| İnsan Eksenli Eğitim Sistemiyle |
|
|
| Abdullah Aymaz, Zaman | |
| 22.07.2007 | |
|
Hatta çok güzel insanlar oluyorlar. Hatta bir televizyon kanalında seyrettim. Bir zenci bir evin içinde elinde evin anahtarları var. 'Ben bu eve hırsızlık için girmiştim. Yakalanıp hapse atıldım. Orada Müslüman oldum. Haramı helâli öğrendim. Yanlışlarımdan dönüp dürüst bir insan oldum. Şimdi bakın bu evin sahipleri bir aylığına tatile çıktılar. Bana güvendikleri için anahtarlarını da bana bıraktılar. Bahçenin otlarını kesiyorum. Evin bakımını yapıyorum. Hiçbir şeye elimi sürmüyorum, çünkü mahşerde hesabını vereceğim; Allah'tan korkuyorum!..' diyordu. Bu güzel gelişmeler üzerine New York'ta bir ara yetkililer 'Hapiste bir kişi bize senelik 35 bin dolara mal oluyor. Islah da olmuyorlar. Ama Müslüman olunca problem bitiyor. Acaba özelleştirip hapishaneleri Müslümanlara mı versek?' diye düşündüler. Sonra bazıları engel çıkardı, bu düşünceden vazgeçtiler." Bu problem her yerde var. Bütün Avrupalılar "2030-2040 yıllarında problemler ne olacak? İçimizdeki yabancılar iyi eğitilmezse işimiz ne olur?" diye düşünüyorlar. Çünkü Avrupa'da hapishaneye düşenlerin devlete maliyeti yani getirdiği yük 35 bin dolardan çok fazla, belki iki katı... Eğitimle çözüm ise daha ucuz... Mesela Amerika'da bir öğrencinin (ilkokul-ortaokul-lise ) devlete mâliyeti bazı eyaletlerde dört bin dolar, bazılarında altı bin dolar... "Bunu, devlet okullarından daha iyi eğitim verecek özel kurumlara verirsek, daha kârlı çıkarız." diye Başkan Clinton döneminde bazı yerlerde denemeye başladılar. Avrupa'da da benzer düşünceler var. Bu durumda eğitim gönüllülerine çok büyük işler düşüyor. Bir dönem çalışmak, iş bulmak için geldiğimiz bu ülkelerden artık çoğumuz itibarıyla dönemiyoruz. İş, aş hatta bazılarımız itibarıyla eş bulduğumuz bu ülkeler, bizim için ikinci vatan durumuna geldiler. Onların problemlerini de kendi problemimiz gibi görmek ve çözmek için gayret göstermek mecburiyetindeyiz. Bunun tek yolu var o da eğitim. Bu mozaiğin içinde biz de Anadolu'nun güler yüzünü temsil edecek şekilde kendi rengimiz ve güzel motiflerimizle yerimizi almak zorundayız. Bu bizim için bir insanlık borcu. Sonradan geldiğimiz bu ülkelerin insanlarına eğitilmemiş gençlerimizle bir yük ve çözülmez problemler bırakmak bizlere yakışmaz. "Bunlar nereden gelip başımıza bu kadar dertler açtılar" dedirtmek yerine "Ne iyi oldu da ülkemize geldiler; üretime katkıları var, hem de problem çözücü örnek tarafları var!.." dedirtmek bizim hedefimiz olmalıdır. Ülkemizde ve dünyanın hertarafında başarılar kazanmış insan eksenli eğitim sistemiyle bu ülkelerde de işin içine girip güzel hizmetler vermeye gayret göstermeliyiz... Avrupa ülkelerinin eğitimcileri de yavaş yavaş bu gayretlerin farkına varmaya ve ciddi destekler vermeye başladılar... Eğitime adanmış temiz ruhlu insanlarımızın birer eğitim gönüllüleri olarak gayretlerini buralara da yoğunlaştırmalarını cidden arzu ediyoruz. |
|
| Son Güncelleme ( 22.07.2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Amerika'da uzun yıllar kalmış bir dostumuz dedi ki: "Amerika'da hapishaneye düşenler, ekseriya abone olmuş gibi, tekrar tekrar benzer suçlardan hapse giriyorlar. Ama Müslümanların gayretleriyle Müslüman olan suçlular bir daha hapse dönmüyorlar.



