|
Ahlak-ı Âliye-i İslamiye (Edremit Vaazı) |
|
|
|
Nil Production
|
|
09.08.1974 |
|
9 Ağustos 1974, Edremit Alemizade Sırönü Camii
- Mükemmel bir insan olmak, ancak ahlak-ı âliye-i İslamiyeyi yaşamakla mümkündür…
- Dinimizin ahlak-ı âliye noktasında iç-dış bütünlüğüne verdiği ehemmiyeti…
- Cenâb-ı Hakkın isimlerinden istifademiz nisbetinde Allah'a kurbiyet kazanmış olacağız…
- Küfürden nefret etmek imanın bir şiarıdır. Zira Kur'an'da "Allah kullarının küfre girmelerine razı olmaz." (Zümer, 39/7) buyurulmaktadır…
- Anne-babadan başlayarak yakın akrabalara, komşulara ve çevremizdeki insanlara mürüvvetli davranma, onlara karşı iyi huylu olma ve onlarla iyi geçinme, ahlak-ı İslâmiyenin önemli rükünlerindendir…
- Herkesle iyi geçinmek ve herkesin iyi taraflarına bakmak güzel ahlaklı olmanın gereğidir…
- Komşuyla iyi geçinmenin ehemmiyetine dair hadisler…
- İmam-ı A'zam Ebû Hanife'nin kâfir komşusuna karşı mürüvvetli davranışı…
- Mü'minlerin ahlaklı olmalarını ifade eden önemli bir yanları da işlerini sağlam yapmalarıdır. Peygamberimizin (s.a.s.), her işini sağlam yaptığına dair hayatından örnekler…
HUTBE
- Takvanın bir manası, insanın iman ve Salih amel noktasında işini çok sağlam yapmasıdır…
- Ancak sağlam iman etmiş insanlar, dinleri uğruna eziyetlere katlanabilirler. Bu konuda müşriklerin boykotu karşısında açlık ve sefalete katlananlardan biri olan Sa'd b. Ebî Vakkas (r.a.) örneği..
Bu dosyayı indirmek için tıklayın...
|
|
Son Güncelleme ( 28.07.2008 )
|
|
Multimedya
Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu Seyredin
Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları Seyredin
Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog Seyredin
Yıkık Yuvalar ve Ebedî Yetim Çocuklar Dinleyin
Müzmin Müfteriler ve Müslümanca Mukabele Dinleyin
Altın Nesil Konferansı - 1977 İndirin
İrfan ve asaletten mahrum, devlet işlerinden de anlamayan nasipsizler, şayet yanlışlıkla birer vazife başına getirilmişlerse, hükümetin gücünü kullanmaktan, onun iktidarını istismar etmekten, her yerde kendi çıkarlarını aramaktan ve despot birer kral gibi hüküm sürmekten geri kalmayacaklardır. Böylelerinin iktidarda olduğu bir ülkede sadece zalimlerin “hay-huy”u ve mazlumların iniltisi duyulacaktır ki, bu şeâmetli seslerin yükseldiği hemen her yerde Âd ve Semûd’un âkıbeti kaçınılmaz olagelmiştir.
|