Ana Sayfa arrow Bizim Dünyamız arrow Rasim Haner arrow Son On Güne Girerken
Son On Güne Girerken Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 2
Kötüİyi 
Rasim Haner, fgulen.com   
02.10.2007

Rasim HanerKendimizi biraz daha tanıdık bu Ramazan'da. Bedenimizin ezilişi karşısında ruhumuzun bayramlarını yaşadık daha bayram gelmeden. Ten kafesine sıkışmış ruhlarımızı, azad ettik; kendine has âlemlerde, kendine göre seyahat etmesi için. Ruhta bayram yaşarken, bayramın kokusunu duymaya başladık. Ve büyük bayramın hasretini yaşadık içimizde..

Günahlar bizi boğmaya çalıştıkça, Ramazan-ı şerif içimize kurtuluş nefhaları saldı. Biz kendimizden bezdikçe, Rabbimizin af vaadi ümit oldu içimize aktı. Hüznü zanla dolduk Rahmeti Sonsuz'a karşı. Bu zıtlıklar dünyasında, kendimize rağmen O'ndan ümitlendik. Hesabımızın ağırlığını hissettikçe, o büyük günün mahcubiyetini içimizde duydukça af dedik, mağfiret dedik, cehennemden azad olalım istedik ve son on güne erdik.

Son on gün, tam bir konsantrasyonla O'nun kapısına yönelme zamanı. Cennet kapılarının ardına kadar açıldığı, içeriye çekilmek için bahane kancalarının üzerimize atıldığı kısa bir aralık. Konsantre haline getirilmiş bir vakit. İçinde ömürleri barındırıyor. İhtimal düşüncesine tahammülü yok bu son on günün. Olur mu olmaz mı demeden içine dalınacağı, ümidin son damlasına kadar harcanacağı bir on gün. "Mutlaka olacak, mutlaka mutlu ikbal bileti alınacak, mutlaka kalp kapıları açılacak, mutlaka ben bir başka ben olacağım, mutlaka değişmiş olarak bayrama çıkacağım, hiç olmazsa istikrarlı bir kararla başlangıç yapacağım" diye gayretin coşacağı/coşması gereken bir zaman.

Göklerle yer hiç bu kadar yakın oluyor mu başka zamanlarda. Gökler ötesinin varidatı hiç bu kadar sağanak halinde boşalıyor mu başımıza? Yer, sakinlerinin amelleriyle kanatlanıp, taşıyla toprağıyla göklere seyahat ediyor mu? Uhrevi âlemlere ait mukaddes hediyeler, müjdeler, vaadler, evlerimizin tavanlarını, kalbimizin kapılarını sökercesine içimize doluyor mu diğer günlerde?

Ya bizler.!, Ramazanın başından beri değişme vetiresine girmiş halimizle son bir hamleye hazır mıyız? Turnayı gözünden vurmaya, varidat avlamaya, cennet yoluna geçit vermeyen mânialardan kurtulmaya, hiç olmazsa onları bir süre zapt u rapt altına almaya ve bir başlangıç yapmaya!?

Kur'an'la açılan, miraç vesilesiyle bizlere de kolay kılınan gökler ötesiyle irtibat, bu son on günde başlamıştı. Yeryüzünün bayramıydı o günler. Asr-ı saadet bu bayramı doya doya yaşadı. Sonraki asırlar da kendi keyfiyetlerince bu bayramı idrak etti. Ve bu bayram yeryüzünde bir kere daha yaşanacaksa, Kur'an hadimlerinin dünyanın dört bir yanını sardığı, bizim de içinde bulunduğumuz şu asırda yaşanacaktır. Ramazanın son on gününde, ruhumuzda yaşayıp yaşatacağımız Kur'anî hava da, asrın dünya çapındaki mutluluğunun bir modeli olacaktır inşaallah.

Allah istifademizi büyük eylesin.. Amin.

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
nazmi  - tşk   |2007-10-04 08:47:01
rasim hocamıza bu güzel yazıdan ötürü teşekkür ediyor ve duasına can-ı gönülden "amin" diyorum.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 03.10.2007 )
 
< Önceki   Sonraki >
Foreign Policy'de Gülen Röportajı

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İmanda Derinlik

Seyredin

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Dinleyin

Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele

Dinleyin

Erzurum Vaazı - 19980

İndirin

Altın Nesil Konferansı - 1977

İndirin

İnsanlık için en muntazam hayat, Kur’ân’ın solukladığı hayattır. Öyle ki medeniyetin, bugün dünyanın dört bir yanında takdirle yâd edilip alkışlanan bir kısım güzelliklerinin, tamamen Kur’ân’ın yüzlerce sene evvel teşvik ettiği şeyler olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kusur ve kabahat kimde..!?
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri