Sevgiye Mazhar Olmak İçin Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   

“İman edip de salih amellerde bulunanlara gelince; onlar için çok merhametli olan Allah (gönüllerde) bir sevgi yaratır.” (Meryem sûresi, 19/96)

Evet onlar, iman edip salih amel yapmanın dışında insanların onları sevmelerini temin edecek herhangi bir şey yapmadan büyük ölçüde ins, cin ve meleklerin sevgilisi olacaklardır.

Arapça’da fiil teceddüde (sürekli yenilenme) delâlet eder. اٰمَنُوا  ise fiildir. Öyleyse “iman edenler” bir kere iman ettikten sonra imanlarında duraklamaya girmeden sürekli kendilerini yenileyerek her gün yeni bir keşif, yeni bir düşünce ve yeni bir tespitle hep daha ileri ufukları takip ederler. Bununla da yetinmeyip ardından وَعَمِلُوا  “Amel edip imanlarının gereğine göre yaşarlar.” Yani oturur kalkar ömürlerini “salihat”la geçirirler. İşte böyle bir iman ve o imanın mûcebini Hakk’ın istediği ölçülerde yerine getiren bu insanlar, önce Hakk’ın sonra da halkın teveccühüne mazhar hâle gelmişlerdir ki سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمٰنُ وُدّاً  “Hz. Rahmân onlar için sinelere sevgi vaz’edecek ve ins ü cinnin kalbini onlara olan alâka ile donatacaktır.” Bu konuya şu hadis daha bir netlik kazandırır: Allah Resûlü buyurur ki:

إِذَا أَحَبَّ اللهُ اْلعَبْدَ نَادٰى جِبْريلَ: إِنَّ اللهَ يُحِبُّ فُلَانًا فَأَحْبِبْهُ فَيُحِبُّهُ جِبْرِيلُ فَيُنَادِي جِبْرِيلُ فِي أَهْلِ السَّمَاءِ إِنَّ اللهَ يُحِبُّ فُلَانًا أَحِبُّوهُ فَيُحِبُّهُ أَهْلُ السَّمَاءِ

“Allah bir kulu sevdiğinde, ‘Ben falan kimseyi sevdim siz de onu sevin.’ diye nida eder. Cibril de bunu göklere ve yere duyurur…” (Buhârî, bedü’l-halk 6; edeb 41; tevhid 33; Müslim, birr 157; Tirmizî, tefsir (19) 6)

Aslında hemen her zaman muhabbet ve sevgi O’ndan başlamış ve tedelli yoluyla gökleri ve yeri kuşatmıştır. Bu ya önce Allah’ın, muhabbet vesilelerini yaratıp sevgiyi onun üzerine bina etmesi şeklinde, ya da istikbaldeki kıvamlarına bir ücret-i âcile olarak önce onları sevip sonra da onların vicdanlarını iyiye, güzele, hasenat ve salihata uyarma şeklinde olur. Her iki mazhariyetin temel rengi de inayettir ve her ikisinde de temel kaynak ilâhî meveddettir.

Bugün bazılarımız itibarıyla böyle bir mazhariyetten dem vurmak bir iddia sayılsa da dünyanın değişik yörelerinde hizmet veren hizmet erleri için ayn-ı hakikattir. Evet bu hizmet erlerinin hizmet ettikleri coğrafyaya ve gördükleri hüsnü kabule bakılsa bana hak verilecektir. Nasıl olmasın ki, bugün Orta Asya steplerinden Amerika içlerine, oradan Avrupa ortalarına, hatta Kuzey Afrika, Pasifik ve Avustralya’ya uzanan çizgide hep onların sesleri ve solukları işitiliyor. Bunların oralarda milletimiz namına gerçekleştirdikleri hizmetin kemmiyet ve keyfiyetinin, yarınımız adına getireceği ve bu ülke insanına, hatta insanlığa kazandıracağı şeyleri zaman gösterecektir. Siz onları sadece yayıldıkları coğrafya açısından değerlendirdiğinizde, kendi kendinize: “Cenâb-ı Hak, onların kalbine bu arkadaşlar hakkında sevgi koymasa, hüsnü kabul vaz’etmeseydi, bunlar olur muydu?” diyeceksiniz.

Evet, sizin bu arkadaşlarınız 20. asırda, hem de felaketlerin felaketleri kovaladığı bir dönemde dine sahip çıkıp ona hizmeti hayatlarının biricik gayesi biliyor ve hayat tarzlarını ona göre ayarlıyorlar. Yatarken, kalkarken, gezerken, yerken, içerken hep “Rabbim, Senin rızanı nasıl kazanabilirim?” diyor ve sürekli O’nu düşünüyorlar. İşte böyle değişik seviye ve derecede pek çok kimse, kadını ve erkeği, yaşlısı ve genciyle bu düşünce ve aksiyon etrafında kenetlenince, yani âyetin ifadesine göre iman edip, o en yararlı işleri bu şekilde gerçekleştirince, Allah da onlar için yeryüzünde hüsnü kabul vaz’ediyor. Şahsen ben, onca tersliklere rağmen rızâ-i ilâhî hedefli bu gayretlerin bugün ulaşmış olduğu bu seviyeyi ancak böyle açıklayabiliyor ve “Her şey Senden Allah’ım.” deyip minnet ve şükran hislerimle iki büklüm oluyorum. (Kur’an’dan İdrake Yansıyanlar)

Fethullah Gülen: ABD Sohbetleri: Allah'la Beraber Olmak
Son Güncelleme ( 14.08.2010 )
 
< Önceki   Sonraki >
Kuvvetin hakimiyeti gelip geçicidir; bâki olan, hak ve adaletin hakimiyetidir. Bunlar, bugün olmasa bile, çok yakın bir gelecekte mutlaka galip geleceklerdir. Onun içindir ki, en büyük siyaset, hak ve adalet taraftarlığında aranmalıdır.
Fethullah Gülen Web Siteleri