| Sayın Baykal Ezber(ini) Bozdu Ama |
|
|
| Salih Yaylacı, İnternet Haber | |
| 13.11.2007 | |
|
Aklı başında ve makulu yakalamaya niyetli herkesin yıllardan beri savunduğu reçete, sadece onlar konuştuğu için her nedense olay oldu. Yeni bulunmuş gibi kamuoyuna servis edilen fikir-eylem planları, zihni bölünme ve iç-dış tehdit konsepti ile iğdiş edilmemiş her aklı selimin uzunca bir zamandır savuna geldiği hatta eylem planına geçirdiği işlerden sadece bazıları. Yıllardır Kuzey Irak ta Erbil ve Süleymaniye de faaliyet gösteren Türk kolejleri bunun açık isbatı değil mi? Bu okullarda Türkmen, Kürt ve Arap çocukları birlikte okumuyorlar mı? Bu bile bize bölge de oynamamız gereken ağabeylik ve hamilik rolünü hatırlatmıyor mu? Sayın Baykal'ın söylediklerini hafife alıyor değilim, bilhassa ezber bozma özelliği ve zamanlaması ile ifade edilenler çok faydalı oldu. Ama işin ilginç olanı bu ülkede söylenene değil umum bir tavır zafiyeti olarak söyleyene bakılıyor. Yani yine bendensin muhabbeti ve sistemin zeki-emin evladı olmanın dayanılmaz rahatlığı ile ifade edilenler,sonrasında alınan alkışlar. Ama biz bunlara takılmadan ne söyleyene,ne de söylenene kaderin cilvesi olarak söyletene bakıyoruz. Son birkaç ayda yaşadıklarımız işin ciddiyetini gözler önüne sermiş olmalı ki üst üste patır patır açıklamalar birbirini takip ediyor. Şimdi bu açıklamalarda geçen ifadelere bir bakalım. Kürt ve Arap gençlerini üniversitelerimizde eğitelim. "500 veya bin genci Kuzey Irak'tan getirip okutalım. Kürt de olsun, Arap da. Bizi yaşayıp, tanısınlar, iyi eğitim alsınlar. 15 yıl sonra o ülkenin yöneticisi olacaklar. Şimdi bunu biz yapmıyoruz, Barzani yapıyor." "Bölgeye yönelik yaygın Radyo ve TV yayını yapalım. Bunu Amerika, İngiltere yapıyor da biz niye yapmıyoruz? Sadece özel yayınları kast etmiyorum, devlet yayınlarını söylüyorum. Kürtçe, Arapça ve Türkçe yayınlar yapalım. Kürtçe yayınları lehçelerine göre de yapalım. Özel kanalların izlenme oranı nasıl artar ona da bakalım." Şimdi sormak lazım değil mi şu can yakıcı soru(n)ları. Tabii ki cevaplarını sayın siyasilerimize ve devletlilerimize bırakarak. Ülkenize davet ettiğiniz Kürt ve Arap gençlerine de ünitersitelerde pardon üniversitelerde başörtüsü, kılık kıyafet ve sakal yönetmeliği uygulayacak mısınız? Mevcut "YÖK komiserliği"ne rağmen bunu ve başka prosedür hazretlerini aşmayı başarabilecek misiniz? Ülkemizde okuyan en azından soydaş dediğimiz Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinden gençlerin hali pürmelâlini bileniniz var mı? Arapça, Farsça ve Kürtçe yayın yapma ile ilgili hangi en temel dil yatırımını yaptık ki ne cesaretle lehçelerden bahsedebiliyoruz? Daha düne kadar ve hala Kütçe yayının önünde zihni engelleri ve laf olsun torba dolsun tarzlı icraat prosedürlerini yıkabildik mi? Mevcut hali ile özel kanallarımız sizi bölge insanından daha da uzaklaştıracak bir sürü haber ve özel yayınla dolu değil mi? Bu soruları uzatmak değil amacım. Ama bir söz eylem boyutu olduğu müddetçe bir anlam ifade eder. Aynası iş olanların burnumuzun dibinde çevirdikleri ortada. Zaten konuşmaya başlayan onlar yapıyor biz niye yapmayalım diyerek başlıyor söze, her neden se? Herhalde tarih hayata geçmeyen beylik laflarla doludur. Bizim yakın tarihimizde bir hayli var. Öyle değil mi? |
|
| Son Güncelleme ( 14.11.2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Sayın Baykal ve Emekli kurmay heyeti ulusalcı cepheyi ve kamuoyunu ters köşe yaptı.



