Şekerleme Türünden İkramlar Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   

Bunca handikap karşısında, sokakların lağım kanalı gibi aktığı, evlerimize değişik kanallar adı altında eracif döküldüğü bir dönemde, eraciften sıyrılma, doğruyu bulma ve doğrunun zorluğuna rağmen onu yaşama... evet, bütün bunlar çok zor şeyler. İşte bu çok zor şeyler karşısında Allah (celle celâluhu) mübeşşirat ile sizi teşvik ve takdir ediyor olabilir. Bir başka misal; nasıl ana babalar çocuklarının istemediği, veya zorla kabul ettikleri bir işi onlara yaptırmak istediklerinde şekerleme, çikolata vs. ile onları teşvik ederler; yani onlara avans vererek dediklerini yaptırırlar; aynen öyle de, küfrün bütün üniteleri ile hayata hâkim olduğu bir dönemde dine hizmet edenlere Cenâb-ı Hak, şekerleme nevinden mübeşşirat ile onları teşvik edebilir.

Böyle bir dönemde, yani sokakların çirkefliğinden dolayı çoklarının damarlarındaki kanın, şehevât-ı nefsaniye adına galeyâna geldiği bir dönemde inananların böyle teşvik almaları, rahmetin bir tezahürü olsa gerek.. işin doğrusu, aksi hâlde bu çetin yollarda uzun boylu yürümek çok zordur.

Fakat bütün bunlara rağmen, biz rüya insanı değiliz. Çünkü çocuğa her zaman şekerleme verilmez, zira şeker dişleri çürütür. Hâlbuki insanın sıhhatli, dengeli ve temkinli beslenmesi şarttır. Aksi hâlde şekerde güç vardır, “Beynimiz glikozla besleniyor...” vs. der yemeye devam ederseniz, ömür boyu sürecek hastalıklarla karşı karşıya kalabilirsiniz.

İşte aynen bunun gibi, sizler de her şeyi rüyalara bağlar ve rüyalardan dışarıya çıkamazsanız, bir rüya adamı olarak kalır gidersiniz. “Yakaza” dediğimiz husus da aynen bunun gibidir. Meselâ, ben yakazaya inanan biriyim. Bir gün, bir yerde, bir zatla –gençlik dönemlerinde, hem de teşvike çok ihtiyacım olduğu bir anda– beraberken o zat birden heyecanlandı ve donuklaştı ve bana “Üstad’la falan ve filan şu anda buraya geldi!” dedi. Ne dediklerini sorunca, onların mesajını söyledi. Belki ben buna inandım veya inanmadım ama işin doğrusu böyle bir müjde irademe fer verdi.

Ancak bunlar Kitap ve Sünnet gibi teşrîin gerçek kaynakları yanında hüccet ve delil sayılabilecek kriter ve kurallar değildir. Meselâ, –farzımuhal– yakazaten Efendimiz burada bana gelse dese ki: “Sana bir tavsiyem var!” Ben de: “Emrin başım gözüm üstüne, nedir yâ Resûlallah!” derim. “Bak, dün konuştun, bugün de konuştun ama yarın konuşma, bu işte hayır yok!” dese, ben biraz düşünürüm. Hem de O’ndan aldığım kriterleri kullanarak bu mevzuda yakazeten verilen emri dinlemek lâzım mı, değil mi? İşte bunu düşünürüm. (Prizma, 1/161-162)

Fethullah Gülen: ABD Sohbetleri: Kuvve-i Maneviyeleri Takviye Edici Temessüller
Son Güncelleme ( 24.09.2007 )
 
< Önceki
Kuvvetin hakimiyeti gelip geçicidir; bâki olan, hak ve adaletin hakimiyetidir. Bunlar, bugün olmasa bile, çok yakın bir gelecekte mutlaka galip geleceklerdir. Onun içindir ki, en büyük siyaset, hak ve adalet taraftarlığında aranmalıdır.
Fethullah Gülen Web Siteleri