| Jill Carrol: Gülen'in İslâmî Öğretisi ve Hümanist Söylem |
|
|
| Dr. Faruk Tuncer, gyv.org.tr | |
| 06.11.2007 | |
|
Öncelikle yazar Jill Carroll'un kitaba ad olarak öngördüğü isim üzerinde duralım: "Medeniyetler Diyaloğu, Gülen'in İslamî Öğretisi ve Hümanist Söylem". Adından da anlaştığı üzere kitap üçlü bir sac ayağa oturuyor. 1. Medeniyetler diyaloğu: Aslında kitap ve muhtevasını en iyi açıklayan ifade budur. Çünkü her ne kadar isimler üzerinden gidilse de kitapta kısmen de olsa Batı medeniyeti ile İslâm medeniyeti arasında bir diyalog köprüsü kurulmaya çalışılmaktadır. Buna Konfüçyanizm de dahil edilecek olursa Uzak Doğu medeniyetleriyle de diyalog ilişkilendirmesi yapılabilir. Dolayısıyla metin yönünden tam bir medeniyetler karşılaştırılması söz konusudur. 2. Gülen'in İslâmi söylemi: Gülen'in söylemi İslâmî'dir. Bu son derece tabii bir durumdur. Çünkü o klasik eğitimle yetişmiş bir İslâm alimdir. Konuşmalarında ve yazılarında hep İslâmi bir jargon kullanması bunun sonucudur. Eğitim, sorumluluk, ahlâkî ilkeler gibi genel konularda bile Gülen'in söylemlerindeki İslâmilik hemen fark edilebilir bir husustur. 3. Hümanist söylem: Aslında bu başlık, kitabın ana eksenini oluşturmaktadır. Kitapta yer alan düşünceler daha çok insanlığın top yekûn yararına olacak konulardan seçilmiştir. Farklı özelliklere sahip ve birbirine zıt fikirleri olan düşünürlerin hümanizm ortak paydasında buluşmaları hemen göze çarpan bir diğer husustur. Ayrıca tartışma alanlarına girmeyip herkesi kendi konumunda kabulü bir ilke haline getiren Gülen'in söylemlerindeki "Yaradılanı severiz yaradandan ötürü" yaklaşımı bu perspektiften el alınmaktadır. ………….................. Tekrar yazar Jill Carroll ve kitabına dönecek olursak; bu kitabı farklı kılan iki önemli özelliği bulunmaktadır: 1. İnsani ilimler bağlamında Gülen'in düşüncelerini inceliyor olması. 2. "Metin üzerinden diyalog kurmak" gibi farklı ve yaygın olmayan bir usûl benimsemesi. Şaşırtıcı gelebilir ama elinizdeki kitap aynı zamanda bir "bestseller"dir. Yani kendi alanında "en çok satanlar" listesine girmiş bir kitaptır. Peki felsefe gibi herkesin ilgi alanı olmayan ve ağır bir içerik taşımasına rağmen bu kitabı bu denli popüler kılan nedir? Elbette bunu tek bir nedene bağlamak yanlış olur. Farklı nedenler üzerinde durulabilir. Hemen belirtmek gerekir ki Gülen hareketi üzerinde yurt içinde ve yurt dışında yayınlanan kitapların okuyucudan çok yoğun ilgi gördüğü muhakkak. Bir diğer neden kitabın tarzı ile ilgili olsa gerek. Çünkü dünyaca tanınan felsefe adamlarıyla Gülen'i karşılaştırmak en azından şimdiye kadar kimsenin pek aklına gelmemiş bir düşüncedir. Öte yandan, yabancı bir hanım yazarın Gülen ve onun adıyla anılan harekete duyduğu bilimsel ilginin nedeni de göz ardı edilmemelidir… Bunlardan hangisi kabul edilirse edilsin, felsefî içeriğe sahip bir kitabın bu kadar popüler olması en azından ülkemiz için sıklıkla karşılaşılan bir durum değildir. Aslında bir yönüyle bu kitabı farklı kılan, Batı'da yaygın olan ancak bizde pek bulunmayan bir "metinsel diyalog" yönteminin okuyucuyla buluşmasıdır. 