|
İbadet İştiyakı |
|
|
|
Fethullah Gülen
|
|
18.06.2007 |
|
Soru: Günümüzde, iman hizmetine gönül verenler arasında bile âbidlerin çok az sayıda olduğunu ifade ediyorsunuz. Bu nedret, şahısların dûnhimmetliliğinden midir, yoksa zamanın şartlarından mı kaynaklanmaktadır? Mânileri defedip âbid olmak ve âbidler, zâhitler yetiştirmek için hangi hususlara dikkat etmek gerekir? - İman zaafı, amelde de bir kısım eksiklik ve kusurlara sebebiyet verir.
- Bunca zamandır bazı hakikatları heceleyen insanların, gözleri ötelere açılmalı ve kalbleri Allah sevgisiyle dolmalı değil miydi?
- İnsan ancak nazarî bilgilerini amel ile destekleyip derinleştirdikten sonra marifete erebileceği içindir ki, Kur'an-ı Kerim imanı zikrettiği hemen her yerde ameli de nazara vermektedir.
- Hazreti Masum (sallallahu aleyhi vesellem) Efendimiz'in günde en az yetmiş defa istiğfar etmesi -hâşâ- herhangi bir günahından dolayı değildi; O, her gün marifet ufkunda biraz daha yol alıyor ve dönüp geriye baktığında bir önceki durağı görüp muvakkaten de olsa oraya uğramış olmasından dolayı istiğfar ediyordu.
- İnsan için en ciddi mesele sağlam iman etmesi ve o imanı salih amel ile payandalayıp sağ salim ötelere gidebilmesidir; dolayısıyla o, bütün ömrünü bu ciddi iş etrafında programlamalıdır.
- İyi birer kul olabilmemiz için teâvün düsturunu çok iyi işletmeli ve birbirimize hayırhahlık yapmalıyız.
- Hakiki imana ulaşma ve ibadet ufkunu yakalama yolunda asla "olmuyor" dememeli, sürekli oldurmak için ısrar etmeli!..
- Gençlik veda edip gitmeden, dizler tutmaz olup bel bükülmeden insan yapabildiği kadar ibadet yapmalı ve kırk yaşına varmadan gönlünde ciddi bir ibadet iştiyakı oluşmasına gayret etmelidir.
Bu dosyayı indirmek için tıklayın...
|
|
Son Güncelleme ( 18.06.2007 )
|
|
İnsan, çok defa başkalarına kendi gönül adesesiyle bakar; oradaki sisler ve dumanlarla da her şeyi ve herkesi bulanık görür. Onun bu hâliyle verdiği kararlar ise, bütün bütün karanlık ve merhametsizce olur. Doğrusu, bu hâle düşmüş bir bencil, etraftaki her şeyi mahvolup gitmiş sanır; ama, aslında mahvolup giden, onun kendisidir.
|