Sen de mi Fethullahçısın? Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 49
Kötüİyi 
Prof. Dr. Osman Özsoy, haber7.com   
27.12.2007

Prof. Dr. Osman ÖzsoyÖnce kısa bir hatırlatma… Yazıya başlık olan kelime çirkin… "Cı, cu'lu" takılar kullanmaktan hoşlanmam. Ama meselenin anlaşılması ve bir Türkiye gerçeğini yansıtabilmek için sözün sarf edildiği şekliyle yazılmasında yarar var.

Milli Şairimiz Mehmet Akif 27 Aralık 1936'da İstanbul'da vefat etti. Son nefesini İstiklal Caddesi'nde bulunan Mısır Apartmanı'nda verdi. Dün 71. ölüm yıldönümüydü.

Cumartesi akşamı M. Akif'le ilgili bir toplantıda konuşma yapacak olduğumdan, kendisi hakkında yeni şeyler öğrenme umuduyla Mısır Apartmanı önündeki anma törenine katıldım. Katılımcı gazetecilere dağıtılan basın dosyasında yer alan Mehmet Akif'le ilgili kitapçıkta okuduğum satırlar, son günlerde şahit olduğum iki olayı bu vesile ile kaleme almama neden oldu. Önce onlardan bahsedeyim, ardından M. Akif'le ilgili ince bir ayrıntıya dikkatinizi çekmek istiyorum.

Geçtiğimiz hafta bir konferans nedeniyle gittiğim Aydın – Nazilli'den dönüşte önce Kenan Evren Paşa'yı İzmir'de yeni taşındığı mekânında ziyaret ettim. Durumunu iyi gördüm.

İstanbul'a dönerken, her zaman olduğu gibi uçakta kanat üstü olmayan cam kenarından bir yer istedim ve 7-F numaralı koltuğa oturdum. Elimdeki dergiyi okurken, koridora bakan yanımdaki koltuğa oturmak üzere 55–60 yaşlarında bir bayan geldi. İki elinde de eşyaları vardı. Oturması için koltuğun üzerinde bulunan emniyet kemerini önce kenara çekmesi gerekiyordu. Fakat elindeki eşyalar nedeniyle bunu yapabilmesi zordu. Hemen harekete geçtim ve oturacağı koltuğun üzerinde bulunan emniyet kemerinin iki kanadını rahat oturabilmesi için oturacağı koltuğun kenarlarına çektim. Küçük bir kağıt mendil parçası da koltuğunun üzerindeydi. Elimle çarçabuk onu da kaldırdım. Kaldı ki yanıma Saddam Hüseyin de otursa, Fidel Castro da aynı şeyi yapardım. Refleks bu…

Selamlaşmak ve birbirimize hayırlı yolculuklar dilemek için bile olsa daha göz göze gelmemiştik ki, yerine yerleşir yerleşmez bana döndü ve "Sen de mi Fethullahçısın?" dedi.

Hani Anadolu'da ani gelişen bir durum karşısında "Destur, Bismillah" derler ya… Tam da öyle bir durum…

Hepiniz aynısınız…

Daha bir şey demeye kalmadan sözü yine kendisi devam ettirdi. "Hepiniz aynısınız" dedi. "Nasıl yani" dedim. "Nasıl oluyor da bir insan ortaya çıkıyor, sizin gibi okumuş yazmış olduğu her halinden belli olan, dahası sizin gibi her meslekten ve çevreden binlerce, on binlerce insanı sanki hipnoz eder gibi kandırıp kendine inandırabiliyor, anlayamıyorum" dedi.

"Hanımefendi, bilmeden bir yanlışlık mı yaptık, bir kusur mu işledik farkına varamadım" dedim. "Yok hayır, tam aksine herkesin çok hoşlanacağı bir davranış sergilediniz" dedi. "İsterseniz önce bir tanışalım" dedim. Çünkü daha birbirimizin ne ismini biliyorduk, ne de mesleğini…

Atatürkçü Düşünce Derneği'nin İzmir Şubesi yöneticilerinden, emekli kimya mühendisi olduğunu söyledi. Kalan hayatını, Fethullah Gülen'le mücadeleye adadığını ifade etti. Tekstil mühendisi olan 30 yaşındaki oğlunun da (yine onun ifadesi) ‘Fethullahçı' olduğunu söyledi.