21. yüzyıl, insanların daha önce hiç olmadığı kadar birbiriyle iletişim ve etkileşim yaşadıkları, küresel bağlantılar dünyası olduğu dikkate alınırsa bu kitabın önemi daha da artar. Kitabın yazarı Dr. Carroll'un ilgi alanı daha çok farklı düşünürler arasına benzerlikler kurmaktır. Carroll yaptığı bu çalışmayı sadece bilimsel ve özgün olarak tanımlamıyor, ayrıca bir "rol model" geliştiriyor. Çalışmasının sistematiğini, metinsel diyaloglarını kavramlar üzerinden kurguluyor: Ahlâk, özgürlük, ideal insanlık, eğitim ve sorumluluk. Bu beş temel kavramdan her birini Gülen ve diğer filozoflar ile metin yönünden karşılaştırıyor. Yani mesela özgürlük başlığı altında Mill ile Gülen'i diyaloğa sokuyor. Farklı ve hatta birbirine taban tabana zıt düşünürlerin fikirlerinde ortak noktalar arıyor. Yani metin üzerinden diyalog kuruyor. Yazar eserde metin diyaloğunu farklılıklar değil ortak alanlar üzerine inşa ediyor. Sartre ile Gülen'i karşılaştırırken, sorunlu alan olan "yaradılış" kavramı üzerinden değil de "sorumluluk" ilkesi ve düşüncesi üzerinden yapıyor. Yazar neden bu düşünürleri seçmiştir peki? Ya da bu seçimde ortak özellikler var mıdır? Öncelikle Konfüçyüs, Eflatun, Kant, Mill ve Sartre gibi filozoflar beşeri/insanî bilimler denince akla gelen ilk isimlerdir. Kitap buyunca görüleceği gibi yazar seçtiği bu düşünürlerin ortak yönünü hümanist oluşlarına bağlamaktadır. Ona göre bu düşünürler; insan hakikatinin özü, iyi bir insan yaşamı, devlet ve ahlâk konularındaki temel meselelere eğilmişlerdir. Eserin bir başka özelliği ismi geçen düşünürlerden her birini diğeriyle değil de sadece Gülen‘le karşılaştırmasıdır. "Medeniyetler Diyaloğu…."nda, dünyaca ünlü bir düşünür olan Prof. Dr. Akbar Ahmed'in geniş bir önsözü bulunuyor. Aslen Pakistanlı olan Akbar Ahmed özellikle İslâmi araştırmalar konusunda yetkin biri. Amerikan kamuoyunun da yakından tanıdığı bir isim. Gerek Carroll'un kitabıyla ilgili gerekse Gülen hareketi hakkındaki izlenim ve düşüncelerini anlattığı geniş önsözün sonunda, bir baba ve bir dede olarak bu kitaba konu olan medeniyetler diyaloğunun önemi ve Gülen hareketinin buna katkısını altının çizilmesi gereken çok önemli bir konu olduğunu ifade ediyor. Ayrıca Akbar Ahmed'e göre, metin diyaloğunu gerçekleştirme konusunda hiç kimse Dr. Carroll'dan daha yetkin ve ehil değildir. Gülen konusunda sık yazan ve araştıran biri olarak onun karşılaştırmalı din felsefesi arka planı ile birleştirilince söz konusu eserin değeri daha da artmaktadır. Elinizdeki kitapla ilgili birkaç hususun daha belirtilmesi gerekiyor. Yazar ele aldığı kişiler hakkında biyografik bilgi vermiyor. Ancak biz okuyucuya kolaylık olsun diye adı geçen filozofların kısa biyografilerini de kitabın sonuna koymayı uygun bulduk. Gerekli gördüğümüz bazı yerlerde dipnot ilaveleri yaptık. Yazarın kullandığı alıntıları bölüm sonlarına aldık. Dikkatli okuyucuların hemen fark edeceği gibi özellikle yazarın Gülen'den yaptığı alıntıların orijinallerini yani Gülen'in kendi ifadelerini koymayı tercih ettik. Eserin İngilizceden tercüme edildiği dikkate alınırsa bu durum eserde kolayca fark edilecektir. Birkaç yerde bütünlüğün korunması için Gülen'den yapılan alıntıları biraz uzattık. Ancak bunu dipnotta belirttik. "Medeniyetler Diyaloğu…" özellikle felsefi bir metin güçlüğü dikkate alınarak okunması gereken bir kitap. |
|
| Son Güncelleme ( 08.11.2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



"Gülen Hareketi Araştırmaları" kapsamında bugüne kadar 15 civarında eser yayınlayan Ufuk Kitap birbirinden ilginç kitaplar yayınlamaya devam ediyor. Yayınlanan her kitap okuyucunun yoğun ilgisini çekmiş. İtiraf etmek gerekir ki, bu seride çıkan her kitaptan sonra okur, "acaba bundan sonra yayınlanacak eser ne olacak?" merakıyla bir beklenti içine giriyor. Bunun içindir ki serinin son kitabı belki de en ilgi çekici olanı: "Medeniyetler Diyaloğu, Gülen'in İslamî Öğretisi ve Hümanist Söylem". Neden mi?



