Alp Nuhoğlu ve Bebeği Kimin Umurunda? Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 13
Kötüİyi 
Haşmet Babaoğlu, Vatan   
10.12.2007

Haşmet BabaoğluYanlış anlamalara çok açık ve kolayca tuzağa düşülebilecek bir konu, biliyorum. Üzerine iki laf edenin bir kesim okurdan mutlaka abuk sabuk tepki alıp asabının bozulacağı da ortada!

Hiç girmesem daha iyi!

Ama gireceğim.

Medyatik iki yüzlülükler hasta ediyor beni çünkü!

O halde baştan alalım:

Diyelim ki Dr. Alp Nuhoğlu bizim Gülşen Yüksel'e günün birinde telefon açıp "hiç bebeğimizin sağlık durumunu sormuyorsun, o kadar iyi ki" deyiverdi...

Ve Gülşen de anlatmasını isteyince "bebeğimiz için çok üzüldüğümü bilen dostlarım beni New York'ta Hintli bir guruya götürdü. Çok özel bir adam. Dua etti ve muska benzeri bir şey verdi bana. İnanmayacaksın ama şimdi bebeğimiz o kadar iyi ki!" diye konuşsaydı...

Gülşen "gurunun duası tutmuş olabilir mi?" diye sorduğunda "Vallahi öyle olduğuna inanıyorum zaten" karşılığını verseydi...

Ki olayların böyle gerçekleşmesi ihtimali doğrusu daha yüksekti!

Neden?

Malum, Alp Nuhoğlu medyada magazin olaylarıyla daha çok öne çıkmış bir hekim. Ünlü bir jinekolog. Karısı Zeynep Tokuş'la birlikte hani İstanbul'u ziyaret eden Hintli guruların ayaklarını yıkayan "sosyetik" kesimlerle içli dışlı biri...

***

Peki her şey yukarıda hikâye ettiğim gibi olsaydı bu kadar büyük bir medya fırtınasına yol açar mıydı?

Alp Nuhoğlu'na heyecan ve öfkeyle "Pozitif bilimle uğraşan bir insan nasıl böyle davranır, böyle açıklama yapabilir?" diye yüklenilir miydi?

"Doktor bey kliniğinde duayla kısırlaştırma tedavisine başlayacak mı?" tarzında bel altı vuruşlar gelir miydi?

Hayatında bedduadan başka bir şey bilmeyenlerin "dua etmek" ve "bilim-din çelişkisi" üzerine fikirlerini dinlemek zorunda kalır mıydık acaba?

Bu soruların hepsinin cevabı tektir: Hayır, hiçbiri olmazdı!

Spiritüel konulara meraklı çevrelerde geçici bir dedikodu malzemesi olur, biraz magazin patırtısının ardından unutulur giderdi.

Ancak...

Olayın içinde "üfürükçü hoca" düzeyine indirilmiş Fethullah Gülen olunca...

İşin rengi değişiveriyor.

***

Din-bilim çelişkisiymiş, dua-tıp karşıtlığıymış, duaların iyileştirip iyileştirmediğine dair bilimsel araştırmaların sonuçlarıymış falan...

Hepsi... Hepsi hikâye!

Hepsi işin aldatmaca tarafına hizmet ediyor!

Aslında bu hikâyeyi allayıp pullayanların umurunda bile değil Alp Nuhoğlu'nun eğrisi doğrusu...

Kimse kendisini kandırmasın!

Bu işin büyümesine, bu kadar dallandırılıp budaklandırılmasına yol açan tek şey altında yatan Fethullah Gülen konusu...

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
sevda  - slm   |2007-12-10 22:33:30
Gerçekten size katılıyorum
çok güzel bir yazı.Amaç Fethullah Gülen olunca herşey çarpıtılıyor içimden yeterrrrrrrr demek
geliyor.Birazda vicdanlı davransalar ve onun nelere vesile olduğunu bilseler belkide biraz olsun utanırlar diyorum.
mevlüde  - bende çok sinir oldum   |2007-12-10 20:41:03
bu Alp Nuhoğlu denen herif geçen gün müjde ar'ın programına çıkmıştı ve hocamızdan -fethullaha gittim- diyerek bahsetmesinden çok sinir
oldum. Keşke hocamız şu adamla hiç görüşmemiş olsaydı diye düşünecek oldum. Ama ne olursan ol, kim olursan ol gel sözü aklıma geldi
Mevlana'nın. hocamızın bi bildiği vardır elbet. iyigünler diliyorum hocama selamlar.ellerinden öperim.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 10.12.2007 )
 
< Önceki   Sonraki >
Foreign Policy'de Gülen Röportajı

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

İmanda Derinlik

Seyredin

Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar

Dinleyin

Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele

Dinleyin

Erzurum Vaazı - 19980

İndirin

Altın Nesil Konferansı - 1977

İndirin

İyi bir san’at eseri, onu meydana getiren unsurların mükemmeliyetiyle, unsurların mükemmeliyeti de onları teşkil eden cüz’ifertlerin mükemmeliyetiyle yakından alâkalıdır. Özün sağlam olmadığı bir yerde temiz bir duygu, temiz bir duygunun bulunmadığı bir yerde de hep canlı kalabilecek “kor” gibi eserlerin ve alevden ifadelerin meydana getirilmesi imkânsızdır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri