Bizim de Kendimiz Olduğumuz Günler Vardı Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   
01.02.2008

 Bizim de Kendimiz Olduğumuz Günler VardıBugüne kadar çok lütuflar gördük Hak elinden.. ve ne ışıktan günler yaşadık O'nun teveccühünden!.. Zaman zaman bir kısım olumsuz yanlarımızdan ötürü hafifçe hırpalansak da, ekseriya özel iltifatlarla günlerimiz hep güldü.. biz de dolu dolu sevinçlerle köpürdük; köpürdük ve liyakatlerimizin kat kat üstünde ne sürpriz inayetlere şahit olduk.. ne görünmezleri gördük, ne erişilmezlere erdik ve ne paha biçilmez mazhariyetlerle pâyelendirildik. Sağanak sağanak ötelerden gelen değişik dalga boyundaki lütuflar ve yalnız olmadığımızı haykıran ak alınlı hâdiseler hiç mi hiç eksik olmadı. Ara sıra ruhlarımızda bir gurbet hissi belirse de, bizi yalnız bırakmayan Dost'un yüzlerce hâdise ile yakınlığını duyurması ve ufkumuzun enginliği ölçüsünde maiyyetini hissettirmesi sayesinde atmosferimiz yeniden aydınlanır ve gönüllerimiz şâd olurdu. Silinir giderdi bütün kederler ve tasalar; inşirah yağmaya başlardı ruhlarımıza; bırakırdık kederi, tasayı ve çocuklar gibi sevinirdik. Hâdiseleri yakından takip edenler için O'nun iltifatları mütemadî ve teveccühleri de kesintisizdi. Öyle ki, her zaman ufkumuz aydın ve mağriblerimiz de maşrıklar gibi pırıl pırıldı... O'nun bize en büyük teveccühü sayıyorduk biz olarak kalmamızı ve biz olarak yaşamamızı; zira bu sayede kendimiz gibi düşünüyor, kendimiz gibi davranıyor, hemen her zaman kendi sesimizle soluklanıyor, ruh ve mânâ köklerimizden fışkıran disiplinlere bağlı hareket ediyor ve kendi kültür değerlerimizi yine kendi üslubumuzla seslendiriyorduk; seslendiriyor ve kat'iyen kendi kendimize yetmediğimizin ifadesi sayılan fantezilere girmiyorduk. Kendimiz olmayı her zaman bir lezzet gibi duyuyor ve bu sayede, O'ndan gelen ilâhî lütufları da semavî bir armağan gibi değerlendiriyorduk.

O zamanlar biz kendimizdik; zirvelerde dolaşma tabiî hâlimiz ve bu aydınlık atmosfer de değişmez iklimimizdi. Bu nurefşan dönemde sık sık tadıp duyduğumuz, bizi hiçbir zaman yalnız bırakmayan ilâhî teyit ve ruhanî hazlara o kadar alışıktık ki, düşünce ve hayallerimizle ne zaman bu dünyanın o rengârenk ikliminde seyahate çıksak kendimizi cennetlerin koridorlarında sanır ve bir daha da bu atmosferden ayrılmayı asla düşünmezdik.. o zamanlar biz kendimizdik ve o pırıl pırıl günler de bizim günlerimizdi.

Şimdilerde o rengârenk ledünnîlikten ve o çerçevede duyup yaşadığımız ruhanîlikten ne kadar uzak olduğumuzu tam kestiremiyorum. Ne var ki, ara sıra belli sâik ve çağrışımlarla o altın zaman dilimlerine hayalî bir seyahatte bulunsam, ne kadar değiştiğimizi, ne kadar başkalaştığımızı acı acı hissediyor ve ürperiyorum; ürperiyor ve kendi kendime, "Eyvah! Ne kadar başkalaşmış, ne kadar kendi ruhumuzdan uzaklaşmış, ne kadar renk atıp soluklaşmış ve bir kısım fanteziler uğruna ne kadar kendi kendimize etmişiz!" diye düşünüyor ve hayıflanıyorum. Gerçi bir mânâda, o zamanlar itibarıyla, ufkumuz dediğimiz noktayı bütün bütün unutmadık.