"Gülen'den neden bu kadar nefret ediyorsunuz" dedim. "Oğlunuz size saygısızlık mı etti, istediğiniz gibi bir insan mı olmadı, onunla ilgili kariyer planı hedefleriniz arzu ettiğiniz gibi mi gelişmedi, size zora sokacak şeyler mi yaptı" dedim. "Yok hayır. Aksine melek gibi insan" dedi. Oğlunuzun durumunu bilmiyorum ama bu ülkenin şu an oğlunuz gibi 10 milyon genci olsa memleketin durumu nasıl olurdu?" diye sordum. "Ülke cennete dönerdi" dedi. Oğlunun içinde bulunduğu durumdan bu kadar memnun olan bir kadının tam olarak neden serzenişte bulunduğunu anlamak mümkün değildi

Yol boyunca Gülen hakkında ağır sözler sarf etti. Elimden geldiği kadarıyla bir şeyler anlatma çabasında olduysam da, kararlıydı. Uçak İstanbul'a indiğinde valizlerimizi beklerken yanıma yaklaştı. "İçim rahat değil, kafam çok karışık" dedi. "Her şeyin doğrusunu Allah bilir. Önemli olan samimiyettir. Nasıl olsa öbür yanda her şey ortaya çıkacak" dedim.

Ülkesini ve insanımızı samimiyetle sevdiğinden kuşku duymadığım bu hanımefendiden dolayı kendimi suçladım. Tıpkı Fazıl Say, "bu ülkeyi terk ediyorum" dediğinde, kendimi suçladığım gibi. Yaşantıları ve söylemleriyle emniyet ve güvenin temsilcisi olması gereken çevrelerden kuşku duyuluyorsa, başkasını suçlamak kadar, "nerde yanlışlık yapıyoruz ki, bu insanlar bize yeterince güvenmiyorlar diye özeleştiri de gerekir" diye düşündüm. Bu yola bizden daha çok yakıştığını düşündüğüm insanların içinde bulunduğu duruma üzülmemek elde değil. Eve geldiğimde ağladığımı hatırlıyorum.

Bunların hepsi mi aktör?

Fatih Eğitim Kurumlarının bir oryantasyon programına konuşmacı olarak katılmak için hazırlandığımda, beni almaya Mercedes bir araç geldi. Kurumların konuk getirmek-götürmek için kullandıkları ulaştırma araçlarında genelde bu tür arabalar olmaz.

Şoförle tanışıklığımız yoktu haliyle. Yolda şoförle laflarken şunları söyledi; "Ben Taha Akyol'un çocuğunu okula getirip-götürmek için başladım bu işe" dedi. "İnanır mısınız, öğretmen ve idareciler dâhil tüm okul personeli bana aylarca, iyi insan görünme rolü kesiyorlar gibi geldi. Yahu, bu kadar iyi insanın bir arada toplanması mümkün değil, nasıl oluyor da aylardır hiç açık vermeden bu rolü oynayabiliyorlar, artist olsalar kesin Oscar veya Altın Portakal alırlar diye düşündüm. Baktım ki, o kadar gözlemime rağmen kimsede bir değişiklik yok, herhalde bu insanlar gerçekten de böyleler diye kesin kanaat getirdim. Şimdi gönüllü olarak orada çalışıyorum. Onlar kovmadığı sürece ayrılmaya da niyetim yok…" dedi.

Konunun, yazının başında bahsettiğimiz Mehmet Akif'le ilgisini merak ettiğinizi biliyorum. Akif'in vefat ettiği Mısır Apartmanının önünde bize sunulan kitapçıkta, son günlerinde Akif'le beraber olan Mithat Cemal Kuntay'ın bir değerlendirmesini okudum. Şöyle diyor Kuntay; "İlk tanıdığım zaman ona inanamadım. Bir insan bu kadar temiz olamazdı. Fena aktör, melek rolünü oynamaktan bir gün muhakkak yorulacaktır. Gayri tabii (yapmacık) bir faziletten yorulan yüzünü bir gün kesin görecektim. Fakat 35 sene bekledim, o gün bir türlü gelmedi. Otuz beş sene onun yanından her çıkışımda, kendime hep bu sualleri sordum. Mahrumiyetlerden yılmayan ahlakıyla, kendisini nasıl kahraman sanmıyordu. Onun temizliği yanında insan kendi günahlarından muzdarip olurken, o, kendisinin sizden başka olduğunu nasıl görmüyordu? Dostunu, ‘sevmek' kelimesinin noksansız manasıyla seviyordu. Öldüğü zaman, düştüğü zaman, dünya aleyhine döndüğü zaman, yanında olmadığı vakit ve sevmeyenlerin yanında olsa bile…" Akif'e böylesine hayran olan Kuntay, Akif'in ölümünden önceki son fotoğraf karesinde de yer aldı.

