|
Meseleye bodoslama daldığı yazısının başlığından belli: 'Bir Fethullah Gülen Yaratmak'.
Söyledikleri bir bilgiye dayanmadığı için başlığından muhtevasına her tarafından patavatsızlık damlıyor. Megaloman bir hava içinde ve dindarlar başta olmak üzere herkesten nefret ettiği havasını alıyorsunuz yazılarına bakınca. Hatırlayacaksınız dünyaca meşhur Prof. Falk'un ifadelerini en mübtedi bir mütercimin yapmayacağı bir şekle sokmuş ve 'dindar olmayan' mânâsındaki 'non-religious' kelimesini 'dinsiz' şekline sokarak okurlarına takdim etmişti. Prof. Falk da bu cehalet karşısında şaşkınlığa uğramıştı. Bu yazarımızın güya iyi bildiği birisiydi Prof. Falk: 'Richard Falk'un kim olduğunu çok iyi biliyorum: Zaman Gazetesi'nin kiralık yazarı ve Fethullahçılığın eğitim merkezlerinden Princeton Üniversitesi'nin hocalarından biri...' Tarihçe-i hayatı, kariyeri, dünyadaki itibarı falan mühim değil Prof. Falk'un. Zaman'da yazıyor, Fethullahçı Princeton'da ders veriyor ya. Bilmem kaç senelik Princeton'ın beyefendinin gözündeki yerine bakar mısınız? Yakışıyor haspaya! Bakış açısı bu olunca taktığı at gözlüğüyle bu sefer de Utah Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümü öğretim üyesi Hakan Yavuz'u 'cemaattan olduğunu tahmin ettiğim' diye yaftalamış. Hakan Yavuz'un Risale-i Nur Hareketi ile ilgili çalışmaları ihtimal bu 'tahmini' yaptırmış beyefendiye. Şerif Mardin gibi bir değerin sırf bu konudaki sosyolojik çalışmalarından dolayı insan yerine konmamasını da bu meyanda değerlendirebilirsiniz. Hâlbuki Hakan Yavuz'un Gülen Hareketiyle konuya ilgi duyan bir bilim adamı olması dışında ilgisi olmadığını dünya âlem biliyor. Beyefendi'nin bilgisi de Richard Falk'u bildiği kadar olunca bu garabet ortaya çıkıyor. 'Fethullahçılık, Anayasa'nın değişmez hükümlerini değiştirmeyi amaçlamaktadır.' şeklinde de mahkeme edası içinde hüküm biçmiş, 'nereden çıkarıyorsun bunu' şeklinde peşinen gelecek itirazlara karşı da hemen cevabını yapıştırmış: 'Böyle bir amacı yoksa bütün yaptıklarını neden yapmaktadır?' Ne güzel değil mi? Kendi kafandaki paranoyalara ve hezeyanlara göre muhakeme et, hükmünü kes, sehpaya gönder.
Bugün yapılanları bazıları yadırgıyor olsa da, bütün bunlar o yüce mefkure adına, kendimizi ifade etme, dünyadaki yeni oluşumlara katkıda bulunma ve daha ileriye matuf (yönelik) Huntington gibilerin işaret ettiği hercü-mercin önünü alma adına elimizden gelen çabayı sarf etmek için yapılıyor. (Fethullah Gülen)
Fethullah Gülen'in 'herkesi kendi konumunda kabul esasına göre hareket' felsefesi diyeceksin 'ne ki o?' cevabını verecek. Dünyanın bilmem kaç yerinde açılan kaç Türk Okulu diyeceksin 'bak demedik mi bölücü fikirlerini oraya da taşıyorlar. Oradaki devletleri de yıkacaklar.' diyecek. 'Cennete merdiven dayadık, gel çık' çağrısına 'bir imamın elinden asla' diye hoyratça karşılık verecek. Yani beyefendi için sizin herkesin gözü önündeki durumunuz esas değildir. Kafasında siz neyseniz o olmaya mahkûmsunuz. Akşamcılardan birisi de öfkeyle esip savurmuş: 'Mesele özde özgürlüğe inanmak değil ki... Mesele özgürlükçü gözükmek... Özde özgürlüğe; özgürlüklere inansalar eli kanlı Müslüman katillerine biat etmezler. Şu habere bakın... Fethullah Gülen, New York'ta Dick Cheney'nin ofisine adam yollayıp, "Müslümanlığı ben birleştiririm... Yardım et..." diyor. Hadi yalanlayın bu haberi... 1 milyon Müslüman'ı öldürdü bu adam... Siz ayağına gidip biat ediyorsunuz. Hatırlamak istediğiniz bir şerefiniz varsa Allah aşkına Pakistan'a bakın...' Yahu biraz yavaş ol! Kim kime biat etmiş? Fethullah Gülen'in, Cheney'e adam gönderdiği haberi nerede çıkmış ki sen 'şu habere bakın' diyorsun? 'Fethullah Gülen, New York'ta Dick Cheney'nin ofisine adam yollamış mı? Gazetecisin, 5N1K kaidesini biliyor olman lazım. Şayet söylediklerin buna uymuyorsa sana müfteri deneceğini de biliyorsundur. 'Hadi yalanlayın bu haberi' tehdidine cevap değil ama bu pespayeliğin altında kalmamak için yazacağız: Fethullah Gülen, Dick Cheney'e şu veya bu şekilde "Müslümanlığı ben birleştiririm... Yardım et..." diye bir haber göndermedi. O, Allah'a çok saygılı bir insan. İddialı olmanın inanan bir insana hiç mi hiç yakışmayacağını hemen her konuşmasında dile getiriyor. Böyle bir safsatayı O'nun söylemediğini/söylemeyeceğini akşamcılar da biliyor.
Bağımsızlık meselesine gelince, -yine Cenab-ı Hakk'a minnet ve şükranlarımızı ifade ederek arz etmeliyim ki- bu gönüllüler hareketiyle alakalı araştırma yapan yerli ve yabancı akademisyenlerin de en çok üzerinde durduğu husus, hareketin bağımsızlığıydı. Bu hareketin bağımsız olması çok önemlidir.
Bu hareketi başkalarına el açar hale getirmek, mesela, siyasete bulaştırmak onun bağımsızlığına kerte vuran, onu delen ve kıran bir husus olur ki, bu çok tehlikelidir.
Eğer bu mesele bir iman meselesiyse, Türk milletinin birkaç bin yıllık, -çok iyi bir açılma dönemi yaşanmış olması bakımından bin yıllık kültürünü tanıtma adına, ancak gönüllü kahramanların yapabileceği bir meseleyse, Türk dilini bir dünya dili haline getirme meselesiyse şayet, ilerde idareye ve siyasete talip olma, bağımlı hale gelme gibi şeyler bu meseleyi kırar, çürütür. Meselenin özü budur; ama arkadaşlarımızın bu konuda yaptığı bazı şeyler, başvurdukları argümanlar belki de ilk anda anlaşılmayabilir. (Fethullah Gülen)
Aslında onların bilip-bilmemesi mühim değil. Her şeyi bilen, her şeye nigehban olan Allah biliyor ya! Bu sayfadaki görüşler yazarın kendi düşünceleri olup Fethullah Gülen tarafından yazılmamaktadır. İktibaslar ise Fethullah Gülen'in daha önce yaptığı açıklamalardan alınmaktadır.
|