Düşünce ve tahayyül dünyamızda, hafıza merkezlerimizde hâlâ bize ait ince, zarif, yarı açık yarı kapalı bir hayli hususiyetler ve renkler tülleniyor; ama her zaman içimizi kanatan hızlı bir başkalaşmanın sürüp gittiği de muhakkak... Önceleri içimizde hep lezzetli bir ledünnîlik hükmederdi; düşüncelerimiz ufuklu ve muhteşem, duygularımız süt gibi dupduru, ifadelerimiz metafizik derinlikli, üsluplarımız da meleklerin muhaverelerinden bir şive kapmış gibi sürekli semavîlikle tınlar ve çevreye ilham edalı ne büyüleyici şeyler fısıldardı.. o zamanlar dünya bizi dinlemeye koşar, ruhanîler sükût murakabesine dalar ve ihtimal melekler de bu armoniye dem tutarlardı. Bu sayede bizler çok defa arzda semavîlikler yaşar, dünyada ukbâ derinliklerini duyar ve âdeta kendi hâlimize imrenirdik. Hâsılı, o zamanlar iç derinliklerimizden gündelik davranışlarımıza kadar her tavrımızda ayrı bir tat, ayrı bir şive, ayrı bir lezzet ve ince, zarif, latîf bir bizdenliğin duyulup sezilmesiyle âdeta büyülenirdik.

Bu şiirimsi atmosfer o kadar sihirli ve tesirliydi ki, hiçbir yabancı mülâhaza, hiçbir fantezi onu ihlâl edemez; hiçbir ağyâr düşüncesi bu atmosferi delemezdi; dolayısıyla da ifade ve beyanlarımızda, tavır ve davranışlarımızda yabancılıkla alâkalı hiçbir dekolte renge, desene rastlanamazdı. Her zaman atmosferimizi renkli bir derinlik kaplar ve nazlı bir buğu sarardı. Nadiren de olsa bir kısım ses, görüntü ve daha değişik aykırılıklarla karşılaşılsa da, arkasından bütün çevre yine kendine has o sihirli ve esatîrî hâle bürünür ve kendi rengi, kendi deseniyle tüllenmeye dururdu. Öyle ki, bütün olumsuzluklar, buluta yükselen nemler gibi çiy noktasına ulaşır, yağmura dönüşür ve sağanak sağanak gönül yamaçlarımıza boşalırdı; boşalırdı da bütün iç âlemimizi saran bu ledünnîlik, görme duyma dünyamıza kendi boyasını çalar ve bize ufuk ötesinden neler ve neler fısıldardı.

Böyle bir ledünnîlik bazen ruhumuzu ağzına kadar doldurur, bizi değişik hülya âlemlerinin ferah-fezâ iklimlerinde dolaştırır ve fizikî dünyaların onca darlığına karşılık ruhlarımıza kâinatlar genişliğinde ışıktan âlemler vaad ederdi. İmanımızın gücüyle ve metafizik mülâhazalara açık bulunmamız sayesinde eşya ve hâdiseleri farklı görür, tabiatı dinin rengine boyanmış bir ilâhî kitap gibi duymaya başlar, her varlığı, her nesneyi birer semavî mesaj gibi dinler, yorumlar, mânâlandırır ve idrak ufkumuza giren her nesnenin elinden kâse kâse mârifet, muhabbet, zevk-i ruhanî ve aşk u iştiyak kevserleri içerdik.

O günler gönlümüze öyle enfes şeyler nakşetmişti ki, tarihî değerlerimiz bir bir devrilip her taraf harabezâre döndükten sonra bile hâlâ bize ait o güzelliklerin tat ve halâvetini ruhlarımızda hissediyor ve bu tatlı rüyanın hep böyle sürüp gitmesini diliyoruz; diliyor ve geçmişte mazhar olduğumuz nimetleri birer referans kabul ederek, verilenlerin çehresinde verilecekleri okur gibi oluyoruz.

Bugünkü bütün çırpınmalarımız, yazıp çizmelerimiz, gönüllerimizde her zaman dipdiri duyup hissettiğimiz gelecekteki o sihirli dünyalar içindir. Evet, gazeteler, kitaplar, mecmualar ve kendimizi ifade etme adına başvurduğumuz diğer vasıtalar hep o sihirli dünya içindir. Yıllardan beri bizi, kendimiz olma hülyaları arkasından koşturan bu mecmua (Sızıntı) da, özümüze ait sese soluğa ulaşma konusunda bizim için farklı bir enstrüman oldu; evet o, yer yer ruhumuzun heyecanlarını seslendiren bir dil, zaman zaman da bizi ruh kökümüzle irtibatlandıran bir dal oldu ve bize bir hayli turfanda meyveler sundu.