Malum, Mehmet Âkif idealindeki gençliği Âsım'ın Nesli olarak niteler… Hani şiirinde; "Asım'in nesli… diyordum ya…nesilmiş gerçek: İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek" der ya...

Milli Şairimiz kabrinde müsterih olsun. Öyle bir nesil geliyor.

Bu konuda emeği geçen tüm isimli-isimsiz kahramanları saygıyla anıyoruz.

Bu millet onun vasiyetine uyacak ve bir kez daha İstiklal Marşı yazmayı gerektirecek çaresizliğe düşmeyecektir.

Şimdi bu nesil, ülkesini aştı, tüm insanlığın türküsünü söylüyor…

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
Bilal  - yazaar   |2008-01-02 11:51:20
Bu millet meydan arar yol buldurmaya
Meydan bulur adam arar yol buldurmaya
Bu millet nefhan olsa dağılsalar semaya
Gizli bir rayihan, ulaşır
her yana.
melikşah  - sır ise eğer, hissetmek kadar asil..   |2007-12-29 12:19:44
belki keşke demek mi ki derim, kendinden birisin derse inanma..
HÜSEYİN  - güzel günler çok yakın   |2007-12-29 07:46:44
evet güzel günler çok yakın. öyle bir gençlik yetişiyorki, bu ülkenin kaderini bir gün değiştirecek pırıl pırıl bir gençlik.
Osman Altunköprü  - Anlatmaya devam   |2007-12-29 06:32:13
Değerli hocam!Bu ülke insanın güzelliklerini anlatmaya devam edelim.Bu güzelliklerden herkesin haberdar olmaya ihtiyacı var.Üstelik bunu sizler
gibi ülkenin aydın kesimlerinin ağzından duymaya şiddetle ihtiyacı var.Çünkü,sizler bu ülke insanına yön veren,değerler kazandıran ve
onları şekillendiren,aydınlatan insanlarsınız.Bu izahatları saminiyetle yapmaya devam ederseniz insanların gönlünde yer edecektir.
mustafa acar  - tabii olarak fitri yaşamak   |2007-12-29 04:49:37
öyle yaşayıp hareket edelim ki yaraticimiz bizden razı olsun.O c.c memnun olunca tüm insanlara da tesir ettirip onlara da beğendirecek takdir
ettirecektır.allah aklı selim yoldan ayırmasın.rızası istikametinde yaşamak nasip etsin.
ataman  - alla hrazı olsun   |2007-12-30 08:45:06
Bu yazıyı sabahın 5:15şinde okudum şiddetle tavsiye ederim özellikle Türkan saylan hanfendiye
Yusuf BALGATLI  - 7Cihan Duysun Biz Bu'yuz.   |2007-12-28 16:30:51
bu yazı bu soruların kafalarda bir yapboz gibi dolaştığı zamandan beri meydana gelmiş bu tip olaylara ne kadar açıklık getiriyor.bir kesim
insanımız,öyle kalıplarla öyle önyargılarla gelişen ve geliştikce gönüllere ayrı bir güzellikte oturan bu tip hizmetlere ve bu hizmetleri
fedakarca,cesurca yapan insanları anlamakta güclük çekiyor veya anlamamak için tabularını bir put gibi saklıyor kırılmaması için adeta
onunla yatıp onunla kalkıyor.oysa...
Ercan Yatkin  - Guzel olan   |2007-12-28 07:23:25
"Mahrumiyetlerden yılmayan ahlakıyla, kendisini nasıl kahraman sanmıyordu. Onun temizliği yanında insan kendi günahlarından muzdarip
olurken, o, kendisinin sizden başka olduğunu nasıl görmüyordu? Dostunu, ‘sevmek' kelimesinin noksansız manasıyla seviyordu." Rabbim bunun
yolunu bize da acsin, amin.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 28.12.2007 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Mü'min Ufkunda "Çevre"

Seyredin

Hicret, Ric'at ve Mukaddes Hüzün

Seyredin

En Önemli Vazife

Dinleyin

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Salihli Vaazı - 1979

İndirin

Kur'ân ve İlim Konferansı - 1976

İndirin

Küçük bir şey başarınca her şeyi başaracağını zannetmek şeytanî bir vehimdir.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri