Kitle Ruh Haleti İle Kolektif Şuur Arasındaki Farklar Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 20
Kötüİyi 
Hamdi İşcan, fgulen.com   
27.06.2007

Hamdi İşcanZahirde kitle ruh haleti ile kolektif şuur arasında pek bir fark görülmeyebilir. Zira her ikisi de dış görünüşü itibariyle ferdi aşan ve ancak topluluk ve heyetlerle meydana gelen bir oluşumu ifade etmektedir. Ancak her iki yapının icraat ve faaliyetlerinin "toplu bir hareket"e dayanıyor olmasına, evet bu zahirî benzerlik durumuna rağmen bu iki ictimaî oluşum arasında ciddi farklılıklar sözkonusudur.

Peki o zaman "toplu" şekilde gerçekleştirilen bir iş ve icraatın bir kitle, bir yığın hareketi mi yoksa kolektif şuurun bir ürünü mü olduğunu nasıl anlayacağız? Bu mevzuda ölçü ve kriterlerimiz ne olmalıdır?

İşte bu soruların cevabını muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi'nin "Yeşeren Düşünceler" adlı kitabındaki "Kolektif Şuur" yazısında buldum.

Bu yazının girişinde Hocaefendi bilhassa ictimaî değişim ve dönüşümlerin yaşandığı, yeni tekevvünlerin sözkonusu olduğu devrelerde toplumların daha bir hareketli, daha çalkantılı ve heyecanlı bir süreç içerisine girdikleri ve bunun tabiî bir sonucu olarak da bu tür dönemlerde toplumlar üzerinde kitle psikolojisinin daha fazla hükümferma olduğu tesbitinde bulunuyor. Bu durumun sebeplerini ise Hocaefendi sosyo-psikolojik bir perspektifden şu şekilde tahlil ediyor: Değişim ve inkılap dönemlerinde, fertler normal zamanlardaki durumlardan daha farklı bir hal alır, kitlenin ayrılmaz bir parçası olarak tamamen ferdîlikten sıyrılıp maşerî bir varlık haline gelir ve artık belli bir noktadan sonra, akıllı-uslu fert mantığıyla değil de, kitle mantığının tesirinde hareket edip onun direktifleriyle oturup kalkar.

Zamanımızın şahs-ı manevi zamanı olduğuna şüphe yok. Bugün bir insan ferd-i ferid (eşi-benzeri bulunmayan nadide şahsiyet) dahi olsa, dehalar üstü dehaya da sahip bulunsa ancak bir heyet, bir şahs-ı manevî içinde müsbet, kalıcı, uzun soluklu bir iş ve icraatta bulunabilir. Bu sebeple zamanımızda tek başına ferdin hiçbir mana ifade etmediği/edemeyeceği herkes tarafından müsellem bir hakikat olarak karşımızda durmaktadır.

Ayrıca doğru ve isabetli karara en yakın bulunan, yanılma ihtimali en az olan şahs-ı manevi/heyet olsa da, bu durum, 'heyetler, şahs-ı maneviler yanılmaz, isabetsiz kararlar almaz' demek değildir. Zira heyetleri teşkil eden fertler de beşerdir ve beşer için "mutlak yanılmazlık" sözkonusu değildir. Bu sebeple kolektif şuurla başlayan bir cereyan dahi disiplin ve prensiplere riayet edilmezse kitle hareketine dönüşebilir. Bu noktada Hocaefendi "kolektif şuur"un sağlam bir esas ve temele bağlanması gerektiğini ifade ediyor ki, bu da yazıda da dikkat çekildiği üzere hiç şüphesiz vahyin yanılmaz ve yanıltmaz ölçü ve tesbitleridir.

