| Galiba Bunlar Cennetin Avansı |
|
|
| Abdullah Aymaz, Zaman | |
| 27.08.2007 | |
|
Müslümanlar daha çok Gençler Adası denen yerde yoğunlaşmış... Kiliseler ve sinagoglar açık olmasına rağmen açık olan hiçbir câmi ve mescid yok. Daha 2006 yılının Kasım ayında "Kübâ İslâm Birliği"ne bir dernek olarak izin verildi... Küba'ya köleci Batılılar vasıtasıyla çok eskilerden bazı Müslümanlar gelmiş olabilir. Ama sonradan onlar dışında Suriye, Lübnan ve Filistin'den gelip yerleşen Müslümanlar var. Geçenlerde Küba'dan gelmiş Müslim ve arkadaşı ile tanıştık. İlk defa Kübalı bir Müslüman'la tanışıyordum. Karşıdan kendisini Arap zannetmiştim... Onun için konuşma sırasında aslının Kübalı olup olmadığını sorma ihtiyacını hissettim. Bana "Ben on beş sene önce aslî fıtratıma döndüm ve Müslüman oldum." dedi. İstanbul'a geldikten sonra bir grup dindar gençle tanışmış... "Sabaha kadar sohbet ettik. Birden kulağıma bir ezan sesi geldi ve ben gayri ihtiyarî yerimden fırladım ve ağlamaya başladım. Bu yaşımda bu ses benim için çok büyük bir mânâ ifade ediyordu. Sohbet ettiğimiz arkadaşlar sustular ve beni kendi halime bıraktılar. Oradan câmiye gittik. Namazdan sonra Küba'dan geldiğimi öğrenince cemaat beni bağırlarına bastı. Adeta üstüme üşüştüler. İnsanlar evlerine davet ediyorlardı. Emekli bir profesör 'Gelin size Kur'an öğreteyim.' dedi. Evet bütün bunlar sabahın altısında oluyordu. Arkadaşım bana yer yer, 'Galiba bize bu yapılanlar, cennetin bir avansı!..' diyordu. Belki de bazı sıkıntılarımıza karşı Allah'ın bir mükâfatıydı. İstanbul'un dinî mekânlarını ve tarihî yerlerini gezdik. Halk bizi Arap zannediyor. 'Habîbî!.' diye sesleniyordu. Bu seslenmelerden kendimizin Araplara benzemiş olduğumuzu öğrenmiş olduk. Kübalı olduğumuzu anlayınca hemen Fidel Castro'yu soruyorlar... Türkiye'de onu sevenler de var... Önce Arap zannedilmemizi yadırgadık; ama sonra hitaplara da, sorulara da alıştık... Bu arada çok güzel olan bütün Türk yemeklerini de tattık. Gerçekten döndükten sonra buradaki her şeyi çok özleyeceğiz. İslâmî kitapların bulunduğu kütüphaneye gelince, 'Hayatım boyunca aradığım bütün kitaplar burada... Yatağımı buraya sereceğim ve bütün kitapları okuyacağım.' dedim. Fethullah Gülen'in kitaplarını Küba'da bir Türk bana vermişti. Onun vasıtasıyla kendisine bir mektup gönderip Küba'ya davet etmiştim. Bana kibar bir üslupla, hasta olduğu için seyahat edemediğini beyan eden cevabı ulaştı. 'Asrın Getirdiği Tereddütler' isimli kitabını hâlâ yanımda taşıyorum. Küba'da İspanyolca konuşuluyor, keşke bütün kitapları İspanyolcaya çevrilebilse... Daha sonra hem onun kitaplarının hem de Bediüzzaman'ın kitaplarının İspanyolcaya çevrildiğini, bazılarının da çevrilmesi için çalışıldığını öğrendim." dedi... Bilemiyorum Küba'daki bu Müslümanlara nasıl yardımcı olunabilir? Onlar Türkiye'den çok şey bekliyor. |
|
| Son Güncelleme ( 27.08.2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Küba, 11 milyonu aşkın bir nüfusa sahip... Bir-iki milyon Müslüman var. Bunlardan iki yüz tanesi İslâmiyet'i yaşamaya gayret ediyor. 14 tane il ve 196 tane belediye var...