Ben, onun hâlâ ruhunu yitirmediğine inanıyor, daha uzun süre sesimize-soluğumuza tercüman olabileceği düşüncesiyle oturup kalkıyorum. Zaman her şeyi soldurup tesirsiz hâle getirdiği gibi bir gün onun da böyle bir hükm-ü kazaya maruz kalacağı izahtan vârestedir; ama, ben ona hissiyatımıza tercüman olması istikametinde ve Hakk'a bakan, Hakk'ı gösteren hizmetlerinde uzun ömürler dilemeyi bir vefa borcu biliyorum.

Sızıntı, Şubat 2008, Cilt 30, Sayı 349

İlgili Linkler

"Bizim de Kendimiz Olduğumuz Günler Vardı" başlıklı yazının ses dosyasını indirmek için tıklayın...

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.
ZUHAL  - DUA, ŞÜKÜR VE HUZUR   |2008-03-09 22:31:35
çok dua edin hocam çok,nolur hocam.RABBİM SİZİ BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN İNŞAALLAH ALLAH YAR VE YARDIMCIMZ OLSUN
ayşe arslan  - dua istiyorum hocam   |2008-03-06 19:21:23
hocam allah rızası için anneme allah tan dua dşleyin annem kanser hastası ve beynıne de gecmiş tedavi görüyo ve benimde 2 hasta kardesim var
birde ablam ne yaparız ennem olmadan allah rızası için annme dua edin ne olur hocam okuyun
hanife  - allah razı olsun   |2008-03-05 12:34:10
ALLAH sizden razı olsun yazı bizm kendimizin içe döük yaşantımızı aksettiriyor.teşekkürler..HOCAM.
tuğba   |2008-03-03 14:45:43
S.A hocam ne güzel böyle yazıları okuyunca hayatın anlamını daha iyi anlayabiliyoruz iyiki siz ve sizin gibi abilerimiz amcalarımız var
...
erdal çakır  - hakkını helal et   |2008-03-03 07:22:16
hocam beduzzaman hz düşünüp senin ülkemizi ne için terk ettigini düşünüp senin hakkında kötü düşünmüş seni anlayamadım ve senden
hakkını helal etmeni istiyorum
nursima  - kaybettiğimiz değerleri kazanmak   |2008-03-02 17:39:14
sizi ne kadar özledik.bize değerlerimizi hatırlatıyorsunuz başyazı için teşekkür ediyoruz dilinize gönlünüze sağlık.devamını
bekliyoruz.neyi kaybettiysek neye ihtiyacımız varsa hemen hatırlatıyorsunuz hocam.kalpten kalbe yol vardır dedikleri bu olsa gerek.sizi
RABBİMİZE emanet ediyorum
nilay  - ayna   |2008-02-29 20:33:40
"..Kendimiz Olduğumuz.."
ne kadar sade ne kadar güzel ne kadar isabetli bir ifade..okuyunca kaybettigim bir şeyi bulmuş gibi mutlu oldum,
evet işte buydu anlatmak isteyip de bir türlü ifade etmeyi beceremedigim ruh hali, ağzınıza sağlık hocam...
berat gülen   |2008-02-29 17:00:47
diyarbakır liceli
Önder AKKÖZ  - Selamun Aleyküm..   |2008-02-27 14:35:52
Hocam ALLAH(C.C) Sizden Razı Olsun..Sizinle Görüşmeyi Çok İstiyorum..İNŞAALLAH ALLAH Nasip Eder..Kitaplarınız Çok Güzel..ALLAH(C.C) Razı
Olsun...
umut  - değerlendirme   |2008-02-27 10:45:05
Bu yazının yazarı ve yazılanlar Asıl Değerlendirici katında değerlendiriliyor.Zaten biz değerlendirelim diye de yazılmıyordur gaye başka
çünkü.Takdir siz saygıdeğer site yöneticilerinin ama sizce değerlendirmeye hacet var mı?
seçkin  - hocama   |2008-02-25 19:20:54
1999 yılında ilk defa dinledim sizi sonrası dünya işleri ayırdı koskoca zaman gecti ben ne yaptım hocam allah sizi basımızdan eksik etmein
allaha ısmarladık
Nilgün  - Sihir Kalbimizde Saklı Değil mi?   |2008-02-25 14:39:44