Şimdi isterseniz mezkur makaleden hareketle kitle psikolojisiyle kolektif şuur arasındaki farkları sıralamaya çalışalım:

  • Kitle psikolojisine his ve heyecan hakimdir. Kolektif şuurda ise mantık, muhakeme ve temkin sözkonusudur.
  • Kitle psikolojisine aceleci ve fevrî hareketler yön verir. Kolektif şuurda ise düşünme-taşınma, bugünü-yarını beraber hesap etme, bütünü-parçayı bir arada görme özellikleri vardır.
  • Kitle psikolojisinde daha önceden tesbit edilmiş, denenmiş, test edilmiş sabiteler bulunmamakta, bulunsa bile bunların bağlayıcılığı esas olarak görülmemektedir. Kolektif şuurda ise her hamle ve hareketin belli disiplin ve prensipler doğrultusunda gerçekleştirilmesi hedeflenmektedir.
  • Kitle psikolojisinde zirvedekilerde maceracı ruh ve hırs hakimdir. Kolektif şuurun temsilcileri ise hissin önünde akla, heyecanın önünde müşahede ve tecrübeye değer verir.
  • Kitle psikolojisi aşırılıklara, sivriliklere teşnedir, hatta daha ötesi aşırılıklar alkışlanır, takdir edilir, motivasyon amacı olarak kullanılır. Kolektif şuurda ise aslolan itidal ve istikamettir.
  • Kitle psikolojisi provokasyon ve tahriklere açıktır. Kolayca sevgiden nefrete, beraberlikten ayrılığa, müşterek hareket etmekten dağınıklık ve başıbozukluğa düşebilir. Kolektif şuurun kahramanları ise kendilerine, his ve heyecanlarına rağmen yaşarlar. Yerinde düşüncelerini kahramanca haykırmalarına karşılık, eğer bu hareketleriyle millet gemisine bir zarar gelme ihtimali sözkonusu ise tir tir titrer, akla-hayale gelmedik tezyiflere, tahkirlere katlanır, içten içe mağmalar gibi köpürmelerine karşılık, his ve heyecanlarını sinelerine gömer ve böylece işlerine, yürüdükleri yola devam ederler.
  • Kitle psikolojisinde önde bulunanlarda meşruiyet endişesi sözkonusu olmaz. Onlar kendilerini herhangi bir kayıtla mukayyed görmek istemez, keyfî kararlar alır-verir, keser-biçer ve her yolu kendilerine mübah görürler. Kolektif şuurun temsilcileri ise her hamle ve hareketini ilahî emirlerle tartar, akıl-mantık süzgecinden geçirir ve iradelerin hakkını vererek hep Kur'an ve Sünnet sınırları içinde kalmaya çalışırlar.

Bütün bunları aktardıktan sonra, isterseniz, son söz olarak yazıda dile getirilen tarihî ikaza hep beraber kulak verelim:

"Şimdilerde, ülkemiz, bağlı bulunduğumuz dünya ile beraber bir kısım değişim ve dönüşümler sath-ı mailine girmiş sayılır. Peşi peşine inkılâpların yaşanacağı böyle bir geleceğe yürürken, millet ruhunun muhafaza edilmesi, ferdin de kitlenin de tedbir ve temkin eksenli bir anlayışa getirilmesi, yığınları feveran ve provokasyonlara sürükleyecek düşünce, eğilim ve davranışlara meydan verilmemesi, varsa, mevcut tahrik odaklarının üzerine gidilmesi en az irşad ve cihad kadar belki ondan da önemlidir."

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
sevgi  - teşekkür   |2007-09-04 13:27:04
Beni bu değerli yazınızla bambaşka iklimlere sürüklediğiniz için ALLAH ebeden razı olsun.Selam ve dua ile...yazılarınızın devamını
dört gözle beliyorum

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 27.08.2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Temsil Öncelikli Tebliğ

Seyredin

Sahâbe Efendilerimizin Hizmet Düşüncesi

Seyredin

Hizmet Mâzeret Değil!..

Dinleyin

Kalb Kasveti ve İnşirah Vesileleri

Dinleyin

Altunizade Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

İnsan, açıklamada bulunmaya lüzum görülen yerlerde kendisine düşeni anlatmalı; boş yere kalbinin kapağını açarak sırlarını fâşetmekten de kat’iyen sakınmalıdır. Öyle, her yerde, ulu orta kalbindeki sırları saçıp gezenlerin, günün birinde hem kendilerini, hem de içinde bulundukları toplumu önünü alamayacakları bir ölüme sürükleyecekleri, kat’iyen hatırdan çıkarılmamalıdır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri