Başkalarının Düşüncelerine Saygı Yazdır E-posta
Fethullah Gülen   

Başkalarının düşüncelerine saygı göstermek lazım. Mesela, akıl, mantık ve muhakeme kendi görüşümüzü yüzde yüz doğrulasa, riyazî kriterler aksine ihtimal vermeyecek ölçüde bizi desteklese bile, kendi düşüncemiz ve görüşümüzde diretmek karşı tarafı hafife almak demektir ve ciddî rahatsızlık doğurur. Herkesin tercih edilecek güzel yanları vardır. Eğer bunlar başkaları tarafından zamanında görülüp takdir edilmez ve alkışlanmazsa rencide olurlar. Önleri kapanır ve bir türlü inkişaf edemezler. Onun için hem kabiliyetlerin inkişafı hem de mutlak mânâda insana saygı adına bu şekilde hareket etmek gerekir. Aramızdaki vifak ve ittifaka halel gelmemesi için kendi doğrularımızın onlar tarafından anlaşılabilmesi için uzun müddet beklememiz de gerekebilir.

Bu arada şu husus unutulmamalı; görüş alış verişine medar olan konular hakkında âyet veya hadis yoksa, herkes kendi düşünce metotlarına, hayat tecrübesine bağlı olarak bir şeyler üretiyorsa bizim düşüncemizin en doğru olduğuna kim karar veriyor? Bu açıdan başkalarının düşüncelerini kuşkuyla karşıladığımız kadar, kendi düşüncelerimize de kuşkuyla bakmasını bilmeli, “Ben yanılabilirim, sen haklı olabilirsin” diyebilmeliyiz.

Söz buraya gelmişken istişare âdâbı ile ilgili bir noktaya dikkatlerinizi çekeyim; istişare ferdî, ailevî, içtimaî her türlü meselelerimizin çözümünde vazgeçilmez bir yere sahiptir. Ama istişare etmek kavga etmek değil, terbiyesizce birbirimizi eleştirmek değildir. Hele istişare hiçbir zaman tartışma demek değildir. Tartışmanın kelime olarak yüklendiği mânâ kavgadır, çatışmadır, insanın kendisine ve başkasına saygısızlık etmesidir. Televizyonlarda gördüğümüz adı üzerinde tartışma programları maalesef bizim ahlâkımıza tesir etti. Üniversitelerde görevli hocaların, devleti yönetmeye talip siyasîlerin, bürokraside yıllarını vermiş eski tabirle kocamış, tecrübeli insanların sergiledikleri manzara maalesef fikir teatisi anlamına gelen istişareyi gerçekten tartışmaya çevirdi.

Hâlbuki onun bizim dünyamızda belli âdâb ve erkânı vardı. Düşüncelerini kavl-i leyyin ile ifade etme, bunları başkalarına dayatmama, “Doğru budur, gerisi toptan yanlıştır” felsefesi ile hareket etmeme, yanlışlıkları nazara verirken incitici olmama gibi... Bakın Kur’ân-ı Kerim ifade üslubuna ait “Başkalarının ilâhlarına bile uygunsuzca sözler söylemeyin” diyor. Unutmayın, başkalarının düşüncelerine saygılı olmazsanız, size de saygılı olmazlar. Siz saygısızlık yaparsanız saygısızlığa muhatap olursunuz.

Bir başka örnek: Sahabe-i kiram, Efendimize (sallallahü aleyhi vesellem) “Kimse anne ve babasına sövmesin, buyuruyorsunuz. İnsan nasıl kendi anne babasına söver ki?” diye taacüp içinde sorarlar. Efendimiz bunun üzerine şöyle buyuyur “Siz başkalarının anne babalarına söversiniz, onlar da kalkar sizin anne ve babanıza söver. Böylece kendi anne babanıza sövmüş olursunuz.” (Gurbet Ufukları, s. 51-52)

Fethullah Gülen: ABD Sohbetleri: İnsana Saygı
Son Güncelleme ( 04.03.2008 )
 
< Önceki
Küçük bir şey başarınca her şeyi başaracağını zannetmek şeytanî bir vehimdir.
Fethullah Gülen Web Siteleri