Cennet-âsâ Bahar veya Kardelen Çiçekleri Yazdır E-posta
Üye Değerlendirme: / 6
Kötüİyi 
Sinan Atasever, herkul.org   
18.02.2008

"Acele ettim kışta geldim siz cennet-âsâ baharlarda geleceksiniz" diyordu asrın sahibi. Bu söz o zamanlar için belki çok iddialı bir sözdü belki bu yüzden devrin önde gelen din büyükleri kabule karin görmemişlerdi onun söylediklerini ama böyle bir sözü de ancak o, ümit insanı söyleyebilirdi ve söyledi.

Hastanenin kantininde oturmuş beklerken vaktimi boşa geçirmemek için elime bir kitap almış ve sayfalarında kendim kaybetmiştim ki masama gelen birinin selamıyla irkildim ve ne dediğini anlamaya çalıştım kitaba yoğunlaştığım için ilk önce yabancı bir dille konuşuyormuş gibi geldi, ne ki sonra anladım tanışmak istiyor ve geçmiş olsun dileklerini sunuyordu. Tanıştık. Bana,

—Kitap okumayı seviyorsun herhalde dedi
—Evet dedim
—Sana bir kitap hediye etmek istiyorum dedi
—Tabi neden olmasın diye karşılık verdim

Cebinden küçük bir kitapçık -hastalar risalesi- çıkardı tedirgin bir tavırla. "Bu ismi, bu kitabı daha önce duydun mu?" diye sordu, "evet" dedim. Okuyup okumadığımı sordu okudum dedim. "Dört beş kere." Rahatça arkasına yaslandı maşallah çekti. Tekrar masaya yaslandı ve "oku" dedi, "sürekli oku maddi manevi faydasını görürsün." Beni çay içmeye davet etti. Her hafta düzenli olarak arkadaşlarla çay içiyoruz katılmak istersen bekleriz deyip adresi verdi. Evet, memnuniyetle dedim yanımdan ayrıldı.

O giderken asrın başındaki adamın yalnızlığını düşündüm. Sürgünlerini… Yedi veren başak sürgünleri… Horlanışını, anlaşılmamasını, kırılmayan bükülmeyen çelik iradesi ve ümitlerini ve sonra muhataplarına sırtını, yüzünü geleceğe dönüp "ümit var olunuz bu istikbal inkılabatı içinde en gür sada İslam'ın sadası olacaktır. Ne yapayım acele ettim kışta geldim siz cennet asa bir baharda geleceksiniz" deyişini…

Evet, bundan başka büyüklerden işittiğimiz, bu hareketin başlangıç yıllarındaki cumalarda üç kişinin bulunamadığını, ev sorunlarını yurt sorunlarını, talebe kıtlığını ve bu gayretli hamiyetperver insanların fedakâr davranışlarını düşünüp durdum. Ve daha neler, neler aklımın kıyısından gelip geçti. Oysa şimdi herhangi bir şehirde herhangi bir yerde bir gönül eri, bir hizmet gönüllüsü hakikate açık bir kalb arıyor muhatabı yine bu hareketin bir dişlisi çıkıyor. Sonra evler geldi aklıma münevver evler, köprü okullar, gönül elçileri… Ve hiç hesapta yokken bu hareketin içinde bulunuşum… Rabbime şükür duyguları ile masadan kalktım. Odama doğru düşünceli bir vaziyette ilerlerken bir yandan da bu lütufları karşısında Rabbimin neler yapabileceğimi düşünüyor bir kez daha Yaratana karşı aczimi idrak ediyordum. Dahası "Size gelen iyilikler Rabbinizden kötülükler ise nefsinizdendir" ayeti beynimde yankılanıyordu.

Üstadın bahsettiği bahar bu günler miydi yoksa… Daha güzel günler var mıydı bizleri bekleyen… Biz kardelen çiçekleri miydik acaba baharın gecikmesine sabredemeyen… Yoksa baharın gecikmesine sebep yine biz miydik gayretsiz tavırlarımız ülfet yorgunu davranışlarımızla… Eğer öyleysek…

Yorumlar
Yeni Ekle RSS
+/-
Yorum yaz
Adınız:
E-posta:
 
Başlık:
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.

3.20 Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."

Son Güncelleme ( 18.02.2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Multimedya

Rabbimizin Bizden İsteği

Seyredin

Peygamber Efendimizin Müjdeleri

Seyredin

Rakip Değil Kardeşsin!..

Dinleyin

Şeffaf Hareket ve Anlatmaktan Bıkmamak

Dinleyin

Menemen Vaazı - 1976

İndirin

Altın Nesil Konferansı

İndirin

Hz. Muhammed (sav), küfrün, vahşetin aleyhine bir celâdet ve belâgat kılıcı olarak ortaya çıkma, dört bir yanda avaz avaz hakikati ilân etme ve insanlığa gerçek var oluş yollarını göstermede eşi-menendi olmayan bir Zât’tır.
Advertisement
Fethullah Gülen Web Siteleri