48:07
SAYIN HOCAM,İNSANIN DÜNYADAKİ YAŞAMDAN SONRAKİ KABİR HAYATINI ÇOK GÜZEL İFADELER VE ÖRNEKLERLE ANLATMIŞ OLUP, ŞU KÜFÜR VE RİYA VE
HERTÜRLÜ GÜNAHIN BULUNDUĞU ORTAMDA BİZLERE DERS ÇIKARACAK YAŞANTIMIZI DAHA GÜZEL VE İNANÇLI DÜZGÜN KURANA VE SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZİN
SÜNNETİNE HAYATINA UYGUN YAŞAMAMIZA İNŞAALLAH VESİLE OLACAKTIR.ULU RABBİM HOCAM VE BU KONULARDA İNSANLARA REHBER OLANLARI BAŞIMIZDAN EKSİK
ETMESİN.
rodika  - bizi aydınlatığınız için ,sağolun   |2007-06-11 20:42:49
yazılarınızı çok beğendim,bana huzur verdi,mutlu etti.allah razı olsun sizden ahlak ve bilinçlendirmek çok önemli
TUĞRUL ACAR  - dua   |2007-06-11 20:34:17
SELAMÜN ALEYKÜM SAYIN HOCAEFENDİ DEN DUA İSTİYORUM LÜTFEN HOCAMA İLETİN SIKINTIDAYIM DARDAYIM DUASINA İHTİYACIM VAR
meral   |2007-06-11 08:57:30
ALLAH (cc) sizden razı olsun muhterem hocam...Yüce RABBİM bizleride bu türlü musibetlerden muhafaza buyursun (AMİİİİN)
ahmet   |2007-06-09 07:22:23
"...allah rızası için bana yardımcı olun.ne olur hocam " ifadeli yorum ve yorumları lütfen yayınlamayın. Hocaefendinin de bundan
hoşlanacağını zannetmiyorum.
ayşe   |2007-06-08 08:39:33
çok güzel allah sizi başımızdan eksik etmesin
ayşe  - allah razı olsun   |2007-06-08 08:37:48
hocam sizden allah razı olsun rabbimden tek dileğim birgün benden yurt dışına gidip oradaki karşlerimize bende yardımıcı olmak tek
düşüncem.bu yüzden 7 sene aradan sonra üniversite sınavına giriyorum .ama zaman kaybetmek istemiyorum.allah rızası için bana yardımcı
olun.ne olur hocam .

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 08.06.2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Temsil Öncelikli Tebliğ

Seyredin

Sahâbe Efendilerimizin Hizmet Düşüncesi

Seyredin

Hizmet Mâzeret Değil!..

Dinleyin

Kalb Kasveti ve İnşirah Vesileleri

Dinleyin

Altunizade Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, Allah'a yürekten ihtiyaç hissetmeli, acz u fakrıyla Allah'a yönelmeli ki, Cenâb-ı Hak da ona icabet etsin. Cenâb-ı Allah, Zâtına karşı müstağni davrananlara teveccühte bulunmaz.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri