| Diyalog, Dünya Barışı İçin Sihirli Bir Anahtar |
|
|
| Zaman | |
| 24.11.2007 | |
|
Gülen'in başlattığı diyalog merkezli hareketin takdire şayan olduğunu dile getiren Amsterdam Vrij Üniversitesi'nden Prof. Anton Wessels, Hollanda'nın konferansa ev sahipliği yapmasının kendisine gurur verdiğini söyledi. Wessels, Gülen'in bütün dinlerde var olan güzellikleri bir arada yeni bir sunumla kendilerine hatırlattığını kaydetti. 50'den fazla akademisyenin katıldığı konferansta konuşan Zaandam şehri Katolik Kilisesi papazı Frans van der Sar ise Fethullah Gülen'i konferans vesilesiyle detaylı tanıma fırsatı elde ettiğini belirtti. Sar, "Gülen'in dile getirdiği diyalog, sihirli bir anahtar. Gülen'in dile getirdiği diyaloğa Hollanda'da ihtiyacımız var. Müslüman ve Hıristiyanların yakınlaşması için bu tür konferanslar daha da artırılmalı." dedi. Nijmegen Üniversitesi'nden Prof. Pim Valkenburg'e göre toplantı farklı kültürler arasında iletişimi artırıcı bir inşaata benziyor. Valkenburg, "Bu inşaata katkıda bulunduğum için mutluyum." diye konuştu. 2 gün süren konferans dün sona erdi. Konferansın dünkü bölümünde Prof. Karina Korostelina, Erkan Toğuşlu, Heydar Shadi, Tineke Peppinck, Prof. Ian Williams, Prof. Paul Weller ve Dr. Gabriel Pricky sunum yaptı. Prof. Weller, "Gülen'in din ve kamu hayatı" başlıklı sunumunda, Hıristiyanlığın Fethullah Gülen gibi bir şahsiyet çıkarması gerektiğini söyledi. Tarık Ramazan ile Fethullah Gülen'i kıyaslayan bir tebliğ sunan Erkan Toğuşlu, her iki ismin dile getirdiği düşüncelerde de diyaloğun önemli bir yer tuttuğunu söyledi. Toğuşlu, özellikle Avrupa'daki genç kuşak Müslümanlar tarafından ilgiyle takip edilen Ramazan'ın şahadetten hareket ederek Müslümanlar ile Müslüman olmayanlar arasında bir diyaloğa vurgu yaptığını, oysa Gülen'in diyalog anlayışının ise hizmet merkezli olduğunu söyledi. Konuşması büyük alkış alan Birmingham City Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Ian Williams, Gülen hareketinin her türlü aşırılığı reddeden bir "orta yol hareketi" olduğunu söyledi. Almanya Erfurt Üniversitesi'nden Heydar Shadi ise Gülen ile Abdülkerim Suruş'un karşılaştırmasını yaptı. Müslüman düşünürleri, fundamentalist, gelenekçi ve modernist diye üç bölüme ayırmanın mümkün olacağını savunan Shadi, bu ayrım ışığında Gülen'in gelenekçi, Abdülkerim Suruş'un modernist olarak değerlendirilebileceğine dikkat çekti. Shadi, devamında Gülen'in dile getirdiği düşüncelerin merkezinde maneviyatın; ama Suruş'un düşüncelerinin merkezinde sosyolojinin yer aldığını dile getirdi. Oturum sonundaki soru-cevap kısmında söz alan Amerika'nın önde gelen üniversitelerinde çalışmalar yapan Jerome D. Maryon ise Batı'da hâlâ Suruş ve diğer bazı İslam düşünürlerin takiyye yaptıkları şeklinde değerlendirmelerin olduğunu; ancak bunun Gülen için geçerli olmadığını kaydetti. Kolejler Aydınlanma Başlattı Paris Dauphine Üniversitesi'nden Farhod Alimuhamedov da Gülen hareketinin kolejlerinin Orta Asya'da bir aydınlanma akımı başlattığını söyledi. Alimuhamedov, Gülen'den ilham alan okulların Orta Asya'da yakaladığı başarının bir çeşit etnik gerginlik yaşayan Fransız eğitim sistemine model olabileceğini belirtti. Slovak Bilimler Akademisi'nden Dr. Gabriel Pricky ise, "Ne kadar çok pencere açarsak, içeri o kadar ışık girer." diyerek, Fethullah Gülen'in çağımızda açmaya çalıştığı pencerelerle, diyalog köprüleri kurmaya gayret ettiğini ve özellikle Avrupa medyasının oluşturmaya çalıştığı 'canavar İslam' imajını yenmeye çalıştığını söyledi. Leiden Üniversitesi'nden Tineke Peppinck de doktora tezi yazdığı Gülen hareketinin en çok dikkatini çeken unsurlarını, fedakârlık, insanlara hizmet ve kâmil şahsiyet oluşturma şeklinde sıraladı. "Gülen, temsil yoluyla Türkiye'yi dünyaya tanıtmayı amaçlıyor." diyen Peppinck, "Gençler, bu kaliteli rol modellerini kendilerine örnek alıyor. Bunlar Hollanda toplumunda örnek model olmalı. İnsanları etkilemek güçle olmuyor, tepeden inme ile olmuyor. Ben bu hareketten bunu öğrendim." ifadelerini kullandı. (Basri Doğan, Ali Çimen, Yasin Yağcı, Rotterdam) |
|
| Son Güncelleme ( 24.11.2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



Hollanda'nın saygın üniversitelerinden biri olan Erasmus'ta düzenlenen "Barış içinde bir arada yaşamak: Fethullah Gülen'in günümüz dünyasındaki barış teşebbüsleri" konferansı Avrupalı aydınlardan takdir topladı.



