|
Eğitimden Beklenen Asıl Gaye Ne? |
|
|
|
Zaman
|
|
08.11.2007 |
|
İlim-kültür dergisi Sızıntı, kasım ayında 'Nesillerin Maariften Bekledikleri' başlıklı başyazı ile çıktı okurların karşısına.
Başyazıda, hedef ve gayesi belirlenmemiş bir talim ve terbiye sisteminin nesilleri şaşkına çevireceği gibi, nelerin nasıl öğretileceği bilinmeden gençlerin kafa ve ruhlarına yerleştirilen şeylerin onları sadece bir bilgi hamalı yapacağı belirtiliyor. Millet fertlerine nasıl bir terbiye verilirse toplumun da giderek o şekli almaya başladığına dikkat çekilen yazıda, "Bugün yolların ayrımında, kendi evlatlarını ya insanlığa yükseltme veya insan azmanı olmaya terk etme mevkiinde bulunan zimamdarlar, Kaf dağından ağır bir sorumluluk yüklendiklerini düşünerek, yıllar yılı ihmallerin meydana getirdiği ciddi çürümelere karşı daha sağlam, daha tutarlı tedavi yolları bulma mecburiyetindedirler." deniliyor. Hüseyin Bayçöl, 'Gurbetteki Öğretmen'e başlıklı yazısında eğitimin kıymeti kametinden üstün kahramanlarına "A benim şefkati âlî efendim... Zaman öyle kayıt düşsün. Yeryüzü öyle bellesin. Sen ki faziletin, onurun ve cesaretin sevdadan âbidesisin. Şeref sensin.. Haysiyet sensin... Edep sen.." diye hitap ediyor. Selami Gün, 'Bizim Dünyamız' başlığı altında odasının daimi misafirleri olan eşyalarla kurduğu ilişkiyi; Mehmet Renkoğlu, Abdülmuttalib'in, Şeyh Edebali'nin ve Bediüzzaman'ın rüyalarıyla şecere-i tûbâ hükmündeki ağacın gelişim safhalarını; Alparslan Sancılı, Endülüs'ten ayrılan İbni Sirac Kabilesi'nin son umudu İbni Hamid'in maceralarını anlatıyor. Derginin orta sayfalarını kıymetlendiren 'Kalbin Zümrüt Tepelerinden' bölümünde ise insanın başkalarını kendine tercih etmesini ifade eden 'îsâr' anlatılıyor.
|