Hocam siz siz olmasydınız biz biz olamazdık ki.Sizin bize kattıklarınız için ne kadar teşekkür etsek ne yapsak azdır.Hakkınızı helal
edin.Allah sizden ebeden razı olsun.Bir gün mutlaka görüşmek umudu ile.
Oktay   |2008-02-23 18:39:49
Bir soru sormak istiyorum Sevgili Hocama. Bunu nasıl yapabilirim aydınlatır mısınız lütfen? Teşekkür ederim.
beyinfirtinasi  - ????????   |2008-02-23 00:09:49
duyguları, hiç bir zaman kelimeler anlatamaz...sevgi,hoşgörü,diyaloğ...
AKIF  - TEK TURKIYE   |2008-02-22 11:06:47
BURAYA TURKİYE YE GELSENİZ MİLLETİMİZ İNSANLIK İÇİN ÇOK İYİ OLUR AMA SİZİN VARLIĞINIZ (düyanın neresinde olursanız olun)YETER.
herkez bir gun size ne kadar çok haksızlık yaptığını anlayacak (ölmeden önce anlasalar bari)çok yazık olacak.....
derya  - ÖZLEDİK SENİ HOCAM   |2008-02-21 11:22:50
hocam tükyiyeye gelme imkanınız hiçmi yok.olsun üzülmeyin rabbim cennetinde buluşturur inşallah..allaha emanet olun sizi çok seviyoruz
YolcU  - şahitlik edeceğim; eğer fırsat veririler   |2008-02-21 07:50:12
ne zaman dünyaya dalsam, ne zaman menfaatimi düşünsem,ne zaman tembellik etsem sizin yazı ve sohbetlerinizle irkliyor ve kendimi sorgulamaya
çalışıyorum. ancak heyhat ki her defasında yine çamura batıyorum. bir kez yanınızda olsam, elimden tutsanız ve ruhuma ruhunuzdan üfleseniz
ve DUA etseniz iş o zaman inanıyorum ki her şey daha farklı olacak. Bir kerecik elimden tutup DUA etseniz. ALLAH CC EBEDEN RAZI OLSUN. İNSANLIK
ALEMİNİN VE SIZINTININ BAŞINDAN EK...
m gökhan   |2008-02-19 21:47:00
hocam çok sıkıntılar içindeyim dualarınıza ve ışıgınıza ihtiyacım var
Zafer  - Kendimiz olmamiz ve kalmamiz icin lütfen   |2008-02-18 16:24:22
Tekrar Sizinti da aktuel Basyazi okumak ne güzel. Rabbim uzun ömür ve elinize dilinize güc kuvvet versin. Saygi, dua ve selamlarimla
ozkan  - gosterdıgınız ufuklar   |2008-02-16 10:09:05
tarıh sahıttır allah dostlarının gosterdıgı ufuklara yuruyenler hıc sasırmadı.her gosterılen ufuk o gun dıye bahsıdılen gunde
yerımızı belrlemek ıcın.o yerı belrleme burada da mevcud.kırlı eller kırlı dusunceler herzaman vardı ve var olacak lakın sunu untmayın
kudsılerde herzaman vardı ve var olacak ve nıce ufuklara hep beraber allah'ın ınayetıyle ulasılacak.vardıgımız her ufuk bıroncekı ufuktan
ınsallah hep hayırlı olsun.selam ve duala...

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 13.06.2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Fethullah Gülen Belgeseli-1: Ümit Yolcusu

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-2: Sevgi Okulları

Seyredin

Fethullah Gülen Belgeseli-3: Hoşgörü ve Diyalog

Seyredin

Güneydoğu'da Cereyan Eden Hadiseler

Seyredin

O'na El Aç, Kullarına Değil!..

Dinleyin

Cennet'in Etrafındaki Sur

Dinleyin

Uşak Vaazı - 1980

İndirin

Berlin Konferansı - 1977

İndirin

Kendi durumunu hakikî mü'minlerin halleriyle kıyaslamak suretiyle kimse ye'se düşmemeli fakat dûnhimmetlik de yapmamalıdır. Dûnhimmet olma, Allah'a karşı ayıp, nimetlerine karşı da saygısızlık sayılır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri